Menu Content/Inhalt
Güverte

üye girişi

olta..köprü..balık

  • Eskizler >> düz yazılar

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler


    Alaca bir kış ortasında
    Kardan kararlar
    Eriyip su bile olamamışlarken
    Ne geceler bekletti kızıl gökler

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    "Kamil, beynimde filler s.kişiyor"



    Yara ?

    eğilip alıyorum,
    hiç sevişmemiş bir gelinin rahminden
    tesellinin naftalin kokan çeyizini.
    “oku”
    biraz sezaryan,
    göbeksiz doğmuş çokca kan parçasıdır bu.



    gece düşmüş yüzüne
    yüzünün yarısı yanık



    sarhoş gepetto, hayata kızgın kızılcık dalı
    odundan gelinlik yontuyor masallara.
    can veriyor al duvağa katarlar.
    “seni hiç sevmiyorum”
    dedikçe uzayan yolculuklar.
    insanın içini kaldıran bir salya gibi düşüyor nostradamus' un ağzından
    ulvi avlulara zaman.
    yalanlar...
    günahım çok
    duam yok.


    sesi ilk gördüğün yerde yüzüne tükür

    rapunzelin sirokosuna ait şatosunun inşasında çalışan işçinin
    hayalleri üzerinden geçiyor sana gelen göçmen ve abus yollar.
    beni öptükçe uzuyor saçların.
    seni öptükçe burnum.
    şato.
    bahçesi mor söve dolu şato.
    terkedilmiş bir şehirdir aslında o.
    büyük gözlü bir kadının ince kolları gibi sarılıyor taşa o bahçede
    dikenli sarmaşıklar.
    dikenli aşklar..
    şato, annesi ölü bir rüzgar gibi esip geçiyor
    içi prens repliklerine ait kemiklerle dolu ergastula' dan
    tarih sevgilim
    kızlığını zengin bir kuyumcuda bozduran tarih
    aslında rapunzelin lösemi olduğunu,
    hiçbir ölü prensin alnına yazmıyor.







    düş erimi

    heidi gidelim
    haydi gidelim.
    bir peter bulalım yemseşil çayırlarda çocukluğunu kaybetmiş bir yetişkin gibi.
    onu çok sevelim.
    onu yerleşik acılarımıza
    onu mahalle baskımıza,
    toplumsal tranvalarımıza basalım.


    Dinlenme testislerime hoşgeldiniz

    kırmızı başlıklı minibüslerde söylenen
    sevda sözlerinden kesilsin bu yolculuk
    uzatılan kısa mesefe ücretinden,
    uzun bir hayat sirkat etmek gibi su,
    gözleri buhar.
    burnumun direğine asıyor şimdi kendini sızlayan canlar
    hayat zor
    hayat pahalı
    ama ne olur hiçbir masalda,
    huysuz virjin taklidi yapmak zorunda bırakılmasın artık kurtlar.


    İdam
    kürek – mahkumu
    Sevda


    gözlerim,
    söz sorulmamış
    sorgu eylenmemiş
    bir sevda mahkumu, ki kelepçeli...
    seni gören taraflarına idam,
    seni gören yanlarına deniz mili...


    bir gazetenin iş ilanı sayfasıyla kaplanmış edebiyat difteri


    kanlı bir tarih sayfasına günlük tutuyor genç kızlar.
    aşklar yazılıyor oraya.
    masallardan bozma aşklar.
    ucu doğuyu gösteren paslı bir iğneyle
    tutturulmuş bu masal sayfası sana.
    kalbine batmışım,
    kalbinin üzerinde gül ağlayan bir adam dövmesi gibi.
    kafası güzel
    elleri güzel bir masal olmuşum.



    şapkadan çıkan tavşanın, şapkayı annesi sanması – arz ederiz!

    yara,
    insanda sonuna kadar açık bırakılmış bir kapıdır.
    hayal-i cereyan: sonsuza açılır.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar


    Can, ağır ağır yol alan feribotun ikinci katından yaklaşmakta olduğu şehri izliyordu. İkinci kez gidiyordu Çanakkale’ye ve bu şehir dört yıl boyunca evi olacaktı.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    .

    Devamını oku...

Karanlık Odamdan Notlar PDF Yazdır E-posta
Yazar hande çağdaş   
Monday, 28 April 2008


Tüm renkler siyah, gece karasında...


