Menu Content/Inhalt
güverte arrow eskizler arrow düz yazılar arrow hayatın buluşu

üye girişi


hayatın buluşu PDF Yazdır E-posta
Yazar ibrahim kabahaliloğlu   
Thursday, 20 March 2008


Sorumsuz anların aptal durduruluşu, koca balığın anlık yutuşu buldurur hayatın dokunuşunu. Bekle sen sabırsız günah artık yok oluşu.

 


Hapsedilmiş bir aynanın içindeki aynaların dansında etkilenen durmuş öğelerin sonsuzluğa uzanan yansımalarının arasında farklı olan görüntüyü bulmaya çalışırken, kaybetmeye yaklaşıyorsun kendini.

Ne var fark ettiğin bunların arasında dokunduğun ateşin sıcaksızlığından başka. Sürünerek gittiğin durağına varmak için aştığın yolların ortasında birkaç damla kırmızının büyüsüne kapıldığından oldu olacaklar. Sen doğduğunda orada, doldu yağmurlar kovalara. Koca bir yarasanın dişlerinin arasındaki damlalardan farksızsan, saygı duy artık olanlara. Binlerce teşekküre boğduğun yaşamların aptal görüntüsü olmaktan sıkılmayacağın anlarda başlayan yalvarışın etkisini gösteriyor sonunda. Kuyruğunu salladığında kurtuldun sandığın makine hala arkanda. 
Duvardan atlayan küçük çocuğun elbisesi takıldığında yamaçların engin doğallığına, yeni bir iz bulunmuştu aslında gidecekleri o yolda. Taşlarla yontulmuş dağların arasından kaçmaya çalışan bir yaşam vardı oralarda. Hissedilemeyen her şeyden daha güçlü bir hissedilemeyiş, aranılan her şeyin dışında, kaybedilen hiçbir şeyin dışında. Sarı yün topaklarının arasında yok olmuş kokulardan kalan dokunuşları fark edemezsiniz.
Ölen güzelliklere gülünen gün geldiğinden beri gülemeyen, belki de gülmeyi hiç bilmeyen bir bedenin kaçışı tüm gülüşlerden. Örtülmüş mü, ölmüş mü güzellikler bir yerlerde. Onarın peşinde, bilmediği kaçışlara kapılmış bir ruhun durmaksızın akışı vardı bilinmeyenlerin arasında. Uykudan başka hiçbir şey düşünemeyen bir yaşamın uyumadan arayışı, uykuyu buldurduğunda sona erecek durmadan kaçışı. Işıkları söndüğünde başladı son buluşu sonsuzluğunun. Uzak diyarlardan gelen bir yolcunun günlüğüydü bu yaşadıkların belki de. Başlayan kaçışların hüzünlü acıları olsa da avuçlarının arasında, yüzünde ki tebessüm vardı hayata. Geçtiği yollarda hiç kaybolmayan izlerini izleyemeyen avcıların önünden giden bir yaratığı bulamayacak oluşları vermiş olabilir bu yakarışlara, kahroluşları. Somut hayatlar yaşayanların hayâsızlıklarından kaçışının devamlılığını anlamış gibi durmadan yüzerken engin ufuklarda, ortasından geçip gördükleri arttırdı anlındaki karmaşayı. Küllenmiş tütsülerin ferahlatıcı kokularının arasında, kayıp bir şehirde yaşayanların arasına kaçışının üzerinden çok zaman geçse de, hala oradaydı her şeyi olmayanların hepsi. Oysa koca balinanın yok ettiğini sandığı şeyler asla yok olmayacaklardı bir yerlerde. Bunun farkına varmasıyla gülen yüzlerin hallerine acıdı, hiç göremeyecek olsalar da bu karartıyı. Kaybolan ışıkların acısı vardı sararmış duvarlarda. Ama içinde parladı yeni ışıklar, gökyüzünde bir kaybolup bir bulunanlar gibi. Durmaksızın ölen aldanışların olmadığı mekânda olmayanların halinin, düşünülemeyen karamsarlıklardan kurtulabilme ümidiyle katılacağını sandı solmayan yaprakların arasına. Ama fark etmesi geç olmadı yaralı çiçekleri ve kan kokan