Menu Content/Inhalt
güverte

üye girişi

olta..köprü..balık

  • Eskizler >> şiirler

     

     

     

    di'li geçmiş zamandan arta kalanlar..

     

    Geçmiş zaman kipine yakalanmış
    Küçük bir kız çocuğuydum
    Dum ekine sığdırılmaya çalışılan
    Bitkisel hayattaki ruhumun
    Ufak tefek yaşam belirtileriydin
    sen
    Hiçbir yüreğe sığmayacak kadar sonsuz acılar yaşatırken çocukluğuma..
    Ben en çok odana kapanıp müziği son ses açmandan nefret ederdim
    Ellerin kanlıydı bir keresinde çıktığında
    Sarılmıştın bana
    Her yerim kan,her yanım kırmızıydı
    Korkmuştum
    “İçimdeki çocuğu öldürdüm,
    İlk kez canım acıdı” demiştin
    Zaman geçti büyüdüm
    Sen yoktun..
    Yokluğunda toparlanırım sandım
    Olmadı..
    Sensiz büyürken öğrendim
    Yalnız anneyle aile olunmadığını
    Dört duvarın ev anlamına gelmediğini..
    Büyüdüm
    Acımasız bir kürtajla kaybettim içimdeki çocuğu
    Haklıydın,acıyormuş..
    İyi ki yoksun ve bilmiyorsun failim olduğunu
    Zaman geçiyor
    Ben halâ en çok odana kapanıp müziği son ses açmandan nefret ediyorum
    Çünkü o oda da annem de vardı!

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

     

    Yaşamayı seviyorum ben Tezer. Yaşarsam yetmiş yaşında bir evim olursa, bir de ufak bahçem, senin için de bir zeytin ağacı dikeceğim.
    Duyuyor musun?

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    Yara kabuk tutunca ona taş denir her dinde.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    “Öyle bir acı bırak ki onlara, iz bırakanlardan kaçarken seni bulsunlar yalnızca...”

     

    (bölüm1)

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

     

     

     

    Uzmanların Türkiye'de nasıl yetiştiğini hala izah edemedikleri Oğuz Atay, Otuz sene önce 13 Aralık'ta bu dünyadan gitmişti.

    Devamını oku...

Kayıp Düşler Atlası... III PDF Yazdır E-posta
Yazar Gökay Birkan SUCAKLI   
Monday, 16 June 2008

Sonsuz rüyaların ötesine varmak gibi bir şey uyku...
Ölümün yarım yamalak kalmış hali eski zamanlardan bugüne...

Uyumak istiyorum bugünlerde... Hiç uyanmamak adına intiharlar düşünüyorum aklımın saklı köşelerinde...
Bir türlü çıkarıp elime, dilime dökemiyorum. Kara katran, çetrefilli kelimeler içimde...

Kaldırımlar arasında dolaşan su birikintilerine eş yalnızlığım...
Bir martının gözünde saklı hüznüm, özlemim, içimde biriktirdiğim senli anılarım...

Bekliyorum...
Zamanı dilimlerine ayırıyorum, her ayrı zamanı senle dolduruyorum, sana eş yapıyorum...
Sonra kendimi sıkıştırıyorum bir araya, tıklım tıkış hayat gibi...

Hani sabah işe yetişmek isteriz de, kahvaltı yapmadan çıkarız... Sonra karnımızı doyuracağımız yer ya bir simitçi olur ya da bir börekçi... İşte bir çok şeyi sıkıştırdığım gibi seni de tıklım tıkış zamana dolduruyorum.
Bunu yaparken düşünmüyorum bile, varsın olsun... Saat sen olsun, saniyeler ben...
Her Altımış'ımda bir sen olayım... Her Yirmidört Altmış'ta sana varayım...

Öleyim kucakların da, öleyim saçlarının arasında
Kavrulayım elası, mavisi, yeşile birbirine geçmiş gözlerinde
Ayna olayım düşlerine, sonra kırılıp param parça olayım ellerine

Döküleyim yağmur misali benliğinin üstüne
Her zerrem içine işlesin, kokum gibi
Her dokunuşum ölüm olsun, bir daha uyanır gibi
Her uyku, senle süslü bir rüya olsun bana ey sevgili...


"Ölüm bir yürekteki atış kadar yakındır bize... Nasıl Tanrı o kadar yakınsa..."

 

Gökay Birkan SUCAKLI
21/12/2007
23:47


Favori olarak ekle (23) | Görüntüleme sayısı: 225

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 238
Ezkizler: 740
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 469004

Liman

166785454.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com