Eskizler >> şiirler
İşsiz, isyankar ve genç adamlardan
Bir uzvu eksik kız çocuklarına gebe kadınlar
Sisli varoş akşamlarında
Cellat seçiyorlar döllerine
Mazgallara atılmış ölü kuzgunlara
Mevsim normali diyor meteoroloji uzmanı
Bu kış soğuk geçecek
Bense
Dizine yattığın tüm masallar için
Adını haykırdığım kenar mahallelerden
Filistinli çocuk gözleri topluyorum
Anneme aldanıyorum her sabah
Düşleri çeyiz bohçasında nemli
Satılığa çıkarıyorum alınyazımı
Tanımadığın kaldırımlarda
Kendimi öldürüyorum her akşam
Yakası açılmadık cinayet oluyorum hiç hesapta yokken
Pusuya yatıyor zaman
Ansızın beliriveriyorsun ıssızlığımda
Yeniyetme bir fahişe duymazdan geliyor çorak çığlığımı
Yüzünü seyrediyorum
Akrep yelkovana sabırsız
Dörtnala uzaklaşıyor göçmen kuşlar
Geçtiğim her sokak gözlerinin ihtilali
Yaşadığın adreslere küsüyorum
Zabıt tutuyor bitmeyen sağanaklar
Zemherim oluyorsun her yoklukta
Gidişinin orta yeri hançer yarası
Ellerini götürme
Ellerin İstanbul ikindisi
Devamını oku...
Eskizler >> şiirler
1. gece / zincir
adın.
geçiyorum cevabın aklından
çok şık giyinimli bir soru gibi.
cinayet farzsa eğer bir katilin hayatında
ve mutluluk günahsa,
esamesi okunmaz bazı aşkların.
2. gece / guguk kuşu
bir tül giyinip usulca dokunuyor seni kuşlar.
kuşlara çok dokunuyor gözlerin.
ben hep yarı aç kalktım
yeni bir şehir gibi adına kurulan sofralardan.
bilmiyorsun, söz konusu öpüşünse eğer
afrika dan bile az doydum.
çocukken gözlerimi kuş sanardım aslında ben.
istediklerinde kaçabildikleri için.
sen gittin sonra.
nefret ettik ailece kuşlardan.
en az iki tanesi ölsün diye gözlerimi oydum.
3. gece / telaffuz
bir madistro ile rakı tokuşturdum
üst dudağına bir gül dikmesi karşılığında.
yoktu param.
umudum yoktu.
o gün bu gündür,
küs geziyor hâlâ dudaklarım suratımda.
4. gece / F emale 1
ve bir ihanetin buluğ çağından geçtik çift sıra halinde.
el ele tutuştuk çiçeklerle.
renklerle birdir bir oynadık. hapşurduk.
seni çok özledik hep birlikte.
bu bir yarışsa eğer dedik.
biz hiç durmadan koşarız abi.
koştuk... koştuk...
ilk kadınların kalçaları buluştu
boktan heriflerin tuttuğu damalı bayraklarla. yuppi!
irili ufaklı göğüsleri sonra..
kadınların en çok gözlerini dövdüler be abi,
onlar yarışa erken veda etti.
5. gece / merhaba ben zanlın
plak çizik.
bitki örtüsünün boyu yetmiyor
uzamış tırnaklarını kapatmaya zamanın.
nankör Edi,
bir iki erotik laf atıyor geçerken susam sokağımdan ellerin.
biz bağırdıkça şekilleniyor ibadetin yeryüzü.
yalan, birdenbire giriyor gerçeğin içine.
bozuluyor blue bekareti kalbin.
(plak tersten okunduğunda daha da bir çizik)
6. gece / one more cup of coffee
bu filikada ne işimiz var?
damlarken hâlâ yaralarımızdan sancakları likralı gemiler.
gemi ki, annesi gökyüzü bembeyaz bir at
gemi, dudakları suratına bol gelen ıpsılak bir avrat.
plak çizik.
yeni bir tanrı emiyorum göğüslerinden.
dudaklarımla kurutuyorum göğsünü eriten kanseri.
ağırlaştıkça ölü şarkılar atıyorum denize.
katilinden balıklara sudan sebeple bir bob dylan konseri.
ama bizim bu filikada ne işimiz var?
ve neden bazı hırsızlar kalp diye girdikleri evlerden mandolin çalar.
7. gece / emir ipi
tutkunun cenini,
gözlerinden dünyaya bakıyor.
oysa bir gül doğuracaktın sen.
öyle demişti kapısında bekleyen ağaca doktor.
ağaç kırgın.
doktorun gövdesine küfürle kazıyor sinirin anlamını.
sinir, sivriliğidir öfkenin.
hayata aykırılıktır.
ve bazı kadın isimleri,
bir tek ölü ağaçların gövdesine kazınmalıdır.
Devamını oku...