|
Şırnak Hipotenüs Arası Çeyrek Şiirler |
|
|
|
|
Yazar türker a.
|
|
Thursday, 17 May 2007 |
|
yapraklar bulduk kendiliğinden sararmış
okuyamadığımız kitapların terk edilmiş sağrılarında
o şehre bir daha dönebilir miydik ?
kilometrelerce uzakta
bunca intizar sarmalamışken yağmurları
kırılmış gökkuşakları arasında güneşler biriktiriyorduk
çeyizimizdi, terk edilmiştik, şairdik
söndüremiyorduk oysa meydanlarda çıkartılan yangınları
üzerimize atıyorlardı kabulleniyorduk
suskunduk
vergilerimizle ödediğimiz kirli ışıkların altında
sorgulanıyorduk.
evet 294
ayağa kalk ve söyle;
leylekler neden hep kuzeye gittiler evcilleştiremediğin düşlerinde?
neden kanatlarında hüzünlü üçgenler çizdiler?
sana müfredatın tüm açıları acı gibi gelirken
neden dönecekleri günü
senden başka hiç kimseye söylemediler?
yaptığım ilk uçurtmaydı komiser amca
çıtalarını ödünç almıştım yuvalarından
-geçen yazdan kalmış yılan artıklarının arasından-
ki bizim orda her çocuk
uçurtmaya çıtalı der,
ve kendi çıtalısının
yılanların sürünemeyeceği ak bulutlarda
süzülmesini ister.
henüz bilmiyordum komser amca
yaşamın dengesini bilmiyordum
bozkırın sarısından bıkıp
bir daha geri dönemeyeceğimi bilmiyordum.
ipler bir gün koptu,
yuva eksik kaldı üç çöp kadar
küstüler komiser amca küstüler
ve dönecekleri günü inanın bana da söylemediler
ya sen 1218
özlemlerini çarp kilometrelerle ve çabuk söyle;
şehirler arası yollarda
kaça kadar telefon direği sayabildiğini?
bir matematikçiydi belletmen hocam
telefon direkleri dönem ödevim olurdu 15 tatil dönüşlerinde
kara tahta önünde ne desem inanmazdı
parasız yatılı bir çocuğun hesapladığı
kilometre başına düşen telefon direği adedini
az gelişmiş bir ülkenin ekonomisi kaldırmazdı
ama yollar çok uzundu komiser amca
yük çok ağırdı
bacım yeni doğmuştu
köyümün çobanı kurt sesine sağırdı
bu yüzden hep borçlu geçtim matematikten
ve bıyığı terlememiş dileklerimden
sana gelince 2866;
kafiyeli şiirler bulduk dolap aramalarında
ince, yoksul parmaklarla işlenmiş
bir de mendil çıktı başucundan.
kötü şiirler yazılıyordum komiser amca
şiirin allahı yoktu..
oysa ilk göz ağrımın içimde ağrıyan adı,
baş harflerinden şiir yazılamayacak kadar kısaydı
bunu ona anlatamıyordum komiser amca
lise üniformalı vesikalık resmini
o soğuk koridorlarda saklayamıyordum
bir alamancıya verdiler on yedi yaşında
on yedi bin mezar taşı diktiler
yaz tatiline gelmiş, canlı naş'ıma..
..
unutuldun sanma 896182
intihar fantezilerini pazarlıyormuşsun bit pazarlarında,
hem şarap şişelerinde çarmıha gerilen bir mesih,
hem iflah olmaz papatya falları açıyormuşsun
cami avlularında.
bugün bile küfrederim tüm matematik teorilerine
pisagora, türeve, entegrale, havuz problemlerine
ben çemberin çevresini bulmaya çalışırken
çemberin dışında kaldığım tüm şarkıya türküye
maliyetini hesaplayamadığımdan iflas ettim intihar işinden
malzemeden çalmayacak kadar ince ruhluydu gidişlerim
oysa parasız yatılı yetiştirmişti beni bu devlet
hep parasızdım..
papatya fallarında sahtekarlığımı görmüş
güya üç beş cami hocası
yalan komser amca
hem de yalanın arapcası
açılmayan falları daha çok sevdim ben
gidilmeyen yolları, edilmeyen telefonları
suçlu bulundu
yağmurları yitirdiği birinci dereceden delil olarak sunuldu.
bir daha numara alamayacağı
ve o şehirde bulunamayacağı söylendi.
yaprakları alındı elinden
tüm kayıtlardan sildiler numaralarını
o şehre döneceğim diye fısıldadı
kayıtlara öyle geçti
o şehrin neresi olduğu öğrenilemedi.
emekli belletmen hocasına sordular
''hipotenüs'' dedi
başka bir yer bilmez o serseri.
Favori olarak ekle (37) | Görüntüleme sayısı: 732
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved |