Menu Content/Inhalt
Güverte arrow Son yazılar

üye girişi


Yazıların Günlüğü
"kese kağıdına sarılı şeyler" - türker a. PDF Yazdır E-posta
Yazar nato mermer mermer   
Monday, 23 March 2009

yazarlarımızdan türker a. 'nın şiir kitabı "kese kağıdına sarılı şeyler" iskenderiye yayınlarından çıktı, ustaya eyvallah diyorum tüm müdavimler adına.

Yorumlar (8) | Favori olarak ekle (31) | Görüntüleme sayısı: 607

 
Rüya PDF Yazdır E-posta
Yazar alihan uncu   
Thursday, 19 March 2009

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (23) | Görüntüleme sayısı: 326

Devamını oku...
 
KÜÇÜK İNSAN PDF Yazdır E-posta
Yazar onur eryılmaz   
Monday, 16 March 2009

                                           KÜÇÜK  İNSAN

 

 

 

Sızlanan insanları sevmedim ben. Gururlu oluyorlardı. Neydi gurur? Anlaşılmaz bir hırs, karşısındakine inat. Bu insanların işe yaramadıklarını düşündüm hep. Arkalarında ve önünde, kendilerinden habersiz bir pohpohlayıcı güruhla gezerlerdi. Gülüşleri saklı, ağlamaları uzak oldu bana.

 

Ben bizim apartmanın kapıcısı Hüseyin Usta’yı sevdim. Elli yaşının üstünde olmasına rağmen, asansöre binmez, merdivenleri çıka çıka her istenileni dağıtırdı, tüm dairelere. Bazen lâfa tutardım onu:

 

‘Bey derdi, anladım, sende benim gibi konuşmayı seviyorsun, söz geleceğim bir gün oturmaya.’

 

Karısı iki yıl önce ölmüştü. Yalnız yaşıyordu. Baksanız hâlâ tatlı, ince ve nazikti. Birinin ölümü, hele de, bu en yakınınızdaki ise, küstürürdü hayata sizi. İnsan ne yaptığını bilmeden yaşardı. Bilmeden yemek yer, bilmeden dolaşır, bilmeden uyurdu. Zaman yürekte açılan yaraları kapatmakta yüzyıllardır ustaydı ama, o zamanı kim yaratmıştı!

 

Bir keresinde kaybolmuştu ortadan. Telaşlanmıştık. Yaptığı şey değil ya! Haber de vermemişti. Geri döndüğünde güzel, minicik biz kız çocuğu vardı yanında.

 

‘Hayırdır demiştim.’

 

‘Hayır olsun bey demişti, bizim köyden, sahipsizin teki, aldım getirdim.’

 

Ne sorulabilirdi başka? Hiç.

 

Adı Aysel’di kızın. Bazı sabahlar o çalardı, kapının zilini. Ekmeği ve gazetemi uzatır, yüzüme bakmazdı. Yanakları hep al al olurdu. Sonra sonra konuşmaya başlamıştı.

 

‘Günaydın.. Bey…’

 

Günaydın derdim, bugün nasılsın bakalım? Küçük bir iyiyim çıkardı, kırmızı dudaklarından. Gözlerini kısar, öyle bakardı. Yaşanılamayan bir çocuk bakışıyla.

 

Bir gün, bir hafta sonu bana gelmişlerdi, Hüseyin Usta’yla beraber. Çay demlemiştim. Börek getirmişlerdi.

 

‘Ehh…! Hüseyin Usta demiştim, neler varmış sende?’

 

‘Yok beyim, ben değil Aysel kız yaptı, misafirliğe boş gidilmez deyip, sabah beri uğraştı.’

 

Uzun uzun konuşmuştuk. Ağustos sıcağı yakıcıydı. Gündüzleri oturulmuyor, geceleri pencere açık bırakılmadan yatılamıyordu. Pencereden giren, iri sivri sineklerle sabahı ediyordum, yorgun.

 

‘Okula gidiyor mu diye sormuştum? Bana bakmıştı Aysel, içindeki dünyadan bir bakıştı bu. Masum ve tertemiz.’

 

‘Kaldığı yerden devam edecek, gidebildiği kadar.’

 

Aysel bu sırada saçlarıyla oynuyordu. Küçükken sevindiğim de ben de saçlarımla oynardım. Aynı duyguyu şimdi o yaşıyor olmalıydı. Giderlerken dönüp dönüp bana bakmıştı.