Tüm renkler siyah, gece karasında... Hiçbir ışık açıklığında şu anda düşüncelerim, aynı odam gibi. Gözlerim dumana karşı yaşlarıyla direniyor, zaman koşar adım önümden geçiyor.
Duysun beni diyorum da, kim? Sanırım "hiç kimse" den cevap beklediğim için, hala ses seda yok. Kendi dehlizlerimin bu kadar sarp ve harap olduğunu unutmuşum, duvarlarıma dokunmak kanatıyor, aynı eskisi gibi. İnadına kazıyorum ezberlerimi, aynı eskisi gibi.


Favori olarak ekle (53) | Görüntüleme sayısı: 753

Yorumlar (7)
RSS yorumları
1. 29-04-2008 17:05
RA'nın KIZI; KARANLIK VARLIĞINI IŞIĞA BORÇLUDUR BİLİYORSUN...GÜNEŞE ÇIK
Yazan çağan yiğit (Kayıtlı)
2. 02-05-2008 10:13
İnadına kazıyorum ezberlerimi, aynı eskisi gibi. 
................. 
kazıdığınız ezberlerin altında başka ezberler yatar...desem kabalaşmış mı olurum acaba? 
:)
Yazan minna (Kayıtlı)
3. 02-05-2008 10:56
sevgili minna;ezberlerin kazınması gerekliliğide bir ezber olmasın sakın.ben SEKHMET 
için umutluyum aslında .kendisine de bunu yazdım edebiyatı terket dedim.ama maalesef o fazla zeki ...ve zekayla edebiyatın buluşması hep çok tehlikeli olmuştur.keşke bırakabilse...keşke gide bilse bu sayfalardan....
Yazan çağan yiğit (Kayıtlı)
4. 02-05-2008 12:18
minnacım, ezberleri tutmamın sebebi aslında çağanın da dediği gibi günü geldiğinde kazımak gerekliliği. hepsi aslında çok çok öncelerden tasarlanmış bir amaca hizmet ediyor. hatta onları "ezber" statüsüne koyma sebebim bile belli.. ama mutlak unutma yoktur dersem yeterince açık olur sanırım her ezberin içinde başka şeyler de barındırdığı:)) 
 
p.s. kabalık değil canım, çok teşekkürler.
Yazan sekhmet (Kayıtlı)
5. 02-05-2008 12:20
çağancım, bu suyun tadı damağımdan kaybolacak gibi değil:)
Yazan sekhmet (Kayıtlı)
6. 05-05-2008 17:31
yapma RA'nın kızı,senin buzdan gemilerle gideciğin bi yer yok.halın yada süpürgen yok mu ? suyun tadıdamağında değil sanırım senin.eğer içtiğin pınar konusundaki tahminim yanlış değilse zehir senin damarlarında...kusmak değil snikurtaracak olan..... beni bağışla!
Yazan çağan yiğit (Kayıtlı)
7. 06-05-2008 11:24
Gümüş kılıçlı süvariler dört nalayken alnımda 
 
Beni bağışla 
 
Ve gün doğumu şaşkınlığım gezinirken ellerimde 
 
Çatır çatır ufalarken yengeç gözlü piçliğimi 
 
Kristal güvercinler yüreğime çarpıp çarpıp kırılırken 
 
Beni bağışla 
 
Benim ey gidi çocukluğumun ceviz ağacı 
 
Serin gövdene ancak sarılırdık gümüş elli bin çocuk 
 
Biz o mermer gözlü bin çocuk 
 
Yağmuru ne zaman istersek o zaman yağdırırdık 
 
Bir yılan yakar yağmuru yağdırırdık 
 
İki yılan yakar güneşi açtırırdık 
 
Ak sakallı dedeler tespih tespih ağlardı 
 
Beni bağışla 
 
Tuzları kirpiklerimle toplarım artık 
 
Nasıl topluyorsam darmadağın yengeç gözlü piçliğimi 
 
Hep korkunç bir geç kalıştır çünkü anılar 
 
Çünkü biz mermer gözlü bin çocuk 
 
Hepimiz öldük 
 
Ben ağlarsam beni bağışla.
Yazan çağan yiğit (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 345
Ezkizler: 1009
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 907442
39923304.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com