Menu Content/Inhalt
güverte

üye girişi

olta..köprü..balık

  • Eskizler >> şiirler

     

    Dün gece rüyamda
    beyaz başımın çelişkili kıvrımlarında
    geç kalmış kararların
    pürüzlü tadına baktım ki paslı dilimden
    sakin süzüldü kırmızı kadife bir salıncak
    ve arta kalan boş kancasına
    harf harf taktim da adını anca anladım:
    beni kimi zaman kalmak zayıflatır
    kimi zaman sürekli sancı.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    Siyahi saçlarınızı ardınıza aldığınız gün
    Buluşmamıştı henüz düşlerim, düşlerinizle.
    Telaşlı bir bekleme merasimi vardı iç sesimde
    Kadehlere bulaşan dudak izleri, henüz uçmamıştı gecede.

    Çocuktuk işte
    Ne bilirdik aşkı.
    Öyle söylüyordu babam
    Annem de şahidi.


    Gün geceye teslimiyetini sunarken
    Ben,
    Odamda kalemler karalardım saman kağıtlara
    Karşı pencereden süzerdim silüetinizi
    Cama bir ışık vurdu mu, değmeyin keyfime.


    Çocuktuk işte,
    Ne bilirdik aşkı.
    Öyle söyleniyordu
    Öylesine yaşanıyordu o zamanlarda.


    Kapı dışarı edilmiş bir yürek sokakta oynaşırken kedilerle
    Ayağı takıldı bir gün, düştü aşkının önüne
    Dizinde küçük bir yara
    Dudaklarında kelimelerin telaşı.


    Dizine mi ağlasın
    Yoksa öpüp koklayan aşkına mı.

    Gün o günde kaldı
    Yapraklar defterler arasına saklandı
    Beyaz bir mendilde sarıldı
    Dizimin acısı.
    Peki yürek yarası?..

    Çocuktuk işte
    Ne bilirdik aşkı.


    Gökay Birkan SUCAKLI
    31/01/2008




    Çocukluğumuzun geçtiği zamanları özledim.
    O zamanda kalan AŞK ları özledim. Gerçekleri özledim acıtsa da.
    Şimdiki zamanlarda çocukluğumdan kalanları hiç sevemedim.

    Zaman o zamandı, Ne bilirdik AŞK ı.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    Bağır bağır uyanamadık karabasanlardan

    Dilsiz ve çırılçıplak bedenlerimiz

    İçimizden oluk oluk yağan yılanlarla sevişirken

    Kimseleri çağıramadık yenilgilerimize…

    Artık parlayamayan göz bebeklerimizin sönmüş feriyle

    Yıldızlara ulaşmak istedik

    Yıldızlar ki elimizle uzanıverecek gibi gözüken

    Yıldızlar ki bizden çok uzaklarda

    Onlar ki kaçamak çıplak bedenlerimizi ısıtamayan

    Oysa gelincik tarlalarında oynayan çocuklardık bir zamanlar

    Uzun saçlarımıza papatyalardan taçlar yapan

    Artık çocuklarımız bile göremiyor kırmızı ile yeşilin o muhteşem uyumunu

    O uyumun sarhoş edici barış vadeden gülümseyişini

    Bağır bağır uyanamadık karabasanlardan

    Dilsiz ve çırılçıplak bedenlerimiz

    İçimizden oluk oluk yağan yılanlarla sevişirken

    Kimseleri çağıramadık yenilgilerimize…

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    Zamanın en mahrem ânına düşülecek bir dip not gibi düşüyorum şimdi ayın o kurak kasıklarına. Orada unuttuğum bir çocukluk, bitmeyen bir savaş var; sevişmelerimize dair bir kaç anı..


    Ve fahişelerin bacak aralarına sürüyorum en verimli toprakları. Şimdi çılgınca öpebilirsin beni. Yalnızlığa ilk ayak basan astronot kadar, takdire şayanım artık.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    bana bugün bağışlanamayacak günahlar bırak
    sevabın her gel-gitinde biraz daha büyüyor vücudumda ki o çocuk
    o harikulade yarıklar

    Devamını oku...

Uzun Metrajlı Bir Fim Denemesi... PDF Yazdır E-posta
Yazar Gökay Birkan SUCAKLI   
Wednesday, 24 September 2008


*Herhangi Bir Kadın Anısına...

Sarılırken hayat makaralara perde perde

Ben biriktirdiğim tüm kadınları yakıyordum ucundan

Çocukça eylemler yapıyordu düşlerim gözlerime kapalı odalarda

Umutsuz yelkenlileri karaya çıkartıp yürütüyordu ellerim

Tek başına zor oluyordu bu asi yalnızlık,

-başına buyruk bir cellattım ben bilinmeyenlerin ormanında


- es -


Ki

Tanrı gibi yalnızdım bu koca dünyada...

Kendinin, kendine terk edilmesi ne demektir bilir misin?


İlk uzun metrajlı film denemem olacaktı bu serüven

Efsanelere sığmayacaktı biliyorum.

Ellerine bulaşmış kirli toprak kokusu içine sinmeyecekti

Daha da çamura yatacaktın sen...


Taş atıp camı kırmış çocukluğum gelecek gözbebeklerimin perdesine

Utanacağım…

Sen çocuk, evet sen!..

Kırmızının en koyusu düşecek yanaklarına belki de…

Anadan üryan düşlerine bağlayacaksın, dilek diye çaputlarını

Tuttuğun dallar bir bir kırılacak biliyorum…


Ardına sakın bakma, Mor saçlılar/sancılar peşinde…


Onsekiz’inde teslim oluyordun kör bıçak bir intihara

Yaptığına alçaklık derler ya,
Bakacağız çaresine çocuk, pencere kenarı karanlığıyla...

Bulutların tozu kaçtı gözüme, dudaklarımda senden kalan tuzlar…

Ve

Ne zaman arkamı dönsem, yüzün yüzüme bakar…


İtiraf et!

Göğsüme dayadığın altıpatların şansı sahiden altıda bir mi?

Yoksa altmış milyonda bir mi yakalanır insan bu hastalığa...

Uykusuz yarınları yanına alıp saklandığında

Peşine düşen azrailin çürük dişi kana bulandığında


“Kaçabilirsin ama saklanamasın repliği kulaklarımda…”



Ölüm kusarken ağrılarını şakaklarıma, doğmamış güneşlerin diyetini hangi karanlık öderdi…





Gökay Birkan SUCAKLI - *Tüm Yalan ve Yalancıların Ölmüş Anısına...


Favori olarak ekle (15) | Görüntüleme sayısı: 211

Yorumlar (5)
RSS yorumları
1. 04-10-2008 17:09
Ben biriktirdiğim tüm kadınları yakıyordum ucundan 
 
Çocukça eylemler yapıyordu düşlerim gözlerime kapalı odalarda
Yazan minna (Kayıtlı)
2. 10-10-2008 11:26
Güzel ve sanki herşey tam kıvamında kalemine sağlık.
Yazan lamira (Kayıtlı)
3. 11-11-2008 21:14
minna, varlığına minnettarım... 
Geçiyordum bir bakayım dedim...
Yazan Pardus (Kayıtlı)
4. 11-11-2008 21:15
lamira... 
Teşekkürler yorumuna... 
 
Herşey yerli yerinde mi acaba :)
Yazan Pardus (Kayıtlı)
5. 12-11-2008 00:28
''geçiyordun'' 
 
eyvallah usta ne denir?
Yazan turker (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 238
Ezkizler: 740
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 468978

Liman

chaplin9yg.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com