Menu Content/Inhalt
güverte arrow müdavim notları

üye girişi


Müdavim Notları
Sonuç 120 - 150 / 893 Yeni Not Ekle
isim mesaj
kiitosindarkness
 Saturday, 16 August 2008 13:21 tarihinde gönderildi
ve tanrı söyledi:
birde aşkımı sorguluyorsunuz hala?
toprak nasıl yeşertiyor yeni fidanları,baksanızza...
verdiğim acılara küfredip,kızın bana hadi.
acı nedir ne bilirsiniz,yaşamasam acıyı neden vereyim sizede,acı olsada koparttım sizi ruhumdan sırf yaşayın diye.
yaşanmış aşkları çınlattım kulaklarınızda,bilmedikleriniz çürüdüler toprağın altında.
işinize geldiğinde yerime koyup bir canı,bir anda mezarada koydunuz.
hadi hala çıkıp ortalığa yoksun deyin bana.bana yaşatın en büyük acıları hala,sırf siz aciz ruhlar
mutlu olun diye
ben çekerim acılarınızıda...
 
kiitosindarkness
 Thursday, 14 August 2008 17:09 tarihinde gönderildi
birşeyler yazıyorum ama bazan bende anlamıyorum.belki tuvalet bile daha güzel bunlardan ama ondan güzel biryer de varmıki acaba..
 
kiitosindarkness
 Thursday, 14 August 2008 04:43 tarihinde gönderildi
Ölümle yeşeren tohumlar için ölüme giden yolda çekilen her ızdırab eştir aşkın mutluluğuna.
ve bu tohumlar yükseldikçe semaya, aşkı bulurlar ölümün sonsuzluğunda.
 
bdb
 Wednesday, 13 August 2008 01:48 tarihinde gönderildi
ABBAS


Haydi Abbas, vakit tamam;
Aksam diyordun iste oldu aksam.
Kur bakalim cilingir soframizi;
Dinsin artik bu kalp agrisi.
Su agacin golgesinde olsun;
Tam kenarinda havuzun.
Aya haber sal ciksin bu gece;
Gorunsun soyle gonlumce.
Bas kirbaci sihirli seccadeye,
Goster hukmettigini mesafeye
Ve zamana.
Katip tozu dumana,
Var git,
Boyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Besiktas'tan;
Yasamak istiyorum gencligimi bastan.

Cahit Sitki Taranci
[ 1942 ]
 
minna
 Saturday, 09 August 2008 09:48 tarihinde gönderildi
çikolatalar da benden..
 
nato mermer
 Friday, 08 August 2008 21:31 tarihinde gönderildi
kanyak müdürüm kanyak gerek.
 
bdb
 Friday, 08 August 2008 10:10 tarihinde gönderildi
iyiden üşümeye başladım
hayırdır?
 
minna
 Wednesday, 06 August 2008 17:26 tarihinde gönderildi
Ölümü gör ki beklemiyordum prensi ben.Oturmuş öylece...

 
kiitosindarkness
 Monday, 04 August 2008 15:18 tarihinde gönderildi
farklılığı sağlayan bizim nasıl gördüğümüz
 
minna
 Monday, 04 August 2008 09:14 tarihinde gönderildi
.. hiçbir aşk farklı mıdır bir diğerinden?..
 
kiitosindarkness
 Sunday, 03 August 2008 20:20 tarihinde gönderildi
nedirki aşk,sevgili.kimki bunlardan bahseden.
tek bir aşk bildim,ölümün sıcaklığını tadacak olmak...
bunu açıklamak için gerek yok karmaşık cümlelere.her beden tadacaksa onu ondan başka aşk olamaz.hiçbir canlı farklı değil çünkü bir diğerinden.
 
minna
 Sunday, 03 August 2008 16:22 tarihinde gönderildi
-ve prens intihar etti dediler bir rakkasenin kıvrak tülünde-
 
minna
 Saturday, 02 August 2008 18:26 tarihinde gönderildi
ben aşkı unutalı yüzyıl oldu
 
kiitosindarkness
 Friday, 01 August 2008 02:14 tarihinde gönderildi
böyle bir karmaşanın ortasında karışmaması engellenebilirmi yazılan duygularında.binlerde parçaya ayrılır bulutlar ıslamak için gözyaşlarıyla yeryüzünü.
peki neden!!!!
bir bedeni yaşatmak için mutlaka kaybolmalımı bir başka beden.belli yenisi gelecek yerine yeniden,herşey sürüp gidecek.
peki kaybolanlar nerede!!!
ölümmü bu
yoksa yeni bir doğuş mu
neden bri arada durmaz ruh ve beden hala hayattayken bile.
yoksa sonsuz kavuşma anı beklendiğinden mi...
 
