Menu Content/Inhalt
güverte arrow eskizler arrow düz yazılar arrow cehennemin kapısında sohbet

üye girişi


cehennemin kapısında sohbet PDF Yazdır E-posta
Yazar aylin yıldız   
Thursday, 18 October 2007

 

Cehennemin kapısındayım ben şimdi. Evet evet cehennem olmalı burası. Daha doğrusu içerisi. Şimdi ortada bir yerdeyim. Cennetten hiç haber yok. Nasıl bir yerdir? Neye benzer? Hiç anlatmıyorlar.


Cehennemin kapısındayım ben şimdi. Evet evet cehennem olmalı burası. Daha doğrusu içerisi. Şimdi ortada bir yerdeyim. Cennetten hiç haber yok. Nasıl bir yerdir? Neye benzer? Hiç anlatmıyorlar. Cehenneme gideceğim kesin. İçeri girmeden bir soluk dinlenmeye bıraktılar beni. Yaşamdayken de gerçek yaşamda ölümlülerin fanilerin arasında hep tekrarladılar bana ölümden sonra yerimin neresi olduğunu. Şaşırmadım cennet beklentimde hiç olmadı. Ben yaşarken cennetteydim zaten şimdi cehennem hakkım benim. Yaşarken cehennemin soğuğunu içinde bilenler için cennet hak olduğu gibi.

Carmen arkadaşım benim. Bu kapıda bulduk biz birbirimizi. Benim gibi tutucu ve taşra adetleriyle büyümüş İrlandalı bir Kız için biraz fazla hoppa biri ama olsun. O da yaşamını cennete çeviren biri.

Karnında bir hançer var. Hınçla sonuna kadar sokulmuş bir hançer. Sevdiği, bir zamanlar sevdiği onu sevmekten hiç vazgeçmeyen adamın işi bu hançer. Bak dedi gördün mü? Ne hale getirdi beni. Daha yeni başlamıştı oysa yakışıklı matadorumla aşkımız. Daha cennete yeni adım atmıştık. Şimdi cehennem kapısında beklemekteyim. Gerçi biliyordum er geç buraya geleceğimi ama daha vardı, zamanım vardı. ‘’Sen nasıl geldin’’ dedi. Bilmiyorum, dedim. Bu rüyayı gören küçük kız hatırlamıyor sonumu. Bir önceki yazıda bilinçli olarak sildiğini sanıyor beyninin bu sonu. Kıyamıyor; yani kimseye kıyamadığı için öylece bırakıyor sonunu. Ama ben de sonun burası olduğunu biliyordum zaten en başından. O sadece nasıl geldiğimi yazmıyor. Biliyorum, dedi Carmen. Beni kısa anlatmış ama yazısında. Biraz kıskanç bir bakışla baktı yüzüme. Biz kadınlar cehennem kapısında da olsak çekişmekten, kıskanmaktan vazgeçmiyorduk demek birbirimizi. Bence, dedim o anlamış seni ve takdir ediyor senin gücünü. Bana sanki biraz acıyor ve anlamaya çalışıyor sevgili kocamı niçin o İngiliz yüzbaşıyla aldattığımı. Aşık olduğumu; ona ne kadar aşık olduğumu biliyor ama sevecen kocamı alt etmeye yetmiyor yine de bu bilgi. Bende beceremedim zaten onu alt etmeyi hiç. Aşk tan yanarken bile linç edilmeyi göze alırken bile bir yanım ona karşı utançtan hiç durmadan sızlıyordu. Belki onun için yüklendim babamın vatana ihanet suçunu o an dünyadaki bütün suçları yüklenebilirdim bu azabın bedelini ödeyebilmek için.

Öğretmendi değil mi senin kocan, dedi Carmen. Evet, dedim öğretmen benim öğretmenimdi. Sonra kocam oldu. Aslında hep öğretmenimdi benim, öncede sonrada. Hep çocuk hissettirdi bana kendimi. İyi ya da kötü davranışlarımla övgüsünü ya da yergisini kazanacağım bir öğretmen. Kadın olmayı kendimi kadın hissetmeyi ne kadar istediğimi bilmedi hiç...

