Menu Content/Inhalt
Güverte

üye girişi

olta..köprü..balık

  • Eskizler >> düz yazılar

     

    Aylar geçti! Monaliza gibiydik ikimiz. Tek tablo ama farklı iki yarım yüz. Zaman ikiye böldü resmimizi; ağlayan göz bendeyken gülen yüz sende kaldı.

     

     

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler


    Dün gece rüyamda, Aya Yorgi'ye giden
    melodili yokuşun resmini çizdim.
    Dalga dalga mendiller,
    renk renk merdivenler arasında
    absürd bir kara komedi,
    ismi yok(ol)uş melankolisi.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    Geçen bir gündü, demek istedim ki ona her ayrıntıyı yazmaya başla. Nostaljisi olan her şeye musallat olur kemirgenler. Naftalin bilinmeyen bir zamanda uydurulmuş büyü. Yazmalısın denildiğinde ona..., ben de belki oradaydım. Kimin dediğini göremedim sanki. Herhalde bu ben değildim. Bir ihtimal değildim. Olabilirdi. Ve biraz daha olasılık hesabı, saçma aritmetik ve bir tutam tutarsızlık. Gözlerin kanlanmış dediğinde çocuk bana, gözlerine baktım çocuğun, -Çocuk sen ne zaman büyüdün;? ! Bir çocuk, bir ben, birkaç masala yetecek kadar elma, bir kara delikten geçtik. Materyalimiz uzadı önce; zamanımız yok oldu ve kaza süsü verebilmek için, üstümde hiçbir suç aleti bulundurmamak üzere bildiğim bütün imlaları döküldüm.. Evet çocuk, gözlerim kanlanmış, dün de bugün de öncesi de aynı ve gökyüzünü çift gördüğüm de oldu biraz. Her şey iç içe geçmemiş mi, hadi itiraf et! Hadi! Çocuk korkup sustu, ya da bir sanrıya göre çocuk korku ile dramatize edildi. Sahnesi bitti, huzurdan çekildi. "Çocuk, şaşılacak şey" dedim. Bir deli sokakta bağırıyordu. Bir şiir okudum ruhuna, sustum. Sustuğum kimse tarafından duyulmadı, laf aramızda çok sessiz susarım. Şimdi neden mi bahsedeyim? Nedenden mi? Ah sahi ya dünya dönüyor. Hepbirlikte aynı yöne yürüyoruz biz de. Yürümezsek düşermişiz diye efsaneler anlatılıyor, laf işte. Diğer tarafa yürüyenler var bir de, aklım çıkıyor. Bilinmez. Ne geçiyor içinden diyorum ona. Aklında bir ağrı var biliyorum. Benim de gözlerim yanıyor. Gözlerini eline al diyor bana. Alamam diyorum; gözlerimi elime alamam! ..gözlerimi elime ne zaman alsam ağlarım. -Ağla o zaman. -Uyuyacağım.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

     

     

    Başa belâ, yüreğe cefa hüzünlerim ve bilhassa yere batası özlemlerim,

    Hadi gelin..! Cem-i cümlesi...

    Kabulümsünüz...

    Kelâmlar boşlukta oradan oraya savrulurken, bir ömür çark edecek özlemleri tüketip, hazin bir iklimin ayazında, sahneyi terk etmeye hazırlanan iki ardışık yürektik.

    Yaşamın gölgesinde, istiflediğiniz düşlerimizi henüz birbirimize sunamadan, zebanilerin aç bakışlarında görücüye çıkarmıştık.

    Ne çok aldanmıştık, aldatırken kendimizi…

    Ne denli haz almıştık günahlardan…

    Üzerimize bulaşan silik renklerle döşerken hayallerimizi, taş oluvermiştik.

    Farkında olmadan…

    Mazereti hayırsız; viran olmuş ebruli bir gecede savrulurken ruhum, mat bir çığlık kavuruyordu, yedi kat göğün kızıl tenini.

    Karşımda duran adamın; yüreğindeki yankılarının sebebi öfkesi belliydi.

    Galeyana gelen hayallerini boca ederken içinde, kırıklıklarını üzerime mıhlamaya kararlıydı.

    Dudaklarından hoyratça taşan sözcüklerin şiddeti, üzerime sinmiş günahın yüzüne tokatlar savururken, hiçbir utanç lekesi ruhumu hırpalamıyordu.

    ‘ Sus! Sakın bahanelerle gelme karşıma. Nasıl yaparsın bunu bana?

    Hiç mi canın acımadı? ’

    Yağmurun, yüreğime iğnelediği narin dokunuşun, kâh utanmaz ahvalimle çarpması, kâh çakıl taşlarının çıplak ayaklarıma batması, içimdeki amansız boşluğun salıncağını terk etmeme izin vermiyordu.

