olta..köprü..balık
-
Eskizler >> düz yazılar
YOKSULLUĞUN SEVGİLİSİ
Uyandığımızda gün doğmuştu. Sarılıp bir kez daha öptüm, onu. Geceden daha uzun, soluklu. Güldü. Yüzüne dolanan saçlarını, hep hayatı sarıp sarmaladığını, umutla taşıdığını düşündüğüm elleriyle topladı, kalktı. Perdeleri sıyırdı. Güneş ilkten hüzünlü sonra canlanarak girdi geceden yorgun odaya, hayır, odamıza.
-‘Dün yağmur vardı, bugün ise gün ne kadar aydınlık…’
-‘Bir şair gibi konuştun dedim, doğrulurken.’
-‘Güldürme beni dedi.’
Oysa gülen bendim. Kalktım. Giyindim. Gittim, kütüphaneden bir kitap çektim.
-ELDE VAR HÜZÜN-
Okuyarak girdim odaya. Camın önündeydi ve yüzü bana dönüktü. Yüzündeki çocuk şaşkınlığı. Alışmamıştı benim garip huylarıma.
-ELDE VAR HÜZÜN-
Şiiri bitirdiğimde elde olmayanları düşünerek susmuş olmalıydık, bir süre. Sessizliği bozan olmuştu.
-‘Ya yaşam dostum? Nerede?’
Dışarıda demiştim. Her gün karıştığın o bilinmez kargaşanın içinde. Aynanın önüne oturmuş, saçlarını tarıyordu. Tüm çıplaklığıyla.
-‘Yaşam çıplaklıktır, olabilmektir, dedim.’
Gene başladın gibisinden yüzüme bakmıştı. Dudaklarının kenarında alaycı çizgiler.
-‘Yaşam yoksulluğun çıplaklığıdır.’
Derin bir düşten uyanmış gibi duymuştum, dediklerini.
O ise devam etmişti.
-‘Yaşam yoksulluğun çıplaklığıdır. Giyinik olmak ve soyunmak. Sonra çıkmak, yürümek, biliyormuşuz gibi yapıp bütün gün çalışmak ve sonra derin bir boşlukla dönmek.
İnsanın tanıdığını zannettiği birinden duydukları hep şaşırtıcı olmuştur. Çünkü yanındadır o, içinde, arkanda, telefonun çok uzak olmayan bir ucunda, belirlenen bir yerde seni beklemektedir. Biraz kaygılı ve az mutlu.
-‘Acıktın mı?’
Kafasını hayır anlamında sallamıştı. Doğrusu ben de bir şeyler yemek istememiştim; ama soru ağzımdan bir anda çıkıvermişti.
Kitabı aldığım yere bırakırken, giyiniyordu. Elimi-yüzümü yıkadım. Sakallarım ne kadar uzamıştı. Kaç gündür kesmiyordum. Beş, on… Daha da fazlası olabilirdi.
-‘Yaşam hep ertelemek mi?’
Bulaşmıştı işte. Odaya döndüğümde, camı açmış, sigara içerken bulmuştum onu. Dalmıştı. Girdiğimi fark etmemişti. Yanına yaklaşıp, sağ yanağına içten bir minik öpücük… Öylece bakmıştı. Donuk gözlerle ve anlamsız bir yüz ifadesiyle.
-‘Neyin var ne oldu?’
-‘Hiç gitmişim öyle.’
-‘Çıkalım mı?’
Olur demişti, çıkalım ve bir bilinmezliğe daha başlayalım.
Sokağa çıktığımızda güneş iyice yükselmişti, tepemizdeydi artık. Koluna girmiştim. Uysal bir kedi tatlı ev sahibine nasıl usulca yaklaşırsa, öyle.
-‘Soyunalım mı yoksulluğun çıplaklığı?’
Babam gibi dönüp cevaplamıştı beni. En az ona bu kadar benzeyerek, sinsi; ama gene de gülerek.
-‘Hayır, koşalım, yoksulluğun sevgilisi, otobüs kaçacak.
18.02.2009
ONUR ERYILMAZ
Devamını oku... -
Eskizler >> şiirler


Sokaklarda dolaşan ayak sesleri mi?
Yoksa ayaklara yapışan kum taneleri mi?
Her adımda daha da biriken
Düşüp düşüp yeniden birleşen
Adımlara direnen kum taneleri mi?
Düşmemek için tutunmaktansa bir yerlere
Bütünlemek kendini denize
Daha cezp edici değil mi?
Kaybolacak bir iz bırakmak için
Çabalamaktansa
Sal kendini bütünlüğün içine
Deniz kaybetsin seni!
Ufak bir çalkalanmasıyla onun
Dibini boylayacaksın suyun
Her yer gece
Her yer sende
Gece fenerini bile görmeyeceksin
Söylemedim mi her seferinde
Çıkarttın yine yeleğini
Gözler içinde ki sen’e
Ney’di gece
Bir solukta üflendikçe
Tüyleri ürperten
O ölümcül sesiyle.
Şahit oldun gözlerinle
Bu ses devirdi yelkenlerini denize
Ayakların zaten denizde
Yapışmasın diye hiçbir tane tenine.
Yüzeyde tutacak bir şey kalmadı
Bu ses boğacak seni bu gece
Dememiş miydik birbirimize
Sesler yalnız gözlerde işitilmeli diye
“bir şarkının esirisin” niye!
Niye daldın bulutların çizdikleri resimlere
Neyi gördün o yüzlerde
Biliyorsun bu da ağlatmayacak seni
Dolu gözlerin
Ama düşmeyecek damlalar
Bundan görmüyor gözlerin
Kokularsa hiç bitmeyen sözleri gelenlerin
Kendin bilirsin
Ama unutma ki
Çarpan kalbin senin!
Gökyüzünde ve yeryüzünde ne varsa
Hepsi yalnız bir nefesin!
Devamını oku... -
Eskizler >> düz yazılar
.
Devamını oku... - Eskizler >> düz yazılar Devamını oku...
-
Eskizler >> şiirler
"ANNELERİN MASALLARI VURULUR TARAMALI BAYKUŞ SESLERİYLE"
Filistinli ölü çocuklara ithaf edilir...
Devamını oku...


