| gidecek |
|
|
|
| Yazar onur eryılmaz | ||||
| Tuesday, 25 March 2008 | ||||
|
SENİ BIRAKMAYACAĞIM… Öyle demiştim. Kaç yıl. Üç. Geçtik üç yılı. Onunla. Ne çabuk. Aktı mı günler! Boşluğa düştük de anlayamadık mı? Gelirdi-n- . Çıkış saatimden on dakika önce. Beraber çıkardık. Gece ikimizi sarar, yol gösterirdi. Yürürdük. Acelemiz yoktu. Hayatın ince kaygıları da. Acıları da. Yürürdük. Yorulmadan, ipinden koparılmış iki at gibi koşarak. Demiştim bir gün. Hep benimle kal. Susmuştu. Tekrarlamamıştım. Yüreğim bir an için titremiş, durmuş sanmış da korkmuştum. Olur… Olur demişti. Kalkıp bir güzel oynamıştım. Masa örtüsünü belime de sararak. Koca deli. Koca delinim ben senin. Onsuzluk zordu artık. Kitaplar olmadan yaşamak ve onunla olmadan. Kızardı biraz. O kadar okuma. Zorun ne. Yoktu. Sadece okurdum. Akıyorduk, gürül gürül, yenilenerek… Ben, sevgilim ve kitaplar… Ne isteyebilirdim ki başka! Çatı katının üstü yağmur damlalarıyla dövülüyordu sanki. Durmayacak. Seviniyorum. Akşam da gitmez ya. Bırakmam. Kapıyı kilitler anahtarı koyarım cebime. Kalır. Kalır, bana bakarak karşımda. Tepsiyle döndüğümde oda hepten karanlığa gömülmüştü. Masaya bırakıyorum dünden kalma fasulye, pilavla donattığım tepsiyi. Onun seçtiği perdeleri çekip, lambayı açıyorum. Oturuyorum. Gelse ya. Başı önde. Bekliyorum. İkide bir saatine bakıyor. Yemeyecek misin? Bir lokma alıyorum tabaktan. Bırakıyorum kaşığı. Sigara yakıyorum. İlk önce boğazımı yakıyor duman, sonra boş midemi. Bir bardak su doldurup bir dikişte içiyorum. Odanın içinde dolanıyorum. Önünden geçip dar koridorda bir ileri bir geri. Geçerken dokunmak istiyorum. Saçlarına, Diri omuzlarına, önüne eğilip… Yapamıyorum. Yeniliyorum kendime. Yalnızlık. Gene sana kavuşacağım. Anlaşılan. O hâla oturuyor. Kaç saattir. Bilmiyorum. Yağmur da dinmedi. Dinmesin. Onu da bilmiyorum. Telefonun ahizesini kaldırıyorum. Numarayı çeviriyorum. ‘NUR TAKSİ’ mi? Evet. … No… Bir taksi. Kapatıyorum. Doğruluyor. Mantosunu giyiyor. Çıkıyoruz. Taksi geliyor. Hoşça kal… Kapıyı kapatıyorum. Ev binlerce ton ağırlığın altında. Eziliyorum.
Favori olarak ekle (51) | Görüntüleme sayısı: 630
1. 03-05-2008 07:28 mükemmel.... 2. 03-05-2008 13:42 daha başka ne denir ki duyguların böylesine içten kelimelere düşüşüne.. 3. 17-05-2008 12:05 Hoşça kal& Kapıyı kapatıyorum. ....kelimelere sıkıştırılan anlamları iyi yakalamışsınız..çok hoşuma gitti..sade ve derin... 4. 22-05-2008 20:15 "Demiştim bir gün. Hep benimle kal. Susmuştu." Kadın bu hikayede hep eğreti,hep"gidecek". Sonrası sessiz sedasız cinnet.. Kutlarım sizi.. Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|






