| ruhuna özlemle yazılmıştır |
|
|
|
| Yazar hande havvaoglu | ||||
| Saturday, 19 January 2008 | ||||
|
Şimdi ise 26 Aralık denen bir zaman dilimindeyiz.
Ne değişti onca zaman? Sen net âlemlerine düşmüşsün, ben yine hafiye olup senin peşine düşmüşüm. Yerden yere düşmemek için oynanan bir düşmüşüm ve her şey sapasağlam ayaktayken ben yine gizli saklı bir düşüşe düşmüşüm ama ne olursa olsun artık yorulmuş ve küsmüşüm.
Bu kadar kafiyenin üstüne devam edelim gel söze.
Bir bayram atlattık: kurban bayramı.Burada bayramlar garip geçer ne kapını çalan vardır ansızın ne masanın üzerini dolduran tatlı ve şekerler ne de kapısına gitmek için beklediğin büyükler. Peki, ne olur bayramda burada?
Nihan yine bekler bekler bekler Ama şaşırtılmaz. Sabır ister ama tevekkülde zorlanır. Ansızın koyulaşan bir muhabbette aklına yine delice şeyler gelir. Sen gelirsin kızar kendine, susar, morali kaçar. Sonra takılır kendine şaka yapar. Başkalarına da gitmek ister ama zaman hayli geçtir bu sefer iyi ki de gitmemiştir. Sonra ders çalışmak ister beceremez her zamanki gibi. Seven itiraz etmez der ama hep şikâyet eder. Bayram biter dert ardı sıra koşar ama o koşamaz çünkü ayakları hala şiştir. Bir gün yine okuldan döner Nihan. Alışveriş yapmıştır. Kadınla konuşmuştur. Yine aynı kavşaktan karşıdan karşıya geçer. Boş geçmez düşünür de geçer. Farklı bir araba da olsa yine Nihan’a çarpma ihtimali vardır. Hayallerini ve rüyalarını düşünür. Dualarını, sonunu düşünür. Korkar sonunda her zaman olduğu gibi. Korktuğu çarpılmak değildir aslında. Rüyalarının hangisine itibar edeceği konusunda tereddüt yaşar. Ve bir adım daha atarak yine o kaldırıma çıkar. Bu akşam da kazasız belasız geçmiştir. Eve gelip bunları yazdığını hayal eder. Her ne kadar edebiyatı çok sevse de bilim onun için başkadır kimse bilmese de. Aynı insan, aynı yer, aynı zaman, mekân, mantık, ses, hava, koku, nefes, duygu ve yine yalnızlık der o. Sevmese der mi? Bazen der. Bazen ne dediğini bilmez bile. Uykudan yeni uyanmışçasına saf konuşur. Arayanın sesini tanımaz da gıkını da çıkarmaz. Bazen saftır Nihan. Ama küstah denecek kadar halka açık değildir. Kızar da yine de susar. Zaten bu susuşları deli eder adamı. Bazen kimse deli olmasın diye bilmiyorum ki yaa der de kaçar. Oyun mu oynuyor ne? Suratına bakarsın yine beş karış. Hiç mi mutlu olmaz bir akşamüstü bu kız? Çok yorulmuş galiba ustura ağzında tutsak yaşamaktan şairin deyimiyle. Acaba içi de böyle midir? Aman ne cins yaa… Konuşsa bir dert sussa ayrı. Kendine yazık değil mi evlatcım? Adam olsa da bir gün biz de görüp onun için güzel şeyler yazsak. Nihan bugün mutluydu çünkü haline şükretmeyi öğrendi desek. Ve Nihan bugün yürümeye başladı desek. Nihan bugün annesiyle namaz kılmayı denedi annesini de mutlu etti desek. Nihan in bugün torunları geldi bayramda onlara şeker verdi sevinçten ağladı desek. Nihan in en mutlu günü bu olsa işte emellerine kavuştu nasıl da yakışmış o güzelim beyazlar üstüne yıllardır sayıklayıp dururdu nihayet o da bugün mutlu oldu. Eh o mutluysa bize de mutlu olmak düşer. Napalım? Ruhuna el fatiha Deli bilirdik be imam ağabey. Oturup gecenin bi yarısı zamanını boş şeylere harcardı deli kız. Ama ne yapsın, uykularından korkar olmuştu artık. Öyle yazmış. Geceleri nefesi tıkanmaya başlamış. Uyusam demiş ama korkmuş. Oturmuş yine yazmış da yazmış. Yine deli kız ders çalışmamış üstüne ertesi gün bir de sınavı varmış. Ama küstahlık etmemiş be ağabey. Kalbi kırılmamış ama… Ne olduğunu o da anlamamış ama istememiş insanların ona böyle hitap etmesini. O çok sevmiş be ağabey. Belki hakkıyla sevememiş ama çok sevmiş. Şu merasim bitsin de gidip şunun telefonunu denize atayım. Öyle istemiş. Bir de demiş ki çevreyi de kirletecek ama içimde kaldı ben yapamassam arkamdan siz yapın sanki benmişim gibi. Âmin. Senin ne işin var burada? Bak sen hele… Nihan olsa derdi ki yani dermiş ki öyle yazmış: Sağ olsam gelmez idin öldüm yasa mı geldin? Sen onun sevdiği gibi değilmişsin aslında seni tanıyamamış. Tanısa da severmiş belki. Kim bilir? Ama o senin aykırı olma ihtimalini sevmiş. Neyse şimdi seni de onu da rahat bırakalım. Ama senin daha bilmediğin çok şey varmış. Bilse de gider bilmese de demiş. Sana git derken bile kal demiş ama anlatamamış. Rüyalarında konuşmuş hep o seninle. Zaten sen ona ermiş demişsin bi gün. Ama bütün maharet aşkınmış onun değil. Sen yine anlamamışsın. Sen bu kadar anlayışsız mıymışsın? Belki de haklıymışsın öyle diyor sana da hak vermiş. E naspın demiş beni anlayamıyor ya da işine gelmiyor. Olsun demiş ben zaten gidiciyim onun arkamdan ağlamasını istemiyorum. Sevsin sevilsin… Ölümünü sezmiş mi ne? Ama sen onun için başkaymışsın be kardeş. Sonraları geçmiş acısı amannnn demiş olan oldu biten bitti. Aynen bitmiş de haa… Harbi kız. Anlamış. Demiş ki aşk benim bütün günahlarımı temizledi potansiyelleri bile. Ama biraz da günaha soktu çünkü ben yanlış yaptım demiş. Başka olan sen değilmişsin aşkmış onun için bu kadar iz bırakmış zaten. Senin adını gölge oyunu koymuş gitmeden. Severmiş oyun oynamayı . Neyse… Allah taksiratını affetsin. Âmin. Favori olarak ekle (50) | Görüntüleme sayısı: 845
1. 22-01-2008 14:06 amen:) 2. 04-02-2008 15:00 daha özenli yazılabilir miş.. 3. 04-02-2008 20:39 Çok beğendim. Tebrikler 4. 04-02-2008 20:50 Nihan çok tanıdık geldi bana. Hüzünle okudum.Dilerim... Benim Nihanımın sonu böyle olmasın. Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





