Menu Content/Inhalt
Güverte

üye girişi

olta..köprü..balık

  • Eskizler >> şiirler

     

     

    Keyifle
    içilen
    sigara...
    Dumanında
    ben
    sen
    giderken
    içimden...
    Hüzün
    kaplardı
    tütünü
    ateş
    sana
    yanarken.....

     

    gökay Birkan SUCAKLI

     

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler


    toprağa hayat veren kanlar yaşatıyorsa canları,
    birkaç damla kan düzeltecekse bu olanları,
    bırakın benimki olsun olukları dolduran.
    bağlanan tüm karalara bu yazdıklarım...

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    acısı bitmemiş dertlerimden bir demet sana:

    her sabah deminde,
    yüreğimdekiyle yüzleşmek aynada-
    bana ait ol(a)mayan kimliğin serzenişleri
    ya da
    öylesine benden ki,
    içinde eritmiş beni!

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

     


    Dünya Kadınlar Günü-ymüş!..Kutlu olacakmış.! Mış mış da falan feşmekan...
    Pardon, hangi kadının günü?! (Gösterilecek bu günde?)
    " Yemeyin şimdi bizi." desem kabalaşmış mı olurum acaba? Kim icat etmiş ki? Ağzımıza bir parmak bal çalıp diğer günler...

    Yoksa cebinizdeki sevgiye el atmak isteyen kapitalistlerin işi mi ne?

    Devamını oku...

ÜÇ KADIN BEN ÖLÜM PDF Yazdır E-posta
Yazar erCAN özKAN   
Friday, 10 October 2008

ÜÇ KADIN BEN ÖLÜM

zincirinden boşalmış sanrılarla kıvranırken şizoid

küflü terler içinde baygın kent

at ölülerinin ciğerinden sökülmüş ateşi taşır

karanlığın yapış yapış çok orospu elleri

sıvazlarken cüzamlı kılıç gibi yalnızlık tenimizi

yanlış oyunlarda oyalanan kalakalmışlığımız acır

gök bulanır yaralı karıncalar kadar ağır

kusar kanlı döllerini avuç avuç çoğaltır

ben mahcup piç kalakalırım ürkütülmüş saçlarımla

elimde küflü makas

çok mahzun duruşların azarlanmış gölgesi

azaldıkça azalır nefes

suskun ölüm çığırtkanı boğazı kesilmiş haylaz

ben günahından kara çocuk

ılık bir karabasan yorgunluğu olarak

bir avucunda kırık kalpli mor menisi

bir avucunda bakire annesinin ölüsü

kalakalırım beyaz

kefenimle doğmuş olmamın cezası bu

Sen! intizarlı ninnilerle tabutumu sallayan ağlayan kadın.sus!

Sen! boğup böğrüme gömdüğüm kör umut yalancı asam

ve irin sızan her yarama kül bastıran Sen! kadın

bütün köprülerim çürümüştür kentlere ve size attığım

sözüm yok! bu yangın yerine yağmur yerine

sicim gibi sağanak acılar yağdıran zaman

bir ayetle kapanıyorum sözüm yok sana

siz bilmiyorsunuz gece kadar habersizsiniz

o en tenha yerlerimde karınca ölülerim

gizli yetim ağlayışları makamında şarkılarım tam şuramda

tam şuramda gizlidir büyük ihanetleriniz

ve gırtlağıma sokuludur çorak toprak

ve her daim bakire kokan toprak soğuktur

yokuşlar yok oluşlar korkak ellerim

o kararsız eşiklerin ilençli sıkkınlığı

bir yürek dolusu hüznümle gidiyorum

ey !yırtıcı kuşların terbiyeli tanrıları

eyy ! gündüz kadar cahil korkularımız

ölü doğdum gece kadar derin

gözlerinden görüyorum annemin

ölü doğdum jelatin bir rahimden

bile güle gidiyorum


Favori olarak ekle (44) | Görüntüleme sayısı: 581

Yorumlar (3)
RSS yorumları
1. 13-10-2008 16:00
gerçekten çok etkileyici olmuş,yüreğine sağlık Çağan.
Yazan kiitosindarkness (Kayıtlı)
2. 13-10-2008 16:00
Ey sevgili şair;  
Bu kara dizelerle attığın çığlıklar göğsümüzün ortasında kala kalmakta. Yazdığın her dizede kendinle birlikte bizleri de kendi koyu karanlığına çekmektesin.
Yazan halis (Kayıtlı)
3. 13-10-2008 16:30
içim karardı..
Yazan minna (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 346
Ezkizler: 1009
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 911910

Liman

80996829.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com