Menu Content/Inhalt

üye girişi


SUSKUNLUĞUN PDF Yazdır E-posta
Yazar onur eryılmaz   
Tuesday, 03 February 2009

 

                                   SUSKUNLUĞUN

 

 

Ne anlattığımı dinlemiyor gibiydi.Arada bir göz altındaki morlukların iyice belirginleştiği yüzüyle bana bakıyor,sonra da garsonun bir yarım saat önce siparişimiz üzerine,sonsuz bir nezaketle masamıza bıraktığı,benim çoktan biten,onunsa içmediğinden,ya da unuttuğundan,yarısından fazlası  çayla dolu olduğu fincana gözlerini dikiyor,öylece kalıyordu.

 

‘Suskunluğun…!’ Dedim.Demem ile de sonrasında dudaklarımdan çıkacak kelimeler ağzımda kayboldu sanki,yutkundum ve öyle kalakaldım.Garson benim boşumu almıştı,onunkine de şöyle bir göz ucuyla bakmış,gerisin geriye dönüp gitmişti.

 

-‘Hayat yalandır dostum,yalanı bile yalanla savunduğumuz bir karmaşa.Utançların unutulduğu çelişki.Hayat atı olmaya bir at arabası.’

 

En son gene burada buluştuğumuzda söylemişti bunları.Elleri titriyor,vücudu kasılıyordu konuşurken. Gözleri büyük bir boşluğa bakar gibiydi.Saçlarını ilk kez dağınık görmüştüm.

 

-‘Korkuyorum dostum.Kendimden de olmak üzere herkesten korkuyorum.Üç,dört hatta beş tane yüzleri var insanların.Biri olmadı mı diğerine yatay geçiş yapıyorlar.Sıkılmadan,gözlerinin içine bakıp ta öyle susarak..’

 

Ne oldu sana demiştim? Tanıdığım sen bu değilsin.Derin bir iç geçirip,devam etmişti. Gözleri,gözlerimden içeriye süzülüyor,beynime,kalbime,tüm organlarıma delici bakışlarını işliyordu.Birilerinin konuşmasını duymasından ürkerek,bir eliyle ağzının bir kenarını kapatarak devam etmişti,fısıltıyla.

 

-‘Aslında… Sesi içinde boğulmuş olmalıydı.Elleriyle yüzünü kapattı.

 

-‘Aslında kimse,şu hayat göründüğü gibi değil.Herkes bir başkası olamaya çalışıyor.kendini bir köşede,bir çekmecenin en uç köşesinde saklanarak.Giyindiklerimizle güzel olmaya,yediklerimizle beğendirmeye çalışıyoruz. Yürüyüşümüzle güçlülüğümüzü,yanımızdakil-

Erle hayatı sevmeye çalışıyoruz.Ahh dostum! Kalabalık bir yalnızlığız biz.Bir başına.

 

Konuştukça,içinde kalanları masaya,bana,çevreye döken bir deve benziyordu. Ne söyleyeceğimi bilemeden,suskunca bir ders boyunca öğretmenini dinleyen küçük,mavi yakalı erkek çocuğuna dönüvermiştim. Dinlemeliydim,ders sonunda sınava çekilerek bir ruh-i haliyete sahip olmuştum bir anda. O ise avını bulmuş,acımasız bir avcı gibi kendi yörüngesinde durmadan dönüyor,çevresinden,kendinden ve benden ve oturduğumuz masadan kopup gidiyordu.

 

-‘Bu masal bitsin dostum.Masalı bana uyumadığım,hınzırlık yapıp yataktan kaçtığım için annem anlatırdı. Annem öleli çok oldu. Ben gerçeği istiyorum. Bilinmezi değil.Görüleni istiyorum,dışını

Değil..

 

Söylevini bitirdiğinde saat gecenin onuydu. Kirli bir yağmur yağıyordu dışarıda,şehrin üstüne.

Kaçışan insanlar su birikintilerine basarak,sabah çıkarken tertemiz giydikleri pantolonlarına,

Ayakkabılarına gökyüzünün öfkesini bulaştırıyorlardı.

 

-‘Böyle yağarsa demiştim,yarına kadar bu şehir,şehirlikten çıkar,yapay bir okyanusa döner,biz de büyük gemilerde karayı çıkmayı özleyen insanlar olarak yaşarız.-Birden kalkmıştı.Sandalyesine iliştirdiği yağmurluğu hâla titreyen bedenine sararken ben de hesabı ödemiştim. İyi akşamlar ile,hoşçakalın ile çıktığımızda yağmur daha da azıtmış,yazın kuru geçen günlerinin intikamını alır gibi boşalıyordu üstümüze. Yol kenarında tokalaşıp ayrılmıştık.

