Menu Content/Inhalt
güverte arrow eskizler arrow düz yazılar arrow acının bir hikayesi

üye girişi


acının bir hikayesi PDF Yazdır E-posta
Yazar ibrahim kabahaliloğlu   
Monday, 28 January 2008

“Öyle bir acı bırak ki onlara, iz bırakanlardan kaçarken seni bulsunlar yalnızca...”

 

(bölüm1)

ölü bedenin

Maviliğe batan güneşin ardındaki kızıl yoldan gelmişti bir gece. Yağan yağmurlar ve gökyüzünün altında dolaştı günlerce, habersizdi olup biten her şeyden. Çünkü kalem tutan eller tutmaz olmuştu artık. Herkesin beklediği şeyleri beklemeyenleri aramaya başladı beklentilerden kaçarken. Hava kararmaya başlamış ve sokaklara şehrin acıları boşalmaya çalışıyordu. Acı verenlerin oluşturdukları uğultularla kaplı bir dünyaya geldiğinden habersizdi masum şey. Buz gibi bir sobanın etrafına toplanmış çocuklar gibiydi midesi ve tüm vücudunu sarmaya başlamıştı artık bu duygu. Yaptıklarında nefretlerini de boşalttıkları bir yer, orada sığınabileceğini sanıyordu ve uçtu gitti şehrin atıklarının yüce mekânına. Herkes herkesti orada. Çünkü yüce makamlara erişmiş insanlar gibi yaşamıyorlardı acılarla beslenenler. Ağaç deviren filler gibi büyük bir güçle yapıyorlardı işlerini ve hayretle izliyordu onları ölmüş yaşamlar. Nereden buldukları belirsiz, belki de yakılan nefretten çıkan tılsım veriyordu bu gücü yağmur insanlarına. Masum şey orada bulmuştu hayatını. Gökkuşağının altında ki güzellikler diyarına giden yoldan geçip bu atık şehre ulaştığı için minnet duyuyordu mutlak güce. Ta ki bulutlar karartana kadar tüm güzellikleri. Herkes olmayanların yok ettikleriyle beslenen yüreği onlara acımaya başlayınca değişti her şey. Yüzlerde gördüğü ifade acı vermeye başlamıştı o küçücük yemyeşil yüreğine. Anlamadan nedenini, bulmaya çalıştı kaderini onların arasında. Gökkuşağı diyarında mutluydu herkes acılarıyla, ama o acıların kaynakları neredeydi! Kaynak sularının aktığı gibi değil, ters yöne yürüdü bulutlardan. Bilmediği şeyi arıyordu bilmeden. Ve köleler gördü sönmüş yıldızlar gibi yakaran, beton duvarlarla bağlanmışları güç kaynağına, bağlanan lambalar gibi. Yanarak yapıyorlardı işlerini onlar. Özgür kaldıklarında da sekiz köşeli bir merdaneden kaçmaya çalışamayan paçavralar gibi kalıyorlardı boş sayfalarda. Yüreği burkulmuştu bunları görünce, kendi halinin ne olacağını düşünemeden.

Koştu yine melekler diyarına, gözyaşı dökemeyen katledilişler için. En nadide taşları topladı, bulunmaz tatları, yok olmamış duyguları ve kırılmış balonları onlar için. Kuşlarla uçurdu tüm parçalarını, bulamadıkları. Göreceklerinde beklemediği tepkileri beklemesi gerektiğini bilmeden gitmişti yüreğinden çıkanları vermeye. Gördüklerinde; karardı gökler, kabardı denizler, yanmayan dağlar yanmaya başladılar anlayamadığı bir şekilde. Taşlar yandı dağlarda, tatlar boğuldu denizlerde ve balonlar patladı göklerde. Yüreği dağlanmıştı nefretle masum aptallığın. Ve duygular, özlem duyduklarını sandığı ama bulduklarında gözlerinden çıkan oklarla dağıttılar karışan duyguları gökyüzüne. Yağan yağmurlarla nefrete dönüştü tüm güzel duygular ve masum kedi, gri bir alaşıma döndü bu döngüden. Kurt parçalayan köpekler gibi saldırmışlardı onun üzerine. Zor kurtardı ruhunu ama bedeni sapasağlamdı dağlanan yüreği dışında. Acı veren acısızların körelttikleri köleler, görmeyen gözleriyle en büyük acıları göstermişlerdi ona. Ama kaçabildi denizlerin en derinindeki renkli mercanlar ülkesine. Acılarla çoğalttıkları mutlulukları yaşayanların arasında soğuktan titreyen sarmaşıklara dönmüştü kurtulmak için özleminden. Ansızın, mutluluk tüketen acılar meydana geldi güneşin doğmadığı günde. Tüm balıkları yutuverdi kara bir balina, gösterişsiz sarmaşık dışında. Nefesini susturmak için sardı o yaratığı küçük gri. Mutlu bedenleri sindirdiğinde acılar doldu içine ve daha da büyüdü sarılmış beden. Ne mutlu ona, parçalandı bedeni, ruhunu kurtarabildi gri kedi. Işıkları söndü renkler ülkesinin, kaybolan güzelliklerden karardı. Yeni yeni kokular yükseldi yanan duygulardan. Bir nokta güzelliği vardı acısızlar ülkesinin ama onu da içtiler kızıl kanlar gibi.

Sanmayın bitecek her şey böyle yok oluşla! Gün dönecek bir an ve acısızların acıtan nefesleriyle dirilecek onun bedeni. Aydınlanamayacak hiç bir an doğacak onun bedeniyle. Yok olmak için geldiğinde zaman, onun nefesi eritecek sizleri, yaşattığınız acıları kusacak çürüttüğü bedenlerinize ve kararmış yüreklerinizi toplayacak bir bir. Sardığında korku gökleri ve yerleri yok ettiğinde nefesi, tüm geçmişleri bitecek, tüm acılar ve kendisini yok edecek gözyaşı dalgalarının üzerinde. Yolunu bulamayan martılar kaldığında sadece, harekete geçecek güneş, tüm çocuklarıyla birlikte yeşertmek için yerleri. Ondan kalan tek şey, mutluluğun doğurduğu nefret olacak geriye...


Favori olarak ekle (39) | Görüntüleme sayısı: 541

Yorumlar (11)
RSS yorumları
1. 03-02-2008 06:06
''Hava kararmaya başlamış ve sokaklara şehrin acıları boşalmaya çalışıyordu.'' 
 
''Kuşlarla uçurdu tüm parçalarını, bulamadıkları.'' 
 
''Göreceklerinde beklemediği tepkileri beklemesi gerektiğini bilmeden gitmişti yüreğinden çıkanları vermeye'' 
 
Bu cümlelerde takıldım. Çözemedim bunları. Onun dışında çok nefis bir şiir okudum diyebilirim. 
 
alkışı hakeden bir şiir yazmışın, devamını beklşiyorum..
Yazan bdb (Kayıtlı)
2. 03-02-2008 10:37
''Hava kararmaya başlamış ve sokaklara şehrin acıları boşalmaya çalışıyordu.'' karartı acıları getiriyor bu ülkeye.tüm acılar havanın kararmaya başlamaıyla hucum ediyor,fakat gün kaybolmadan tamamen gelemiyorlar. 
''Kuşlarla uçurdu tüm parçalarını, bulamadıkları.''  
 
''Göreceklerinde beklemediği tepkileri beklemesi gerektiğini bilmeden gitmişti yüreğinden çıkanları vermeye''  
 
onlar için topladığı herşeyi bir kuş misali gönlüyle götürdü,fakat bilmessi gerekiyorduşunu;hiç beklemediği tepkilerlede karşılaşabilirdi. 
 
bilmem açıklayıcı oldumu.yorumun için teşekkürler.devamı gelecek
Yazan kiitosindarkness (Kayıtlı)
3. 03-02-2008 16:34
şiiri beğendim..hele hele öncekilerle kıyas edemedim bile..samimi düşüncem tüm vurguları aynı hızla yapma..defalarca okudum..hiç hız kesmiyor dizelerin; yokuşta, virajda, otoyolda, patikada hep aynı hız..hızlanıp yavaşlamazsan sen çok zevk alsan bile yolcuların midesi ağzına gelir diyorum..
Yazan bdb (Kayıtlı)
4. 03-02-2008 22:03
yorumun gerçekten çok güzel.bunu geçen yıl yazmıştım.11 bölüm sürüyor bu.sarissa ortak kitap 1'de yayınlandı bu şiirin tamamı.belki duymuşsundur kitabı.şimdi yeni bir hikayeye başladım.5 bölümünü yazdım onunda.bitirdiğimde onuda yollarım siteye.yorumlarını bekliyorum.ilgilendiğin için sağol.ayrıca tavsiyelerin için teşekkürler
Yazan kiitosindarkness (Kayıtlı)
5. 03-02-2008 23:55
boşver sarissayı :) 
takım oyunu oynamaya çalışıyoruz burda.
Yazan bdb (Kayıtlı)
6. 04-02-2008 14:41
şiir yazmaya alışık ellerden çıkan düzyazılar hemen kendini belli ediyor. şiir yazarlık gizlenmeye çalıştıkça yazıda, yazı kötüye gidiyor ve sonuçta bu tip yazılar nadiren başarılı oluyor. bu yazı gerçekten keyif vericiydi. türünün nadir başarılı örneklerinden. tebrik ederim.
Yazan engin barış (Kayıtlı)
7. 04-02-2008 20:43
ilgilendiğin için ve düşüncelerini paylaştığın için teşekkür ederim. böyle şeyler duymak hoşuna gidiyor insanın.
Yazan kiitosindarkness (Kayıtlı)
8. 04-02-2008 21:05
Bence giriş süper; 
 
Öyle bir acı bırak ki onlara, iz bırakanlardan kaçarken seni bulsunlar yalnızca... 
 
İncilden aşırılmamışsa gerçekten bravo. Devamında içinden çıkamadığım bazı paragrafları var yazının. Sadeleşse daha mı iyi olurdu yoksa bu hali mi sevdirdi kendini anlamadım.
Yazan deniz eskihisar (Kayıtlı)
9. 04-02-2008 21:31
ibosal bir yazı.Alıntı yapıldığını söyleyemem 
(zaman sırası yok bu sayfalarda yaşayanların, mantık aramayın, çünkü mantığın karmaşasıdır safsatalarım/acıın bir hikayesi-bölüm12)
Yazan kiitosindarkness (Kayıtlı)
10. 04-02-2008 21:33
bu yazı hakkında ilk defa yorum duyuyorum. çünkü yakın cevrem ilgilenmiyor böyle şeylerle.tanımadığım ve beni tanımayan kişilerin yorumlarını duymak ilginç.teşekkürler
Yazan kiitosindarkness (Kayıtlı)
11. 09-05-2008 18:49
Ondan kalan tek şey, mutluluğun doğurduğu nefret olacak geriye... 
... 
katılıyorum
Yazan minna (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 238
Ezkizler: 740
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 467648

Liman

009.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com