| dört köşeli tahta |
|
|
|
| Yazar ibrahim kabahaliloğlu | ||||
| Saturday, 29 November 2008 | ||||
|
bir canlı soğukluğuyla arşınladı mesafeleri, en gerçekçi haliyle alabilmek için sandıktaki yerini...
Solmuş çiçeklerin kızıllığına bürünüp yağan yağmurlarla salmadı kokusunu doğaya, gün doğmadı hiçbir gecenin üzerine melek kanatlarıyla, dalgalarla savurduğu saflığından sıyrılıp, tinsel bir varoluşa atarken adımlarını. ve bu cansız beden bir canlı soğukluğuyla arşınladı mesafeleri, en gerçekçi haliyle alabilmek için sandıktaki yerini, ne var ki, açılmadı o tahtadan kapı hala, böyle bir bedenin geçmesi için nasıl barındırsın ki içinde, kızıllığı çöllerden gelen bu esintiyi, o da bilmiyordu bunu onca tecrübesine rağmen. oysa ne bedenleri çürüttü içinde, gözyaşları ve yakarışlar eşliğinde. Bense sandım ki Kör bir adam ağladığında Yok olacak yakarışlar Saklanmayacaklar Sonsuza dek kaybolacaklar. Gören gözler Göremezlerken Kör bir gözden düşen yaşları Neden kaybolsun yakarışlar. kör bir adam ağlıyor hala o teller konuştuğunda. Bedeni olsa da tahtalarla çevrili saklısında Tinsel bir yakarış yükseliyor semaya Toprağına düşen damlalarıyla. Favori olarak ekle (41) | Görüntüleme sayısı: 674
1. 10-01-2009 12:16 ...ve bu cansız beden bir canlı soğukluğuyla arşınladı mesafeleri, en gerçekçi haliyle alabilmek için sandıktaki yerini... ... sarsıldım.. Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|