    Bir zamanlar uğruna dağları devirdiğim ve şer zamanları dahi silkelediğim adam karşısında ne acı ki, utanç duymuyordum.

    Evet…

    Aldatmıştım.

    İçler acısı kapana kısılmış çaresizliğimi, fettan bir gecenin koynunda sancılı ve menfur bir halde bırakmıştım.

    İlke edindiğim yalnızlığımın tek müritleri olan düşlerim, bu yakamozun gölgesinde görücüye çıkarken, gece haykırışlarımın miladını dolduruyordu.

    Rüzgârın sanki sesi kırılmıştı.

    Eskimiş ve kıyıya vurmuş bir balıkçı teknesi, başına üşüşen bu iki yüreğin birbirlerinin duygularını böylesine nankörce ifşa etmesinden dolayı, diş bilemeye başlamıştı.

    Kumsala vuran dalgalarında, yaşanan bu hezeyana ve gel-git vakitlere şahit tutulduğu için tadı kaçmıştı.

    Yerle bir ederken siper aldığımız ütopyalarımızı, birbirimize savurduğumuz kelimeleri çığırından çıkarmıştık.

    Hengâmesi gırla, almış başını yürürken netameli yüreğim, sıdkı sıyrılırken yaslardan mühimmatını topluyordu, yakında devriye gezecek yalnızlığına…

    Evcil sessizliğime, hileli eskizlerle son vermeye çalışan adamın, yüzünde belirginleşen gamlarının tahribatı, yüreğine nüfus edip, dilinde sancılı bir acıya dönüşünce, absürt beddualarına maruz kalmıştım.

    Artık üzerimde balcığa bulanmış küflü sözcüklerle, çaka satan adamın tavrına son verme vaktim gelmişti.

    ‘’ Aldattım… Bunu duymak istiyorsan, evet seni aldattım!’’

    Şimdi seninle, sanrın sınırlarını zorlayan bir yolculuğa çıkalım mı ne dersin?

    Kurban edilecek, bir yürek arıyorken sen, aldatıldığını san hâlâ...

    Yüreğimde demlenirken fokurdayan özlemlerim, parmaklarımın ucunda haykırışlarım çatırdıyordu.

    Hüzünlerim haremlik olmuştu, yakarışlarım selamlık.

    Ve sen her vakit âmâ idin…

    Şimdi saatlerimizi, hani sabrın sınırını zorladığı ve akrep ile yelkovanın zembereğini çetin bir kavgada katlettiği vakte kuralım mı ne dersin?

    İncir çekirdeğini doldurmayacak bir kavganın gölgesinde bir başına bırakırken beni; sükûnetin yerle bir olduğu kaldırımlarda, ahrazdım.

    Gözü dönmüş destursuz naraları cüz cüz okurken, ayıbı da unutmuştun delikanlı kitabının tozlu sayfalarında.

    Tutkularını azmettirecek bir şer ararken, bilmiyordun…

    Bir adım gerindeydim oysa…

    Sensizliğin sarkaç olmuş lanetini, üzerime kilitlemiştin. Bir yanım kafa tutarken, bir yanım müsvedde kederlerle dalaşıyordu.

    Yol aldıkça sen, ben iz oluyordum.

    Gecenin zifir suretinde yıldızlarla işbirliği yapıyordum. Soysuz kelimelerin, tek celsede devirirken beni, sol yanımda ağrılı bir havale nöbeti, devir teslim yapmıyordu bir başka acıya…

    Hayra yormadığım edepsizliğine, çelme taktığım o an’a kürek çekelim mi ne dersin?

    O gece, bir başına bar bar dolaşırken dipsiz kuytularda, erkekliğinin en üst mertebesinde, bir başka bedene kendini koy vermiştin.

    Kelimeler, kelamların arasında sermest olmuş, bir başına oradan oraya mekik dokuyordu.

    Bir vardın ya, hani sanki bir yoktun o kuytuda.

    Vurguna uğradığım o gece, bir başka kucak diye sarmalamıştı beni kolların.

    Benden bihabersizdin.

    Ne acı ki, fark etmemiştin ezber bildiğin tenimin sesini…

    Ve ben, o gecenin sabahında, seni ebediyen o otel odasında serkeşliğinle bir başına bıraktım.

    Evvelinde hibe edilen kırıklıklarımın, çetelesi tek tek tutulurken yüreğimde, aklanamayacak, yadsınamaz bir gerçekti aldatıldığım.

