| albayıma mektuplar |
|
|
|
| Yazar hikmet hikmet | ||||
| Saturday, 19 April 2008 | ||||
|
hacı arif hangi dertten çıldırmıştı albayım...biz hep aynı dertten muzdarip... cebimde ıslak şiirler vardı ucuz meyhanelerde ucuz peçetelere yazılmış kaçak yapılaşan şiirler..bekliyordum belediyenin caterpıllar marka yıkım araçlarını..bir zamanlar insan olduğuma dair son kalıntıları da yıksınlar diye... sahi insanlık nerede can vermişti albayım...her şair intihara yükümlü müydü... en az birbirinden gereksiz bu iki soru yalnızlığın sonsuz olduğunun bakara suresindeki karşılığı mıydı...bilemiyordum..en son neyi bildiğimi de unutmuştum...paslı bir jiletti cebimdeki..bir kovboy filmindeki şapkası uçurulup çıplak bırakılmış bir kovboyun şapkasındaki hüzün gibi masaya attığım..kesmedi ne bileklerimi ne de nefretimi...sahi nefretim vardı değil mi..kimbilir hangi emanetçide bıraktım onu da 3-5 şişe şarap parasına...hani böyle öfkeli zamanlarım düştü usuma cemrenin yaprağa düş-üş ü gibi...kısa sürdü ama inançsızlığa dair üflediğim sanal neyimin gönül kıpraşımları...şimdi biliyorum bir yere koyamam bu naçiz hissiy-et- parçalarını...bir roman kahramanı vardı biryerlerde okumuş muydum ki neydi avukatın bürosunda çalışıordu arızalı bir tipti..birdenbire konuşmamaya karar veriyordu ve konuşmuyordu protesto misali...heyy duyy beni meşgul başbakanlı tanrım...böyle afilli bir protesto getir aklıma taklitten kaçınıor hala zavallı egom..elbet onu da yıkarız di mi albayım..ama dikkat etmeli başkası yıkmamalı...ha-ha.... elimde kanlı bir bıçak vardı albayım...hangi kan kimin kanı.. bir panik kokusu sarmıştı etrafı öyle böyle değil ama.. yanık süt gibi.. kızarmış balık gibi.. bir panik kokusu sarmıştı.. titrek ellerimde dikili duran bıçaktan süzülen iki üç kan damlası.. sanrı demişlerdi.. o zamanlar bir gerçek vardı bir de sanrı albayım.. gerçek diye bize dayattıkları şeyin yüksek inanan sayısına sahip sanrı olduğunu bilmiyordum henüz...kabul etmiştim salak gibi..o geri dönülemeyen delik işte ilk o gün ruhumda açılmıştı albayım..gerçek sanrı..san-rı..san... çok şeyi san(rı)dım ben albayım...ne zaman ki içimdeki benlerin türevlerini öldürmekten vazgeçtim işte o zaman yeterince inanırsan bir sanrıya senin gerçeğin olduğunu kavradım..izafiyet nedir bildim albayım... içimizdeki çocuğu öldürmemeliymişiz albayım öyle diyor zırt pırt fışkıran yaşam koçları..zaten bugünlerde herkes birbirinin yaşam sandığı boktanlığa tecavüze kalkınır oldu albayım... Favori olarak ekle (44) | Görüntüleme sayısı: 616
1. 21-04-2008 14:36 ..incelikler yuzunden.. 2. 25-04-2008 11:53 yazar sinir bozucu derecede yetenekli. gerçek'in sanrı üzerinden tanımı tam bir şaheser. şair intiharları ve ucuz meyhanelerin peçetelerine yazılan şiirler çok tanıdık. yazar tarafından daha önce de kullanılmış olabilir, dönüp bakmaya üşendim. "afili" sözcüğü çift "l" ile daha mı afilli duruyor bilmem ama esası tek "l" ile yazılıyor. bu ölçüde güçlü bir anlatım bir kurmacaya yayılsaydı ne şahane bir hikaye çıkardı diye düşünmeden edemedim okuyunca, zira yazı metafora boğulmuş, biraz gerçeğe ihtiyacı var. son olarak hikmet'e şunu söylemek isterim: yazmak için tepenin tasının atmasını bekleme. yaz da okuyalım. 3. 16-12-2008 11:20 o zamanlar bir gerçek vardı bir sanrı. yine okudum duygulandım. peki nerelerde bu adam yahu? Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||
| < Önceki |
|---|






