Menu Content/Inhalt
Güverte arrow Son yazılar

üye girişi


Yazıların Günlüğü
Rastlantı & Randevu PDF Yazdır E-posta
Yazar alihan uncu   
Sunday, 09 November 2008

 

bugün o'na gittim.
soldurduğum nergis'e,
bal rengi nergis'ime.

hâlâ
orada mı; diye,
merakımdan..

yoktu..
yerde kar da yoktu,
onun yokluğuna şaşırmamalı.

hem hiç görmediğimiz sular da vardı,
sesini bile duydum...

nergis yoktu
suya baktım,
suya baktım.

narkisos gibi belki ben de,
ben de
kalırım orada diye...

olmadı,
döndüm...

mum alevinde hayalini
yaka, yaka... 08 (05'e saygıyla)

Yorumlar (4) | Favori olarak ekle (42) | Görüntüleme sayısı: 673

 
karamavi-kan lekesi PDF Yazdır E-posta
Yazar ibrahim kabahaliloğlu   
Wednesday, 05 November 2008

Bir kolun uzanmış göğe

Ve yeşilliklere yükseliyor bedenin

En ulaşılmaz yerlere.

Ayak basmamış cennetlere tutunuyorsun

Bilmem, ayağa kalkmak için mi bu çaban!

Yeri gelir asırlık çınarlara boyun eğdirirsin

Sen her canı güldürmeyi de bilirsin

Ama dökülmesin gümüş rengi gözlerinden

Bir damla yaş

İşte o zaman değişir dengeler

Ne yapacağını bilmez avareler gibi

Dolaşır olur bedenler.

Bir kadın uzanmış göğe

Kıpkızıl saçları titretiyor canları

Deniz kokuyor teninde

Kim daldıysa,

Çıkamadı bir daha gün yüzüne,

Onun gözlerine.

Kara bulutları örttüğünde üzerine

Melekler uçuşur gözler önünde

Düşmüş her elden tutarlar

Hayat verirler bedenlere

Fakat görebilene…

Yine bir sabah gördüm

Soğuktan tir tir titreyerek

Büzülmüş yatarken koca dağlar

Şefkatin ş’sinden bile anlamayanlara

Tokat gibi indirir kollarını

Sararsın o ufacık canları

Küçük bir kedi yavrusu gibi

Karmakarışık bir zihinle gelmişlerken

Kanatlanıp uçarak çıkarlar sanki

Gökteki bulutlara yetiştirmek için şefkatini.

Bir kadın uzanacak göğe,

Akşam alacasından çıkmış zakkumlar gibi-

Acıtacak canlar ararken etrafta

Bir solukta yine sendin içine çeken onları.

Her gün başlangıcında

Görüyorum yine

Bir hüzün bulutu gözlerinde

Yine yaşlar biriktiriyorsun

Düşürmek için bir damla inanç kıvılcımı

Acılara tutunanların yüreklerine

Bir kadın uzanıyor göğe

Saçları yol olmuş senin tenine

O küçücük, görünmeyen

Ama dağları bile saran iç denizine,

Fakat bir hıçkırıkla

Peşi sıra kuşlar kalkıyor

Kızıl kanlar gibi yolundan

Her pençede bir tutam kan

Feryatlar yükseliyor

Bir haykırış!

Bir haykırış!

Tek yol var sana giden

Gelinlerin duvağı gibi

Kıpkızıl!

Kıpkızıl!

Düşen damlalar gibi...

 

Tinsel bir kan lekesini silmek ister gibi

Peşi sıra kuşlar kalkıyor

Sana giden tek yolu tüketmek ister gibi

Çıt çıkartmıyorsun, neden!

Kılın kıpırdamıyor!

Suskun dalgaların!

Bilmem geldi mi zamanı

Seninde yok olmanın?..

Yorumlar (1) | Favori olarak ekle (43) | Görüntüleme sayısı: 571

 
Ya Bade Hû PDF Yazdır E-posta
Yazar a. k.   
Tuesday, 04 November 2008

Canı Çıkamadı Aşkın
Selâlara karıştı davul sesleri,
Tüm havaî acılar patlatıldı.
Semalara kanat çırpacakken henüz
Bir yanım gez göz arpacıkla vuruldu.

Yorumlar (6) | Favori olarak ekle (42) | Görüntüleme sayısı: 658

Devamını oku...
 
tuzsuz deniz PDF Yazdır E-posta
Yazar alihan uncu   
Friday, 31 October 2008

göz pınarlarında
yüzen balık bendim...

oysa bir dirsek
mesafesinde,
hala paylaşılacak
bir sigara vardı
senin için...

zamansız geldin,
sen bana erken
ben sana geç...
ya da tam tersi.

ben yine de
seni çok sevdim...

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (34) | Görüntüleme sayısı: 611

 
Ütopik Yalanlar; Yalnızlığa Sen Kala PDF Yazdır E-posta
Yazar Dilek Akın   
Sunday, 26 October 2008

 

bulduğumda seni
yalnızdın
betonlaşmış yürekler arasında sıkışıp kalmış ruhun
önünde uzanan yol şeytanın ışığında
sonu intihar
bir bıraksam hazırdı gitmeye
paçalarından yakaladığım gölgen
ölüme ıslık çalarken baykuşların yırtıcı çığlığı
hayattan s/es arıyordu ölüsü dirisi bir düşlerin
hiçbir ışık kapatmıyor karanlığı
korkuyordun
içinin karanlığı
dışının karanlığı
yalnızlığın karanlığı bulaşmış birbirine
karanlık ki yalnızlığın günahkar peygamberi
karanlık bir virüs gibi dolaştıkça hücrelerinde
düştükçe d/üşüyordu tutsak kelimelerin dilinin ucundan aşağı;
bazen ölüm bile çare değil unutulmaya
ve nerede unutursan unut kaybedilmiyor yalnızlık


hızlandırılmış bir sevişme sahnesiydik biz seninle
tensel çelişkilerinin mahrem yerlerini
sterilize yalanlarla örtüyordu
hoyrat dokunuşlarım
Tanrı sanıyordun beni içimdeyken
Tanrı çıplaksa melekler fahişedir

bıraktığımda seni
yalnızdın
betonlaşmış yürekler arasında sıkışıp kalmış ruhun
önünde uzanan yola saçılmış doğmamış çocukların
meze oluyordu aç bir sokak kedisine
koynunda yalanlar beslerken
ütopik yalanlarla örüyordun
Tanrı'nın çıplaklığını;
ki unutmak unutulmaktan doğuyor
Hey Tanrı! Senin Tanrı'n kim? Yoksa... Sen de mi unutuldun?


unutulmuş bir sevişme sahnesiydik biz seninle
sevişir gibi yaparken yalnızdık

Dilek Akın

Yorumlar (3) | Favori olarak ekle (47) | Görüntüleme sayısı: 744

 
Süt Köpüğü PDF Yazdır E-posta
Yazar hande çağdaş   
Saturday, 25 October 2008

Kahvesini bekliyordu. Bu kadar uzun sürmemeliydi. Hemen hayal dünyasını kullanarak bir senaryo yazdı.

Yorumlar (4) | Favori olarak ekle (43) | Görüntüleme sayısı: 673

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 235 - 260 Toplam: 471

seyir defteri

Üyeler: 376
Ezkizler: 1065
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 1051604

Liman

esinadk.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com