Buz gibi idi elleri.Kendini kaybetmiş…

 

Gece yatağıma girdiğimde konuştukları hâla kulaklarımdaydı.O an için ürperdiğimi,vücuduma derin bir kasılmanın bile geldiğini söyleyebilirdim.Benim bildiğim o bir günde kafamda değişivermiş,unutulup gitmişti.Eskisi ile yenisi arasında büyük farklarla ortaya çıkmış,buluşmadığımız günlerde beni nasıl şaşırtabileceğinin hesaplarını yapmış,yememiş,içmemiş,uyumamış olmalıydı.Ne olmuştu on günde? Ne olabilirdi? Hayal mi görmüştüm,ya da yaşamadığım,hiç istemediğim bir duyguyu,tatlı bir akşam yemeğinden sonra uzandığım yalnız yatağımda kendi kendime mi yaratmıştım! Hayır ben o kadar becerikli değildim. Zoru zoruna bitirmiştim üniversiteyi. Dersler ne kadar sıkıcı ise hocalar da o kadar isteksizdi. Handiyse diplomayı verip kovmuşlardı beni,dört senelik fakülteyi yedi senede bitirince.- Anlayamamıştım,doğrusu anlayabileceğimi de hiç ihtimal vermiyordum.Tanıştığımız günden beri gezip tozmaktan,gece ağaç altlarında birbirimize sarılıp,her cumartesi sabahı gittiğimiz börekçide,su böreğini boş midelerimize indirmekten başka bir şey yapmadığımız o… ve şimdi.Her şey tersine dönmüştü.Hızlı ve birden.

 

Bu görüşmeden beş gün sonra buluştuğumuzda,onunla ne konuşacağımı bilmeden,evden çıkmış,sokaklarda tüm bu yaşamın yabancısı gibi dolaşmıştım. Vardığımda,masada otururken görmüştüm. Ayaklarım engellenemez bir şekilde titriyor,adımlarım ileri gitmekte zorlanıyordu.

Karşısına oturduğumda eski zamanlardan kalma bir gülüşle hoş geldin demiş,biraz olsun içim rahatlasa da,gene o konuşma öncesi gibi,hazırlık yapar gibi,suskunluğa gömülmüştü. Çaylarımız gelmişti.Dışarıda o gecenin aksine insana çoşku veren,koşmasına,bağırmasına ön ayak olacak bir hava vardı. Oysa ben üşüyordum. Üç dört yudumda bitirmiştim çayımı ve konuşmaya yeltenmiştim.

 

-‘SUSKUNLUĞUN…’

 

 

 

 

                                                                                         ONUR ERYILMAZ

 

 

 

 

 

 


Favori olarak ekle (33) | Görüntüleme sayısı: 468

Yorumlar (9)
RSS yorumları
1. 11-02-2009 10:34
Kişinin kendine ve içinde yaşadığı topluma yabancılaşıp, soyutlanması ve hayata dair güzel bir yazı olmuş, devamı da var mıdır acaba?
Yazan halis (Kayıtlı)
2. 11-02-2009 13:03
yazmaya çalışacağım.sevgiyle...
Yazan oeryılmaz (Kayıtlı)
3. 17-02-2009 19:12
-SUSKUNLUĞUN& 
 
.... 
 
tebrik ederim kaleminizi...
Yazan minna (Kayıtlı)
4. 17-02-2009 20:22
yabancılaşmayı anlatmak istedim.bireyin kendisinden başlayarak tüm hayata...sevgiyle minna.
Yazan oeryılmaz (Kayıtlı)
5. 17-02-2009 20:53
Noktalama işaret ve işaretçilerine biraz daha dikkat etmeniz yazınızın daha kolay ve daha çok okunmasını sağlayacaktır. 
 
özellikle nokta ve virgüllerden sonra bir boşluk bırakmaya özen göstermelisiniz. Aksi halde yazı birbirine yaslanmış harflerden okunması zorlaşıyor.. 
 
sevgiyle
Yazan turker (Kayıtlı)
6. 17-02-2009 20:55
teşekkürler turker.
Yazan oeryılmaz (Kayıtlı)
7. 27-03-2009 14:45
Bu üslûp, aslında içi boş bir yazıyı bile sonuna kadar okutturabilir.  
 
Tebrik ederim.
Yazan Mystique (Kayıtlı)
8. 27-03-2009 16:48
teşekkürler mystigue...
Yazan oeryılmaz (Kayıtlı)
9. 27-03-2009 16:53
Ben teşekkür ederim. 
 
Tertemiz bir şeyle karşılaştırdınız beni.
Yazan Mystique (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 345
Ezkizler: 1009
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 909185

Liman

5339944.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com