Menu Content/Inhalt
Güverte

üye girişi

olta..köprü..balık

  • Eskizler >> şiirler

     

    ' Bazen bir şiir sadece bir şiir değildir.
    Bir ölüden bir ölüye... '



    yirmibeşinci mumum da söndü gözyaşı işgali altında
    böyle olmaz dedi Tanrı, gülümse biraz
    pardon bayım; hayatınızda fazla tebessüm var mı? / bende bir neden kalmadı da

    üzerimdeki emanet şiirleri çıkardım
    üstelik dar geliyordu çoğu, sığamıyordum
    ruhuma batan düş kırıkları,
    bir dolu hüzün,
    sızım sızım sız(lan)an sızı(ntı)lar,
    kaos desen diz boyu
    buna şiir mi dayanır
    kanatsa yaralasa da yakışanı giymeli
    gerçek kadar acıtmayınca yalanlar kendinden kaçıyor insan
    pardon bayım; bu yalan sizin miydi? yanlışlıkla üzerine oturmuşum

    hayatla ayrı yerlerde durup ayrı noktalara bakıyoruz
    dilimizde aynı küfür; ya ben seni ya sen beni
    okunaksız bir el yazısıyla yazıyorum kaderi
    kalem tutmayı sizden öğrenmiştim
    siz şiirler yazardınız
    kan damlardı dizelerinizden ama mutluydunuz
    mutlu olmanın beş şartı neydi?
    pardon bayım; üzerinizde fazla mutluluk var mı? bende kalmadı da

    bundan yirmibeş Ekim önce ensemden tutup Tanrı
    hayata bıraktı bırakalı
    sudan çıkmış balık misali
    ölüme çarpa çarpa yaşadım
    Tanrı görmüyor
    Tanrı duymuyor
    Tanrı bilmiyor
    Tanrı üç maymunu oynuyor
    siz Tanrı'ya ne çok benziyorsunuz bayım

    kaç kez intihara teşebbüs etti içimdeki sefil çocuk
    yıkık dökük im(h)a hatalarıyla avuttum hep
    senin ....n bir melekti çocuk, biz bize yeteriz
    hayatın rahminden ölüme kayıp düşmek an meselesiydi
    ki büyümek ölmek demekti
    yirmibeş defa öldüm mesela
    öldüm dirildim
    yaşamla ölüm arasındaki yedi fark neydi?
    pardon bayım; kırk defa ölsem gerçek olur mu?

    topuklu ayakkabılarımın iç gıcıklayan sesi
    belirginleşen yüz çizgilerim
    ya da yokluk emzirdiğim göğüslerime aldırmayıp
    defalarca buruşturup attım kadınlığımı
    sadece sevişirken kadın oluyorum
    pardon bayım; siz sevişmeden de adam olabilmek ister miydiniz?

    oyuncaklarım hala ucube bir yalnızlıkta sallanmakta
    ve piç değil hiçbiri
    bir hiç gibi yaşamaktansa piç olmayı yeğlerdim
    kelimelerimde öldürüp sizi ....ya susamış bir katil olmazdım en azından
    ya da siz...
    daha ilk cümlede ölmeseydiniz
    mutlu sonla biten tüm şizofren masallara inanabilirdim
    ama siz bayım bir vardınız bir yoktunuz / hiç vardınız hep yoktunuz

    bir aralasalar ruhumu görecekler toplu mezarları
    çok miktarda acı gömdüm içime
    yıllanmış kalıntılar
    bir yığın ölü dokunuş
    aldanış, vazgeçiş
    bugün çok sevinçliyim kesin kötü bir şey olacak diyerek
    elimdeki avucumdaki sevinci bile gömdüm içime
    bir fahişenin maskesine aldanıp
    peşi sıra sürüklenmenizle içime akan çok kanamalı gözyaşları
    ve sizi bayım
    sizi gömdüm içime
    pardon bayım; siz hiç hiç olmaktan korkmadınız mı?

    bir fahişenin yüzüne fahişe denilmez aslında
    fahişe vardır zamandan çalan
    ve fahişe hayat çalan
    o gerçek bir fahişeydi
    çünkü ....mı çaldı
    karanlık dünyasına girdiğinizde nasıl bir hayat keşfettiniz
    hiç saydınız mı
    kaç çığlık darbesinde kaç dünya kararttınız
    neyse, neyse... bunların önemi yok
    pardon bayım; çaldığınız hayallerimi geri verir misiniz? bir tur atıp geri geleceğim

    her küfüre meyilli sızılarımı
    dilimi damağıma yapıştırıp eziyorum
    her gün hayattan kopan bir şiirle örerken acımı
    canımın kırılmışlıklarını çatlamış umutlarla yamalayabilirim
    defter aralarında kuruttuğum anıları kaldırıp atmasını da bilirim de
    ne zaman aynaya baksam yüzünüzü görürüm
    pardon bayım; sizin adınız neydi?
    ben size yanlışlıkla baba dedim

    tüm noktaların (....) bir tek anlamı var şimdi; baba !


    Dilek Akın

    Ekim,yirmi'ikibinsekiz '04.40 / yirmibeşyaşsenfonisi

     

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    Bizim oralarda kızlar ses etmezdi...

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    Mevsim değişti bir anda.. İkindiyaz oldu..

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    Şafak sökerken, usulca bir yağmur selamlıyor bizi. Karabasan uyanıyor. Gözlerini ovalarken daha, nasıl bir günah işlesem diye düşünüyor. Ayağa kalkıyorum, Karabasan’ın yanına doğru yaklaşıyorum. 'Bitti' diyorum.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    don kişot

    Devamını oku...

Yazım Kuralları


Nasıl yazacağım?
Yazmaya başlarken bunu sorarız kendi kendimize.
Çok basit kurallar, iyi yazmanızı sağlar. En azından
yazdıklarınızın iyi görünmesini, iyi okunmasını sağlar.
Bu iyi okunma ve görünme, kuşkusuz içerikle ilgili
değil. Burada kastedilen biçimsellik.
Yazarken biçimle ilgili uymamız gereken belli başlı bazı kurallar var.
Bunları şöyle sıralayabiliriz:

Yorumlar (7) | Favori olarak ekle (133) | Görüntüleme sayısı: 2386

Devamını oku...
 

seyir defteri

Üyeler: 376
Ezkizler: 1065
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 1051305

Liman

166785454.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com