|
Suyu arardım, gökyüzünde.
Suyu arardım, torağın kucağında
Gökyüzü ve toprak…
Ne yakarış ne de avunuş..
Doğru yer imiş,
Ama doğru ‘ben’ değilmiş..
Su havada imiş dediler, uçtum:
Sordum sende mi?
Bendeki su yağmur oldu dedi toprağa indi.
Sen dedi toprağa in ,in ki belki bulursun..
İniş mutsuzluktu,
Topak :bendeki su durur mu hiç
bendeki su aktı.gitti. sen yakalayamazsın dedi
karaya indim
bir yol bulur umudu ile..
bir gezgin çıktı karşıma
ermişe benziyordu.
Yanına sokuldum
Suskundu bir şey söyleyeceği yoktu.
Denedim konuşmayı sordum ona:su nerdedir?
Gülümsedi ermiş edasıyla
“Yanlış yerdesin burası çöl” dedi.
Peki nereyi yol bileyim suyu bulmak için?
Ben ararken kimseye sormadım dedi”
Çakıldı bedenim çölün kızgın torağına..
Usulca uzaklaştı gezgin benden.. arkadan seslendi
Bulunca kimseyle paylaşma dedi su
Ben de kimseye anlatmam sırrımı.
Yürüdüm yürüdüm.. çöl ayaklarımı bitkin düşürdü.
Dinlenecek yer ardım,susadıydım da
Bir köye varmışım yürür iken.
Bana bal şerbet sundular,içtim
Nerden gelir nereye gidersin dediler.
Geldiğim yeri unuttum, suyu bulmaya yola çıktım.
Biz de suyu aradık dediler, ama bulan olmadı
Biz de bir köy kurduk, adı:su bulunmaz köyü
Sen de bulamazsın,boşuna uğraşma
Yerleş köyümüze, bir eş bul kendine
Çocuklarının anası ol.
Hayır dedim, bal şerbet içtim bu köyde çok durdum
Kalın sağlıcakla!
Köyden çıkacaktım ki , boylu poslu iki delikanlı yolumu kesti
Sen dediler ikimizden birinin eşi olacaksın
Biz dövüşeceğiz simdi,kim sağ kalırsa o senin eşindir
İrkildim ben sizlerden değilim,
Ben suyu arayan bir deliyim,benden size eş olmaz.
Beni işitmediler kavgaya tutuştular
Çöktüm bir kenara, seyrettim kavgayı
Kızgın boğalar gibiydiler,
Birbirlerine vurdular da vurdular
Sonra kılıçlara geçtiler,
demirin çınlayışı tüm köylüyü topladı.
Bir gündüz bir gece savaştılar
Gün ışımaya başlayınca yorgunluk çöktü herkese
Delikanlılar yorulmak bilmiyordu
Kılıcın şaklaması durmak bilmiyordu.
Derken ben yoluma davam etmeye kara verdim
Arkamı döndüm, yürümeye başladım
Uzaklaştım biraz, döndüm son kez baktım köye
Delikanlılar birbirlerine kılıçlarını geçirmişlerdi.
Kanlar akıyordu, analar ağlaşıyordu.
Köylü bana lanet okuyordu.
Analardan bana doğru yükselen feryatlar savuruyorlardı.
Sonra feryatların arasından su sesini iştim
,unutturmuşlardı bana suyu
yoluma devam etmeliyim dedim
yürüdüm yürüdüm
yaşım otuza yakındı yolda zaman geçmişti
suya dair ne bir iz ne bir yol vardı,
ben kocuyordum,gözlerim kırışmıştı.
Bir an bayınmışım
Oradan geçen bir kervan beni bulmuş
Deve üzerinde iken uyandım
Devenin yanında duran adam bana gülümsedi
Bana bir şeyler söyledi, anlamadım.
Bu adam da kim dedim içimden ,bu gözleri içimi alan da kim
Tekrar uykuya daldım
Bir köye vardığımızda uyandım
Beni kollarına aldı çadırına götürdü.