kalpleri. Küllenmiş duyguların tamamen onarılamamış bedenlerini fark etmesi, yok oluşun ardından gelen hayatın bir parçası olduğunu hatırlattı ona bu olanların. Yok olmamış bir sevginin kırıntılarından meydana gelen bu kızıllığın çatlaklarının olmaması olmazdı hiçbir zaman. Bunu fark ediş anı, durmuş olanların bir anda geriye döndürülüşüydü. Bir anda patladı tüm aynaları hayatın. Ve tek gerçekte parçalanmaya yaklaştı bu parçalarla. Acılar içinde kıvranan bir ruhun bedeni ne kadar katlanabilirdi bu var oluşun noktasına. Yere düşen ışıkların açtıkları kara bir çukura dolan kötü duygulara sahip damlaların arasında oluşu geldi aklına. “gidiş var belirli bir noktaya, ama anlamsız ya da anlaşılamayan; oluştan sonraki yok oluş ve ardındaki var oluş belirsizliğini koruyordu bu noktanın ötesindeki.” Var olmayanların zamanında oluşmuş zerreciklerin ansız döndürülüşüyle başlayan yok oluşlar vardı. Beklenmeyen şeylerin kayboluşundan doğan hüzünlerin ortaya çıkarttığı karmaşayla dolmuş bir fanus olabilirdi her şey. Deli danalar gibi koşuşturup, asla bulamayacaklarının acısını anlamaları gibi gereksiz oyunlar peşinde koştu hep.
Aksın artık akmayan sular ve yeni bir var oluş yaratılsın onun bedeninde. Basmayan ayakları basacaksa bir anda, o anda başlasın her şey başından sonuna. Aptalca düşünceler ve zırvalıklarla dolu hayallerin peşinden koşmayı bıraktığı anda olacak bunlar. Ama hala devam eden sıçrayışlar karartıyordu etrafı. Durmuş bir andan başka bir şey olmayan her şey, beynini de durdurmuş. Hep aynı şeylerin dolanıp duruşuydu hayatının adı. Anlamsız bir anda başladı ve anlamsız anda devam edecek, var oluşu, aptalca bir hatayla son bulacak ve “solucanların solunduğu bir ortamda yok olan bir bedenden sıyrılmış yaratıkların kokuşmuş düşünceleri sorulacak sonsuzlukta...”
“gecenin gündüzü soluduğu yerde bir kor, denizin söndüremediği
kendisinden başkasını yakmayan ve dokundukça yanan
güneşin bile aydınlatamadığı bir hayata ölüyordu sessiz sedasız.
seni göreceğim bir gün karşına çıkan yunusların arasından, sonsuz bir hayatı yaşarken
güneşin çocukları saracak etrafını.
bir yudum sevgi beklerken patlayan gökyüzünde boğuldum
dağların yakarışı, meleklerin gözyaşları ve kahkahalar
aydınlanmayan bir günde başladı her şey
ve karanlık bitti başlangıçta olduğu gibi hiç olmayanların sonu...”

Favori olarak ekle (20) | Görüntüleme sayısı: 238

Yorumlar (2)
RSS yorumları
1. 17-05-2008 12:03
çok uzun tümceler kuruyorsunuz..bu zekiliğin göstergesiymiş...çok derin yazıyorsunuz...bu da yaşadığını hissettiğinin göstergesi..."aydınlanmayan bir günde başladı her şey  
ve karanlık bitti başlangıçta olduğu gibi hiç olmayanların sonu...
Yazan minna (Kayıtlı)
2. 19-05-2008 17:34
yorumun için teşekkürler minna.eğer sizdede birşeyler uyandırdıysa bu yazdıklarım ne mutlu bana.teşekkürüm yanlış anlaşılmasın sakın,kendini beğenmişlik yapmak istemem.ama bir insan kendisi hakkında böyle şeyler duymaktan mutlu olur.ilgilendiğin için tekrar sagol
Yazan kiitosindarkness (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 205
Ezkizler: 595
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 328521

Liman

139679932.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com