    Aldanmıştım…

    Aldanışlar asılı kalırken, yeni yetme kimsesizliğimin rıhtımında,

    İçler acısı bir sorgu müebbet şimdi bana.

    GAMZE ATAL…

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    Bir bulut geçerdi
    gözlerinden,
    oradan benimkilere akardı.
    bir sağanak olup
    yağardı içime;
    gizli, hain.

    görmezdi gözlerin o zaman
    her an gördüğünü
    içimi

    çocuksu sorardın sonra;
    -Bu ne? diye:
    cevabı yok çocuk,
    o sensin
    o sesin,
    bir damla olup içime süzülen.. 06

    Devamını oku...

Ben Aşkı Unutalı Yüzyıl Oldu PDF Yazdır E-posta
Yazar atamankale .   
Monday, 11 August 2008

 

Ben Aşkı Unutalı Yüz Yıl Oldu

_Ve
prens intihar etmiş dediler
Bir rakkasenin kıvrak tülünde_

 

Ölümü gör ki beklemiyordum prensi ben.
Oturmuş öylece,
Ayın şavkına vuruyorken aşk
Şavkın ses etmemelerini dinliyordum kült ile.

 

Yalnız,
_ fütursuzca_ dokunduğum bir göz
Yalnızca o göz
Arada bir delleniyordu
"Beni niye sevmiyorsun?" diye.

 

Sevmek istedim ben.
Leyla'ya kara çalarken bile.

 

Lâkin,
Yüreğimi sessizce kürtaj ettirdim o aralar,
Eli titrek bir bıçağın şarabi dokunuşları ile.
Bir kadının sarı uçuk benzine yalnızlığı yakıştırdı yaşlı hekim.
Ücret ödemedim.

 

Ben aşkı unutalı yüz yıl oldu.
Olmuş mu o kadar?

 

atamankale


Favori olarak ekle (54) | Görüntüleme sayısı: 1050

Yorumlar (15)
RSS yorumları
1. 12-08-2008 22:30
şaşırtıcı ve fiyakalı satırlar.
Yazan nato mermer (Kayıtlı)
2. 12-08-2008 23:45
Yani...
Yazan Pardus (Kayıtlı)
3. 13-08-2008 02:05
.. 
Lâkin,  
Yüreğimi sessizce kürtaj ettirdim o aralar, 
Eli titrek bir bıçağın şarabi dokunuşları ile. 
Bir kadının sarı uçuk benzine yalnızlığı yakıştırdı yaşlı hekim. 
Ücret ödemedim. 
.. 
 
Kesinlikle çok iyi bir şiirdi.. 
Yüreğine sağlık sevgili Minna..
Yazan bdb (Kayıtlı)
4. 13-08-2008 11:58
çok çok güzel bir şiir gerçekten. elinize sağlık.
Yazan birneviculya (Kayıtlı)
5. 16-08-2008 14:06
sevgili natomermer,pardus,bdb, 
birneviculya.... 
teşekkür ederim..
Yazan minna (Kayıtlı)
6. 06-02-2009 14:59
Hoş, çok hoş bir tarzın var. Okurken su gibi akıyor kelimeler. Duru ama derin bir duru...
Yazan Burcu Ege (Kayıtlı)
7. 14-02-2009 18:55
sevgili burcu ege, 
sizin de yorumunuz çok hoş .. :)) teşekkür ederim ..
Yazan minna (Kayıtlı)
8. 02-07-2009 12:54
Çok güzel...
Yazan Mystique (Kayıtlı)
9. 03-07-2009 09:40
Mystique :)
Yazan minna (Kayıtlı)
10. 22-02-2010 22:52
içten ve okuyanı yormayan.anlatılmak istenen pekte dolaylanmadan anlatılmıs.tebrikler
Yazan ophelia (Kayıtlı)
11. 23-02-2010 19:31
Çok teşekkür ederim ophelia ve hoşgeldiniz Buzdan Gemilere..
Yazan minna (Kayıtlı)
12. 25-02-2010 13:23
Gerçekten okuması çok keyiflibir şiir zaten daha ilk satırda çekiyor kendine. Tebrikler.
Yazan esra soytürk (Kayıtlı)
13. 01-03-2010 14:58
Esra teşekkür ederim..:))
Yazan minna (Kayıtlı)
14. 04-03-2010 03:20
Ne güzelmiş. Şimdi okudum. Eğildim.
Yazan pi sayıklaması (Kayıtlı)
15. 06-03-2010 09:39
pi sayıklaması hoşgeldiniz şiirime..teşekkür ederim içtenliğinize..daim olun..
Yazan minna (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 345
Ezkizler: 1009
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 907689

Liman

184143047.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com