Birkaç gün öylece uyuyakalmışım
Adam çadıra girip beni uyandırdı
Baş ucumda duruyordu, hiç ses etmedi
Gözleri, gözlerimde idi
Ona sarıldım, sımsıkı gözleri su gibiydi
Ben suyum diyordu, beni bırakma
Birden irkildim “su” nerdeydi, yoksa bu adamın gözlerinde mi
Hayır hayır değil! Ben yoluma devam etmeliyim.
Ama bırakamıyordum onu, onun gözlerini bırakamıyordum
Esir edilmiştim bu göle
Ben seni buldum, beni bırakma dedi
Ona sıkıca sarıldım, o olabilmek için
Bırakamadım onu, kadını oldum onun
Yıllar onun yanında aktı, bir nehir gibi.
Suya yaklaşıyordum onunla sanki
O canımdan candı, bana aşıktı,
Sonsuz bir yaylaydı yüreği,
yeşil mavi sarı evrenin tüm renkleri onunlaydı
çocuklarımız oldu, gözleri benden yeşil,
gözleri ondan mavi iki oğlan çocuğu
ben kocadıydım bu esnada
çocuklarım iki delikanlı oldulardı
bir düş gördüm o gecelerde
düşüme su gelmişti
akıp akıp duruyordu renksiz
“sen osun dedim”
“ta kendisiyim dedi”
“ama sen o eski suyu arayan, genç kız değilsin”
“evet dedim ben kocadım, bir eşim iki oğlum var” dedim
“ben onu söylemedim sana, sen eski sen değilsin dedim”
“hani tüm düşlerinde ben vardım, gece gündüz, ne oldu sana”
“ beni anmayalı çok oldu, unuttun sen beni”
birden irkildim, büyük oğlum beni uyandırmaya çalışıyordu.
Uyandım, ama bana ne olmuştu.
Geçmişe uzandım birden
Suyu aramak için köklerimi bırakışım göründü gözüme
Suyu ararken yeni bir hayat kurmuşum kendime meğer.
Gün karardı,eşim yanımda uykuya hazırlanıyordu
Ona hiç “su”dan bahsetmemiştim
Ne diyecektim,o hiç suyu aramış mıydı?
Benim halimden anlar mıydı?
Uyuyamadım o gece, gün ağarmaya başladı
Usulca eşimi uyandırdım:
“ben gidiyorum dedim” suskun kaldı
gülümsedi, benim onu ilk gördüğüm gibi
“biliyordum dedi”, “gideceğini biliyordum”
“hoşça kal” dedim,usulca öptüm yanaklarından
yola düştüm, yine eskisi gibi
yürüdüm, eskisi gibi değildim,dizlerim tutmuyordu
köyden çıktım,biriktirdiklerimin arkada kalışını izledim
iki oğlum, eşim bana el salladılar
yoluma devam ettim, bir daha arkama bakmadım
tanrıya yalvardım:bu kocamışa bir yol göster
o anda bir şimşek çaktı, gökyüzü karardı
“iz karanlıktadır” dedi bir ses
ben gün ışığında bulamadım suyu,gecede neylerim
o an bir yağmur başladı, sonsuz bir yağmur bitimsiz bir yağmur
sırılsıklam olmuştum ve gece böyle yağmurla sürmüştü
uyuyakalmışım yağmurun iniltisiyle
kabuslar içinde uyandım
bir göl yaratmıştı yağmur,fark ettim
yanaştım göle, uzandım
gözlerimden yaşlar aktı o göle
“aradığın bendim” dedi ,bir ses
göle iyice yanaştım, gördüğüm genç ben idi
genç ben gerçek miydi
anlamaya çalıştım,iyice yanaştım
göle dokunmuştu dudağım
“gel” dedi bir ses
ayağa kalktım yürüdüm en dibe doğru
“kaynaştık” dedi bir ses
nefesim kesildi, boğuluyordum
“ben su mu oldum şimdi” dedim
ses içimden geliyordu
“sen zaten su idin”
eşk
22,01,2007
*not:
su’ban: su yolları
Favori olarak ekle (38) | Görüntüleme sayısı: 512
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved |