Menu Content/Inhalt
güverte arrow eskizler arrow düz yazılar arrow Neredesin "Ben" ?

üye girişi


Neredesin "Ben" ? PDF Yazdır E-posta
Yazar hande çağdaş   
Monday, 10 March 2008

Neye dokunsam kararıyor, kimi arasam bulamıyorum, ne tarafa baksam göremiyorum. Havayı koklayıp, güneşi içime çekemiyorum. Bir zamanlar dokunduğum bulutlar da çok uzakta şimdi. Ateş yakmıyor, su boğmuyor artık.

Dağılmış adımlarla ilerliyorum. Etrafım kalabalıklarla örülü. Boşlukta yitip gitmenin acı veren düşüşü beni bana bile yabancı kılmış sanki. Sonsuz tekillik bile kalmadı elimde. Kendimi nerede, kimde, ne zaman bıraktığımı sorgulamayalı göremez oldum dünyayı. Koyup gitmişim her şeyi. Nedenlerin anlamını yitirdiği noktada soracak sorusu kalmamış biriyim sadece. Etrafım kalabalıklarla örülü. Ama herkes nerede? Bakıp ne hale getirdiğimi görecek bir “ben” bile bulamıyorum. Ufak bir ışık için çırpındım ama kendi karanlığımdan başka bir şey bulamadım. Yokluğumun yokluğunu bile arıyorum bugünlerde. Haberim yok, zaman epey yol almış ben saymayalı. Dönüp arkama bakmak istiyorum ama öyle bir sarılı ki etrafım kaybolmuş ruhlarla, bulamıyorum ne tarafa bakacağımı. Hain düşler zaman zaman vuruyor, onlar da çırpınıyor benim gibi “ben”den dışarıya bir yerlere kaçmak için. Saplandım kaldım bataklığıma, ama ellerim neden tutulmuyor? Herkes mi kendi bataklığının dibine yaklaşıyor yoksa? Geç kalmış olmamız lazım ruhlarımızın binip gittiği trene. Etrafım kalabalıklarla örülü. Bu bulanık keşmekeş çıkartmıyor içinden beni. Vaktinden çok sonra, fersah fersah uzaklardan kendimi görmek ne kadar ihtimalsizse, sanırım yeni güne yeni cümlelerle başlamak da o kadar ihtimalsiz.

 

Neye dokunsam kararıyor, kimi arasam bulamıyorum, ne tarafa baksam göremiyorum. Havayı koklayıp, güneşi içime çekemiyorum. Bir zamanlar dokunduğum bulutlar da çok uzakta şimdi. Ateş yakmıyor, su boğmuyor artık. Ömrümün kavs-i kuzehinin altından geçeli çok olmuş. Vakit akşamı vuruyor ve etrafım hala kalabalık, etrafım hala o aynı boşlukla dolu. Sonbahar bile kendi hüznünü unutup benim için elemleniyor, bana üzülüyor. Belki de yapraklarını benim için döküyor.

Gitmek, kalmak, beklemek, durmak nedir diyorum. Gitsem, nereye, kiminle; kalsam, nerede, kimin için; beklesem, kimi; dursam, kimin yanında diye düşünüyorum. Etrafım kalabalıklarla örülü ama içlerinde bir “kim” bile yok. Gölgem bile peşimde değil artık. Bütünüyle terk edildim, bütünüyle terk ettik “biz”i. Bu denli aciz kalmanın yıkıcılığını tüm bedenimde hissediyorum. Biliyorum gün be gün parçalarımın etrafa saçıldığını. Ama kim benimle gelip, onları bulup yapıştırmama yardım edecek?
Savurdum kendimi artık yüzümü okşamayan rüzgara, akıbetim meçhul. Nasıl olsa bu bölünmüşlük asla bütünleşmeyecek, daha yalnız daha kırılmış da olamayacağıma göre bana tek bir istikamet kalıyor geriye. Eksik edik adımlarla yolculuğa çıkıyorum fersah fersah ötelere. Umudum yok, ama gün gelir belki bir zaman bir yerde tekrar gerçeklerim kendimi. Kim bilir?

Favori olarak ekle (22) | Görüntüleme sayısı: 556

Yorumlar (9)
RSS yorumları
1. 11-03-2008 10:31
bir dönemim mecburi toplumcu edebiyatının ardından bireysel veya bireyci edebiyat da kabul görmeye başladı ve bu türün en fazla kullanılan unsuru da yalnızlık oldu. hala da öyle. fakat ben bu unsuru ( yalnızlık unsurunu) daha kurgusal metinlerde okumayı, yaşamayı seviyorum. yazıyı teknik olarak çok beğendim. dilbisine sadakat çok hoşuma gitti. yalnız "eksik edik" yazılırken klavyenin "g" tuşu basmamış sanırım. yazınız için tebrik ederim.
Yazan engin barış (Kayıtlı)
2. 12-03-2008 12:24
Yazıyı çok beğendim. Buzdan Gemiler'e hoş geldiniz.
Yazan turker a. (Kayıtlı)
3. 14-03-2008 00:00
Sanırım yalnızlık tartışılması gerekmeyen bişey.Her hali acı.Sağolun Hande çağdaş.
Yazan zeytin (Kayıtlı)
4. 14-03-2008 00:38
Bazı yazılar vardır kötü bişiyi anlatsa da güzeldir ama ona güzel denmez.
Yazan deniz eskihisar (Kayıtlı)
5. 22-03-2008 10:40
yaşasın hande geri gelmiş...zevkle okudum yazınızı...
Yazan minna (Kayıtlı)
6. 24-04-2008 19:06
Sorgalayış, ben'i aramak. İnsanın en yakını olan kendini sorgulayışı olan gelen olayları, aldığı tepkileri ve verdiği tekpileri yorumlaması yorumlayamaması. En yakının en önemlinin sen olduğunu fark ediş ve binlerce soru asla cevabı olmayan.  
 
Pek çokları kendilerini bilinmez ilan etmişlerdir bilinmez soruları sordukları için ama bazen cevap görünenden bile basittir. Bazen hiç cevabı olmamıştır sorduğumuz soruların. Hiç olmamıştır belki cevaplarımız.
Yazan E.D (Kayıtlı)
7. 24-04-2008 19:12
sormak yahut sorabilmek, bazen cevaplamaktan ya da cevaplayabilmekten daha önemlidir. teşekkürler.
Yazan sekhmet (Kayıtlı)
8. 26-04-2008 21:47
yalnızlığın yazısı bile güzel,yalnızlığını yaşamaya değdiyse eğer seni yalnız bırakan.
Yazan smr (Kayıtlı)
9. 06-05-2008 10:16
"Vaktinden çok sonra, fersah fersah uzaklardan kendimi görmek ne kadar ihtimalsizse, sanırım yeni güne yeni cümlelerle başlamak da o kadar ihtimalsiz...."  
YADA 
vaktinden önce milim milim yakından bir başkasını görmek ne kadar mümkün ise eski günü bir eski kelimelerle bitirmek o kadar muhtemel.....
Yazan çağan yiğit (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 238
Ezkizler: 740
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 467582

Liman

166785454.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com