Menu Content/Inhalt
güverte arrow eskizler arrow düz yazılar arrow Bizim Hikayemiz (4. Bölüm)

üye girişi


Bizim Hikayemiz (4. Bölüm) PDF Yazdır E-posta
Yazar Selçuk Güven   
Monday, 15 October 2007

 

Tesadüf
İzmir Çanakkale seferini yapan otobüs neredeyse hınca hınç öğrenciyle doluydu ve büyük çoğunluğu üniversiteyi yeni kazanmış, mutlu, umutlu, kız ve erkeklerden oluşuyordu. Kimisi annesiyle, kimisi babasıyla, kimisi de yalnız seyahat ediyordu.

Sağ tarafta, önden üçüncü koltukta, dalga dalga simsiyah saçlarını üstten bir tokayla tutturmuş kırmızı tonlarında hafif makyajı ve kırmızı bluzuyla dikkat çeken güzel bir kız oturuyordu. Babasının etrafı tarayan gözleri kıza yönelen kaçamak bakışları başka yönlere yönlendiriyordu. Kızın kendi halinde çevreye ilgisiz tavırları umutları söndürüyordu.

Onların sol ön taraflarında sarı boyalı saçlarına mor bir bant takmış, diğer kızdan daha ağır makyaj yapmış, mor tişörtlü başka bir kız daha vardı. O da babasıyla seyahat ediyor, çok konuşuyor ve çevreyle de çok daha fazla ilgileniyordu.

Bir kurt sürüsünün en gözde iki dişisinin birbirlerine bakmasalar, birbirleriyle ilgilenmiyormuş gibi davransalar da birbirinin varlığında haberdar olması gibi bu iki güzel kız da birbirlerinin varlığından haberdardı.

Siyah dalgalı saçlı olan diğerinin çok konuştuğunu, sarı saçlı olan da diğerinin çok havalı ve kasıntı olduğunu düşünüyordu. Bunlar; gelecekte çok iyi dost olacak iki kızın birbirleri hakkındaki ilk izlenimleriydi.

Otobüs otogara ulaştığında aşağı inildi, valizler alındı ve otobüs firmasının servisine binilip beklenmeye başlandı. Herkes yerleştikten sonra şoför arkasına dönerek herkese tek tek nereye gideceğini sormaya başladı. İkisi de aynı özel yurda gittiklerini orada öğrendi.

Servis yurdun önüne geldiğinde ikisi de indi. Çantalarını servisin bagajından alırlarken göz göze geldiler ve ilk kez gülümsediler birbirlerine. Yurda girdiler ve danışmaya yürüdüler… Kayıtları önceden yapılmıştı. Danışmadaki orta yaşlı, kısa kızıl saçlı güzel kadın, siyah saçlı kıza:

— Senin odan 103 numara dedi.

Siyah saçlı kız tam çantalarını yukarıya çıkartmaya hazırlanırken:

Sarı saçlı kıza:

- Aaaa sen odan da 103 numaraymış, tesadüfe bak, oda arkadaşıymışsınız diyerek gülümsedi.
İki kız o anda ikinci kez gülümsedi birbirine…

- Ben Berfin, dedi sarışın kız ve elini uzattı.

- Esin, dedi diğeri ve elini sıktı Berfin'in.

Öpüştüler ve çantalarını alıp görevlilerin de yardımıyla odalarına çıkarttılar.

Valizler odaya bırakıldı ve oyalanılmadan aşağı inildi. Babalar çoktan tanışmış, sohbeti koyultmuştu. Sarışın kızın babası ticaretle uğraştığını söylüyor ve işinden bahsediyordu. Siyah, dalgalı saçlı kızın babası da memur olduğunu anlatıyordu… İki kız ve iki baba, Çanakkale’nin püfür püfür esen muhteşem manzaralı kordonuna doğru yürümeye başladılar…
 

Favori olarak ekle (105) | Görüntüleme sayısı: 846

Yorumlar (1)
RSS yorumları
1. 21-10-2007 10:04
beni, yatılı okuldaki ilk günüme ve üniversitede kaldığım ilk yurt gecesine götürdün Selçuk. Tabi, bu kızların tanışmalarının ardından neler yaşayacakları konusunda bir öngörüde bulunmak şu anda çok zor. ama, geçmiş bir şekilde de olsa hatırlatıyor kendini. herhalde, insan olmak'ın anlamı bu: her yaşanmışlıkla geçmişe, geçmişteki yaşanmışlıklara/anlara arada bir dönüp tamamlamak "ben" olmayı, "ben" denileni. Ki, uzun zamandır düşündüğüm bir şeyi yaşayacaklar mı bu iki kız öykünün sonunda merak ediyorum. "sıfır-0"ı , tamamlayacaklar mı, hayatlarında?.. 
ellerine, aklına ve ruhuna sağlık...
Yazan ilyas (Kayıtlı)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

seyir defteri

Üyeler: 238
Ezkizler: 740
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 467632

Liman

2__img32.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com