nisa
 Thursday, 31 July 2008 15:39 tarihinde gönderildi
Gece çöktüğünde çöpleri toplayıp şehri arındıran çöp arabalarının sesi yankılanıyor boş sokaklarda; bir zamanlar birilerinin çöpçülerin yolunu gözlediği onların hikayelerini dinlemeyi sevdiği geliyor akla...Tıpkı onların bir yerlerdeki çöpleri toplayarak şehri temizlemesi gibi, belki o biri de dinleyerek dinlenir arınır falan yani...
 
kiitosindarkness
 Saturday, 26 July 2008 22:09 tarihinde gönderildi
dört köşeli tahta

Solmus çiçeklerin kızıllıgına bürünüp
yagan yagmurlarla salmadi kokusunu dogaya,
gün dogmadi hicbir gecenin üzerine
melek kanatlarıyla,
dalgalarla savurdugu safligindan sıyrılıp,
tinsel bir varolusa atarken adimlarini.
ve bu cansiz beden
bir canli sogukluguyla arsinladi mesafeleri,
en gercekci haliyle alabilmek icin
sandiktaki yerini,
ne var ki,
acilmadi o tahtadan kapi hala,
böyle bir bedenin gecmesi icin/
nasil barindirsn ki icinde,
kızıllıgı cöllerden gelen bu esintiyi,
o da bilmiyordu bunu
onca tecrubesıne ragmen.
oysa ne bedenleri cürüttü
icinde,gözyaslari ve yakarislar esliginde.
 
kiitosindarkness
 Saturday, 26 July 2008 15:24 tarihinde gönderildi
Toprak olup gitmişlere sorarsan
Ha gavur olmuşsun ha müslüman.
Kimler bu dünyada eğlenmemişse
Ötekinde yalnız onlar pişman.
Ö:H.
 
minna
 Saturday, 26 July 2008 03:16 tarihinde gönderildi
iyi 3:59 lar
bişeyler yazıyordum aklıma düştün...sabahın kör karanlığını sevdim düştüğün yerde.
 
kiitosindarkness
 Monday, 21 July 2008 19:31 tarihinde gönderildi
Can o güzel yüzüne vurgun, neyleyim;
Gönül tatlı diline tutkun, neyleyim;
Can da, gönül de sır incileriyle dolu:
Ama dile kilit vurmuşsun, neyleyim. Ö.H
 
persephone
 Monday, 21 July 2008 16:31 tarihinde gönderildi
yok.. beceremiyorum ben bu işi.. olmuyor işte..
 
bdb
 Monday, 21 July 2008 14:58 tarihinde gönderildi
yolcuları tarafından terk edilmiş bir gemiyiz şu aralar..

olsun diyoruz..

 
kiitosindarkness
 Thursday, 17 July 2008 09:35 tarihinde gönderildi
Baharlar yazlar gider, kara kış gelir;
Varlığın yaprakları dürülür bir bir;
Şarap iç, gam yeme; bak ne demiş bilge:
Dünya dertleri zehir, şarap panzehir. ö.h
 
kiitosindarkness
 Wednesday, 16 July 2008 17:36 tarihinde gönderildi
bir güzeş ki gördüğüm
yok yüzünde meymenet
bir hisar ki vardığım
yok bir damla metanet
bir şarap ki içtiğim
ediyor herkes şikayet...i.k
 
kiitosindarkness
 Monday, 14 July 2008 14:55 tarihinde gönderildi
kalk haydi.ebediyyen uyuyacağız zaten. Ö.H.
 
kiitosindarkness
 Friday, 11 July 2008 17:40 tarihinde gönderildi
insanı ne öldürür,ruh mu yoksa beden mi?
 
kiitosindarkness
 Monday, 07 July 2008 00:07 tarihinde gönderildi
fakat dayanamıyorki gerçeğin getirdiklerine
 
minna
 Wednesday, 25 June 2008 18:49 tarihinde gönderildi
siya edip geri gidelim aşktan.
 
persephone
 Wednesday, 25 June 2008 10:38 tarihinde gönderildi
aşk.. korkunç bi şey.. aşkı bilmek ve bildiklerinle bilmek istediklerin arasında kalmak daha korkunç bi şey.. korkudan titreten bi şey..
 
engin barış
 Tuesday, 17 June 2008 21:15 tarihinde gönderildi
Müdavimler düşünceler dalmış. Bir patlama yaşanacak anlaşılan.
 
Pardus
 Monday, 16 June 2008 11:56 tarihinde gönderildi
Hayatın kırık dökük parkeleri üzerinde sek sek oynardı çocukluğumuz.
Her düşe bir gerçek, her gerçeğe bir düş bulurduk saklambaçla biten oyunlarımızda...

Sahi oyun neydi. Biz neredeydik, nereye gidiyorduk...
 

<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

seyir defteri

Üyeler: 226
Ezkizler: 701
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 421314
2.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com