Ama o biliyordu. Düşmanımda olsa biliyordu. Anlatılacak bir bilgi değildi bu hissedilecek bir şeydi. Çünkü o da bir kadının erkeği olmak istiyordu.
Sen neden mahvettin o adamı? dedim Carmen`e. Senin için dağlara çıktı, onurlu askerliğini bıraktı, bir hırsıza dönüştü. O kendini mahvetti, dedi. Ben bir şey yapmadım. Evet bende onu sevdim, bende ona âşıktım. Ama o sahibim olmayı istedi. Senin kocan gibi beni sıradan bir şeye dönüştürmek istedi. Bunun yapamayacağımı, beceremeyeceğimi, kabul etmeyeceğimi anlamak istemedi. Sıradan bir şey değildi yaşadığımız, yaşamın sıradanlığına terk edilemezdi. Bu hikâyenin sonu örneğin evlilikle bitmezdi, ben onun çamaşırlarını yıkayıp ona yemek pişiremezdim bol bol çocuk doğuramazdım.
Ben böyle biri değildim, olamazdım. Ayrılık ve yeni bir aşk kaçınılmazdı.
Othello diye bir adamla karşılaştım buraya gelirken o da içeri girdi az önce. Masum karısını kıskançlığın öfkesine kapılıp öldürmüş. Romeo ve Jüliet’ de öldüler. Hatta bazılarına garip gelen yanlış anlamalar silsilesine kapılarak.
Anlasana, dedi. O sıradan insanlara bir umuduz biz. Bizim yaşamımız gibi bir yaşam sürmeyi isteyip ama yerlerinden kıpırdamaya, acı çekmeye yanaşmayan o küçük insanlara umuduz biz. Aralarında biraz cesaretli olanlarda bize inanıp belki yanlış seçimler yapacaklar boş yere acı çekecekler ya da aşk için ölüp öldürecekler ama bu hiçbir şey yapmadan hiç çabalamadan ölmek ve cennete gitmekten çok daha iyi.

Hadi, dedi yolumuz uzun bu kapıdan da kendi isteğimizle girelim. Biz çalalım cehennemin kapısını açmalarını beklemeyelim.
 

Favori olarak ekle (37) | Görüntüleme sayısı: 809

Yorumlar (7)
RSS yorumları
1. 22-11-2007 23:29
sevgili aylin, 
 
hiç yaşamadığımız şeyler üzerine insankızı/insanoğlu ya da daha doğrusu insanevladı hep yorumda bulundu, olacak olan ve ol(a)mayana göre... hep düşündüğüne göre! zaten, kendisinde tek bir veri vardı-belki de veriler- ama, o bunu tercih etti. neyse, imla hataları yazıdan mı kaynaklı yoksa, kaydederken mi oldu bilemiyorum. ama, dikkat et. sanki, bunun devamı gelecek ve hatta, gelmeli! cenneti de cehennemi de yaşadığımız bir dünyadayız oysa! ama, anlıyoruz(anladığımızı sanıyoruz) ama, anlam(ya)-(m)ı-yoruz... ama, lütfen devam et! Kendi iste(di)ğinle girdin madem, yazın dünyasına kendine ait olanları vermekten ne çekin ne de kork! ama, unutma ki, senden öğreneceklerimiz de var!..
Yazan ilyas (Kayıtlı)
2. 05-12-2007 16:52
devamı gelir mi? Bilmem. Şuan elimizde ki parçanın bile varlığından habersizken bir anda vucüt buldu ise kimbilir belki devamı da vardır. Yazdığım bütün yazıların kendi içimde ve dışımda sanki bir puzzele parçalarını tamamlar gibi yazdığımı biliyorum ve bundan inanılmaz haz aldığımı da biliyorum. sadece bu hazzı kaybetmemek adına bile yazmaya yazabilmeye devam etmek isterim,çok isterim.
Yazan lamira (Kayıtlı)
3. 05-12-2007 17:56
bence devam et lamira!..
Yazan ilyas (Kayıtlı)
4. 13-02-2008 15:30
Yoksa aşk; cennet ve cehennem birlikte yaşanması mı oluyor.
Yazan selen (Kayıtlı)
5. 14-02-2008 11:16
Hikaye ve kahramanları aşkı cennet olarak tanımlıyorlar. Aşksızlığı da cehennemin ta kendisi.kendi cennetlerini yaşamak için onlara dayatılan cehenneme de bir itirazları yok.
Yazan lamira (Kayıtlı)
6. 14-08-2008 16:34
anlatım etkileyeci, tebrik ederim, devamı da vardır umarım...
Yazan Sevdaa (Kayıtlı)
7. 16-08-2008 18:02
...Ben yaşarken cennetteydim zaten şimdi cehennem hakkım benim. Yaşarken cehennemin soğuğunu içinde bilenler için cennet hak olduğu gibi... 
 
ben çok beğendim eline sağlık
Yazan batdunyabat1 (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 238
Ezkizler: 740
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 467735

Liman

kaligel.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com