Menu Content/Inhalt
Güverte

üye girişi

olta..köprü..balık

  • Eskizler >> şiirler

    Zamanın varlığını biliyorum.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

     

     

     

     

     

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    Gece saçlı, gündüz yüzlü bir kızdı Sevdem. Gözleri sürmeliydi. Dizlerini göğsüne çekmiş oturuyordu duraktaki bankta. Saçlarının arasından insanlara isyan edercesine bakıyordu gözleri. Acı çekiyordu, çaresizlik kalbini acıtıyordu.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    ''...dün'de çoğalan kelimeler için, yarın'a sadeleştirirken...''

    Devamını oku...

HİÇBİR ŞEYİN YILDÖNÜMÜ PDF Yazdır E-posta
Yazar hande çağdaş   
Tuesday, 08 April 2008

Sevgili kendim, nerede olduğundan ziyade merak ettiğim neden saklandığın. Neden “olmamayı” seçtin?

 

 

 

 

 

 

 

Dünyanın hangi köşesine saklanırsa saklansın asla kaçamayacak olan kendime sesleniş…

Seni unuttuğum yerlerden göçeli ve o diyarlara tekrar döneli çok oldu. Lakin seninle çakışmadı yollarımız, bulunamayanlardansın. Bunu geçici bir durum olarak görüyorum. Kaçmak yoktur, sonsuza kadar saklanmanın var olmadığı gibi. Sevgili kendim, nerede olduğundan ziyade merak ettiğim neden saklandığın. Neden “olmamayı” seçtin? Kendini imkansızlaştırmak meselesi var galiba aklında fakat sadece kendini kaçırdığının farkında mısın? Kendini kendinden kaçırdığının. Bu da geçecek elbet, elbet bulunacaksın. Zor zamanlarımda yanımda olsaydın, keşke. Biraz daha duruluyor sularım ve eğer şimdi çıkıp gelirsen dünyanın hiçbir şeye değmezliğini tekrar ve tekrar suratıma çarpmış olacaksın. Son anda buluvermek değil mağrifet, aslında hiç kaybetmemek. Fakat bir yolcu uğurladıysan bir kere, en azından bir kere, kaybetmelere de alışıyorsun. Kaybetmeler her daim pis kokan nefesleriyle ensende duruyorlar. Yürüyüp gitmek, çıkış yolu bulmak gününde de değilsen artık, bekleme salonuna alıyor hayat seni. Söylemen gerekenleri ne kadar uzak tutabilirsin ki kendinden? İşte beklerken bunları öğreniyorsun. El üstünde tutulduğun dalların kaçından düştüğünü, kaç kafesten kaçtığını, kaç aldanışın etken ya da edilgen kahramanı olduğunu, kendine kaç defa yalan söylediğini, kaç defa dönüşsüz bir yol bulduğunu tüm yolların mutlak bir yere çıktığı şu hayatta… hepsi öğretiliyor o odada. Rüyaların ne kendisi ne de tersi çıkarmış demeyi başarmanın önemini geçen saatler gösterecek sana, orada. Ani bir özlemle gözlerinin aradığı insanlar belki orada karşına çıkacak, sıkışmış ruhlar mabedinde. Bulmak için şehri delik deşik ettiğin insanlar aslında hayatın başka bir fazında bekliyorlarmış seni. Aramak hakikaten nafileymiş, aramak hakikaten riya imiş. Üstüne basıp geçtiğin her şey gibi ki şey kavramının içini dilediğin gibi doldurmakta serbestsin, umarsız, sonsuz bir uğraşmış aramak, bulmama bulamama umuduyla aramak.

NİCE SENELERE BEN…

 

 


Favori olarak ekle (63) | Görüntüleme sayısı: 781

Yorumlar (2)
RSS yorumları
1. 28-04-2008 14:34
EDEBİYAT DAHA DA DOĞRUSU SENİN İÇTİĞİN SU ZEHİRLİ.HEMEN KUS VE KAÇABİLDİĞİN KADAR UZAĞA KAÇ.KANIN VE DAMARLARIN ARINSIN BİR AN EVVEL.EDEBİYAT YALAN HAYAT GERÇEKTİR ZİRA.....
Yazan çağan yiğit (Kayıtlı)
2. 28-04-2008 21:25
Ve bulduğunda bile çaktırmamak hayata, çünkü bulmak kaybetmeye başlamaya benzer. Kaybetmemek lazımdır Sevgilim.
Yazan E.D (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 376
Ezkizler: 1065
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 1051586

Liman

24032008 043.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com