 

‘Helâl olsun Hüseyin Usta’ya. Daha büyük sevmiştim onu. Çalışıyordu, didiniyordu, kopmuyordu hayattan. Ölümler yaşamıştı. Anlattığına göre çocuğu da olmamıştı. –Şimdi vardı.- Bir kere olsun mırıldandığını da duymamıştım, ne olursa olsun. Olanı kabul etmişti.’

 

Küçük insanları sevdim ben. Onların büyük dünyalarına, onlardan habersiz girdim. Hepsinde onlardan biri oldum. Yalansız bir dünyada yaşıyor olmalıydılar çünkü. Zorla yaşatılanlardı. İstemedim. Korktum da biraz. Her yaşam bir diğerine gidiyordu. O bir başkasına. Anladım, yolculuğa gelmiştim bu hayata. Uzun, çok uzun bir yolculuğa.

 

 

                                    

                                                                        ONUR ERYILMAZ

 

 

 

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (22) | Görüntüleme sayısı: 321

 
beni susarak büyütme PDF Yazdır E-posta
Yazar esra soytürk   
Friday, 13 March 2009
Şimşekler biriktirmiştim gözlerimde
Gürleyecektim, ağır geldi tüm kelimeler dilime
Sessizce yağabildim sadece sıcak sıcak
Toprak koktu tenin gibi

Yorumlar (3) | Favori olarak ekle (29) | Görüntüleme sayısı: 608

Devamını oku...
 
Minik Acılar Orkestrası PDF Yazdır E-posta
Yazar Necmettin Topçu   
Thursday, 12 March 2009







"artık bedenimde yer yok korkuya"
"yer yok bir damla daha şubat'a" diyordun.
"tutun rahmime! kazıt beynini!
ki biliyorum, orada benden gizli
bir cennet saklıyordun."


etinle ele ele bir gece bu.
hırpalar...
izlersin;
kuşlar göğün rahminde kaybettikleri tanrıları arar.
kabus, evcilik gibi bakar gözlerine;
ipin şakağında pembe, hâlâ kız çocuklar.
ve biraz mavi kalır morun aklında.
kaybolur ufukta, hep sevişir halde zehrin dudak izi.
bir teneffüse daha yer yok bu yatakta.
rahmine boşalır aklımda ki tüm gri kadın cesetleri.
korkma.
korkma sadece gözü dönmüş bir "ama" bu.
gökkuşağı davacı olmuyor, vurulunca kasıklarından bir rengi.


penceremin önünden etekleri savrulan rüyalar geçiyor
kanlı etim duruyor hâlâ bir kaçının avuçlarında;
hepsi, evet hepsi ilti-haplanmış bedbaht kadınlar.

bil; istanbul sıcak hava dalgaları yüzünden batmıştı gözlerine.

gör; derdi otuzbir sandıkları için çekiyordu o çocuklar.

hiç bir caddeye çıkmayan bir sokakta,
ağızlarında yarı tütün, yarı kubar.


öpün tüm çocukları şimdi.
akıllarını kaybedip bulamasınlar bir daha.
hiçbirini sağ koma-
yın,
zikredilirken meleğin adı!
yoksa!
yoksa...
günah, cemaatsiz yalnızlığımda patlamay hazır koca bir am-
ma-
yın!


çıplağım.
kaçamazdım ceninden ufka.
gidip kahraman olamazdım yazarı tarafından terk edilmiş bir masala.
gerçeği unut:
sen bana öyle bakarken kaçamazdı coğrafya dersinden sütyensiz bir şehir
henüz çizilmemiş, giyinik kasabalara.



bu gece sarhoşum tekilyan.
kendime kaçamam.
fail-i meçhul sevda kemiklerinin uçları sivri.
taşıyor sevişirken, bir rengin dilindeki topraktan.
ki toprak, hastalık sarı,
kan kadar haklı.
artık küfrün koynunda ölü bulunmaz hiçbir kadın bu gece,
morgun çıkışa en uzak çekmecesinde dirilmek biraz ölüm kaplı.


üzgünüm;
beni kerbela'da sevgilim emzirdi anne,
ağzım hâlâ çıplak ve topuklarımda bir aşk saplı.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (29) | Görüntüleme sayısı: 474

 
hüvel baki PDF Yazdır E-posta
Yazar türker ayyıldız   
Monday, 09 March 2009



Yorumlar (3) | Favori olarak ekle (32) | Görüntüleme sayısı: 560

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 131 - 156 Toplam: 450

seyir defteri

Üyeler: 345
Ezkizler: 1009
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 911099

Liman

007.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com