Menu Content/Inhalt
Güverte

üye girişi

olta..köprü..balık

  • Eskizler >> düz yazılar

    Gün ışığında refleks olarak göz kapaklarının kapanması gibi basit bir mantıksal düzen üzerine kurulu bu hayatı anlamak için fazlasıyla yeterli olan beyinlerimizi kullanmak neden çok zor?

                    Ve buradan şu sonucu çıkarıyorum; insanoğlu basitliği anlayamayacak bir zihne sahip. Öyleyse ne yapmalı? Hayatı büyük bir karmaşaya çevirerek mi yaşamak gerekiyor? Bu basitlikten bozman karmaşa mı kişinin hayata anlam yüklemesini sağlıyor? Basitliğin bir anlamı olamaz mı?

                    İlk insan nasıl yaşardı? Yaşamak için temel fiziksel ihtiyaçlarını içgüdüsel olarak yerine getirirdi. Bu basitliği olduğu gibi yaşamamışlar mıydı? Yaşam sürekli değişime uğradı ve bu basitliği karıştırmaya başladık. Hayatımızı kolaylaştırdığını düşündüğümüz gelişmelerle hayatı içinden çıkılmaz bir labirente çevirdik. Şu an ne mi yapıyoruz? Kendi ellerimizle yaptığımız labirentin içinde kaybolmuş bir halde; neden kaybolduğumuzu, ne yapmamız gerektiğini düşünmeden dönüp duruyoruz. Evet, yaptığımız şey tam olarak budur. Düz bir çizgiydi hayat, geçen her an çizgiyi düğümledik, çizgi öyle bir hâl aldı ki kimse onu tekrar eski haline getiremedi ve şimdi bu karmaşayı nasıl oluşturduğumuzu unutmuş bir halde kayboluyoruz bu karmaşamızın içinde.

                    İşte insanoğlunun yüzyıllarca yoğun uğraşlar vererek başardığı tek şey budur. Ve bu başarı tesadüfler içerse de insanoğlunun azmi, meydana getirdiği bu karmaşayı yok edebilecek derecede kuvvetlidir. Öyleyse şimdi biraz daha o basitliği anlayamayan zihinlerimizi çalıştırıp kendi ellerimizle meydana getirdiğimiz bu düzeni yok etmeliyiz.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

     


    Dünya Kadınlar Günü-ymüş!..Kutlu olacakmış.! Mış mış da falan feşmekan...
    Pardon, hangi kadının günü?! (Gösterilecek bu günde?)
    " Yemeyin şimdi bizi." desem kabalaşmış mı olurum acaba? Kim icat etmiş ki? Ağzımıza bir parmak bal çalıp diğer günler...

    Yoksa cebinizdeki sevgiye el atmak isteyen kapitalistlerin işi mi ne?

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    Mor Palyaço & Mavi Deniz...



    Şimdi sen soğuk bir şehrin ardına saklanıyorsun gecelerinle
    Günışığı vurmasın istiyorsun vücudunun kıvrımlı coğrafyasına.
    Martıların kanat çırpmasını nefes sayıyorsun ağır makyajlı hayatına.

    Kelime zincirleriyle boğuluyordu düşlerin. Kırık bir salıncakta asılı kalıyordu yüreğin.

    Bilirim...
    Kaldırım taşlarının yalnızlığı vardı boş sokaklarında. Cümle izdüşümleriyle dans ederdin...
    Sen!..
    Kırık çitli bahçenin gülü.

    Yılların geçirgenliği üzerinde çok toz bırakmıştı... Çokca bavul eskitmiştin, yılların eskitemediği yollarda.
    Ardında bıraktığın ahh ların sayısı, saçlarından dökülen tellerden daha fazlaydı.
    Bir ömrü yemiştin, dudaklarından süzülen ruhunla.
    Bin kere ihanet etmiştin, bozuk şiveli bedenine.

    Lal olmuştu seni gören diller.
    Yakıcı yağ kavrukluğunda bakarken gözler.
    Söze geliyordu bütün acılı haykırışlar.

    En taze gülüşlerin mezarlık merasimi yapılıyordu gerdanının üstünde.
    Dudaklarının kıvrımını dolduruyordu geceden kalanlar.
    Şeytanla iş birliği yapmışcasına koşuyordun dünlerine, yarınlarının olmayacağını bile bile ..

    İnsanları siliyordun hayatından birer birer
    Atıyordun, en kara mürekkebinle imzanı üzerlerine
    Bense bir köşede olanları izliyordum çocuksu yüreğimle

    Sıra bana gelince, benide öldürüyordun palyaço gülüşlerin(d)e...

    Bir farkla...
    Senin rengin Mor'du... Ve sen... Beni kendine boyuyordun...

    Mor palyaço...
    Mavi deniz...


    Gökay Birkan SUCAKLI - Mor Palyaço&Mavi Deniz
    12/02/2008

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler


    üç kulfuden sonra
    sırasını bekliyordu elham
    toprak kazındıkça ağlıyordu kürek
    yaktılar ucunu ve koktu üzerlik
    bir yüreğin ucunda tütsülendi bozkır

    Devamını oku...

açlıktı ölüm PDF Yazdır E-posta
Yazar ibrahim kabahaliloğlu   
Tuesday, 16 September 2008

gözlerimde yalancı baharların esintileri
ellerimdeyse yanıklarla sadece
bir gün döneceğim yine
belki bir gece
yakamozla vurur tenim sahile
yada bir daldan süzülür
ölüm gibi sessizce ruhum,
bir açlık bilirdim ki
açlıktı ölüm
hemde ne açlık
güneşe aya değil
bir çift seseydi sadece
kuruyup giden gecelerde
geçmiş ve geleceği bütünleştiren
ayrılmış yolları kesiştiren
mezarlarda bedenleri eşeleyen.
geldiğinde toprak dolduran bardağın dibine
bir tokluk ki
getirecek ölümü sessizce
belki bir gece
yine vuracak tenim sahile
ölüm gibi sessizce...


Favori olarak ekle (38) | Görüntüleme sayısı: 612

Yorumlar (4)
RSS yorumları
1. 04-10-2008 18:02
bir çift seseydi sadece 
... 
bu açlık öldürür insanı..
Yazan minna (Kayıtlı)
2. 13-10-2008 16:15
sessizce,içten içe,öyle bir öldürür ki,ölüm bile şaşar kendine,nasıl becerdim ben bunu diye.
Yazan kiitosindarkness (Kayıtlı)
3. 13-10-2008 16:17
kötü olan yanı da bu ya: sessizliği ve içten içeliği...
Yazan minna (Kayıtlı)
4. 17-09-2009 15:11
Bir  
çıt 
sesi... 
 
Ölüm, sus'ta... 
 
Klitoo, 
 
Sevgiyle...
Yazan gamze_atal (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 345
Ezkizler: 1009
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 908836

Liman

2.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com