Menu Content/Inhalt
güverte

üye girişi

olta..köprü..balık

  • Eskizler >> şiirler


    Algı.. ve zaman.. ve küçük bir ihtimal yüzünden.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    Mevsim değişti bir anda.. İkindiyaz oldu..

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    Uzun zaman oldu gidip bakmalıyım. Açmalıyım kapıyı, ona ne olduğunu anlamalıyım. Kim bilir belki ölmek istedi? Kendini öldürmek istedi? Yüzü geliyor gözlerimin önüne. Yok, diyorum. Hayır, diyorum. Kuruyorum ben bunları. Sonra… Neden olmasın? O çok yalnız biliyorum. Hiç söylemedi, anlatmadı ama ben biliyorum, o çok yalnız. Hep yalnız biliyorum, diye kendime tekrarlıyorum.

     

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

     

    Eğer ki gerçek dediğin
    Güzellik karşısında gözünü perdeleyecekse,
    Bırak elinden düşsün
    Paramparça olsun.
    Eğer ki güzel olan
    Yakalayamayacağın bir düşşe
    Hiç durmadan koş peşinden.
    En azından doğru yoldan ayrılmazsın.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    OTOPSİ ARTIĞI

    ÖLÜ ESVAPLI ÇOCUKLAR

    1. paslı makas

    çinko bir sen bahar sesidir söz dilimin ucunda

    kral-içe döndü boğdurttu soytarıyı

    gecenin kara kireç duvarında biriken küf

    yıldızların kör kıraç boşluğunda sarkaç

    kıpırtısızdır

    bir kadın derin uyur asılı korkularından uzak

    benden ve zamandan uzaktır

    gül kurusu tahta

    kurusu kan kurusu an

    yalandır

    otel odalarında bekleme salonlarında cam sürahilerde

    biriken adam ölüdür

    damarı dar gelmiştir kanına

    kaskatı kanın damarı terk ettiği an’dır kadın

    terk etmiştir kendini

    rahmi etten bir tabut kılmıştır cenin

    vakit tamamlanmış tersinden başlamıştır sesim

    birden bire bir belediye bandosu resmi geçer içimizden

    bir şeyler çalarak

    ölü esvabı giydirilmiş çocuklar

    suskundurlar

    2. kırık iğne

    çinko bir akrep sesidir söz dilimin ucunda acır

    at kuyruğu kamçı şiddetinde saldırırken gün üstüme

    yırtılır bir kadının ağır uykusu

    sağır bir narkozdan kıpırdanır elleri

    güneş küf yeşili saklanır bulut dilenir gökten

    unutulur yaprak dökümsüz takvimlerin sıkıntısı

    akrep yel kovalar küf çivisi zehriyle

    vakit rahme sığınır başlar ölüm en başından

    3.çürük iplik

    çinko bir sağır sessizliğidir artık söz dil ucumda tükenir

    söz kaçar dil ucumdan kalp ucuma geri döner

    geri döner zehri çekilmiş engerek utancıyla

    kaçarım kalbimin karnavalından kan revan zor çıkarım

    içimde son tören, son tren eylül

    bir çığlık, bir çığlık sonra ormana karışırım

    avucumda korkak bir dönüş bileti sakladığım gençliğimle

    boşluk rahminden kusmuştur beni de ansızın sızı

    bana yazık değil mi? bana yazık değil mi?

    böyle halsiz cansız otopsi artığı

    ucuz beyaz muşamba yalnızı

    kalbim öksüz yetimdir en çok bayram sabahından gücenir

    Devamını oku...

Baharlarımın Ölümüne Beş Kala PDF Yazdır E-posta
Yazar minna minna   
Tuesday, 27 May 2008
Yazı Index
Baharlarımın Ölümüne Beş Kala
Sayfa 2

 


 

 

 

 

Baharlar bitmek üzere sevgili…
Ağır aksak bir nağmenin yolculuğu istasyona vardı varacak.
Kısa tümcelerin yorgun imlerle sonlandırılma zamanı geldi çattı artık.

 

 

 

 

Baharlar bitmek üzere sevgili…
Ağır aksak bir nağmenin yolculuğu istasyona vardı varacak.
Kısa tümcelerin yorgun imlerle sonlandırılma zamanı geldi çattı artık.

Geç açan çiçeklerin çatık yüzleri ile ağaç diplerine dökülen sevgilerin ardından
Ölüm şarkıları söyleme zamanıdır artık.
Toprak bilindik karılmalarla üzerime örtüleceği vakit için tempo tutuyor,
Ağıt ağıt beni süreceği yalnızlığımın bir başınalığına .

Gün yazlarında kavrulma vaktidir artık sevgili.
Hani diyorum tutunsam şu uçurtmanın yalnız esirikliğine
Alır götürür mü acep beni, öne eğilen utangaç bakışlarımın eskidenliğine?...
Bulutlar usulca sokulup öperler mi boynumun en yalnız köşesini,
Umursuzca,
Tüm sevdaları ekerek saçlarıma?

Mahallede nefes nefes içe çekilen yağmur komşusu olmak için vakit tamamlandı.
Bahar, tükenmemek için direnen,
Sadece on günlüğüne yüzülen denizlerin yaz tatili misali, gitgide uzaklaşmakta.

Uzaklaşmak ki,
Tükettiklerimden, eksilenlerimden yandıkça canım,
“sıkın dişinizi az kaldı” diyordunuz.
Evet, az kalmıştı azalmışlığıma.


Yaralarıma bastığım tuzların yakması da, eskisi kadar acıtıcı değildi hani.
Bilmiyordunuz.
Şairin dediği gibi;kirpiklerimin ektiği tuzun yanında denizin mavisi ne kadar yakarsa yaksındı bahar gözlerimi.
Hem güneş soldurmayacak mıydı tüm siyahlarımı?
Ki ben hiç sevmiyordum siyahın, yüreğime ağdalı dokunuşlarını.

Biliyor musunuz sevgili?...
Baharlarımın ölümüne beş kala,
Aslında bir o kadar da özleyeceğim sıkıntılarımın doğurduğu
Ve hiçbir zaman benim olmaya cesaret edemeyen çakma kendimi.
Benlerimde yer edenlerimi.

Ve ağlayacağım usul usul, sevgili.
Bilemezsiniz nasıl da yakışır, savruk gözyaşının tuzu,
Saçlarını solgun yüzünün arkasında toplamış kadının yanağına.
Onlar ki zamanında sessiz sedasız yok olmamışlar mıydı perdeler alacalandığı vakit, akşamın bir başınalığında?

Adı ilk
Adı son
Olan baharlarımın, ölümüne beş kala.
Cuma selalarında.


12 Mayıs 2008
21:41


Favori olarak ekle (37) | Görüntüleme sayısı: 671

Yorumlar (16)
RSS yorumları
16. 25-06-2008 18:44
beni övgünüzle mahçup ediyorsunuz sevgili halis..sağolun..
Yazan minna (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved



 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 238
Ezkizler: 738
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 467101
5339944.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com