Menu Content/Inhalt
güverte arrow müdavim notları

üye girişi


Müdavim Notları
Sonuç 1 - 30 / 785 Yeni Not Ekle
isim mesaj
hayatberbat
 Saturday, 06 September 2008 20:34 tarihinde gönderildi
bütün kalbi kırıklıklar esrik bir deftere yazılır..
o defter ki tüm kör bıçaklı kurbanların ismailidir..
her kelime büyük harflerle bordo bir denize dökülürken..
yarım yamalak kurulmuş bir kelime de kendi içine döllenir..
erselik bir kırgınlık yağmurda boşluğu sallarsa birgün..
ucu yakılı defterler mezara gömülmüş demektir..
mezarda okunan üç kuluvvulah bir elham..
tabutta ki kırgınlıklar defterine değil..
yeni paylaşımlara devşirilir..
her
dönüş..
belli bir gidişe..
bağlansa da...

kırgın yürekler elbette aynı gemilerde demlenir..

b.n= insan aynı meyhaneye 2 kez giremez derdi hikmet benol aynı gemiye girer mi?? girmeli.....
 
KörMilliPiyangoSatıcısı
 Saturday, 06 September 2008 14:46 tarihinde gönderildi
Kırmayın dedim, kırılmaması gereken yerleri.. Dün Payidar'ı savunmuşlar bir cam kenarında.. Bat..
 
bdb
 Saturday, 06 September 2008 11:26 tarihinde gönderildi
tavuk döner, et döner peki nasıl döner yüzlerce promil nevizade sarhoşluğu..

gündüz aç abi
katlansın günahlarımız
 
KörMilliPiyangoSatıcısı
 Saturday, 06 September 2008 11:16 tarihinde gönderildi
Badem 5, ceviz 10..
 
bdb
 Friday, 05 September 2008 14:04 tarihinde gönderildi
Cuma diyorum..bademciler diyorum..Berbatım nerelerde diyorum..
 
KörMilliPiyangoSatıcısı
 Friday, 05 September 2008 13:11 tarihinde gönderildi
NŞA'da bir büyüğün sekiz eşit parçaya bölünebileceği gerçeği kadar.. Bat..
 
kiitosindarkness
 Wednesday, 03 September 2008 00:54 tarihinde gönderildi
dumanlar yükseliyor göğe
bir parçamıda götürüyor
güle güle.
çıplak ayakları kanamış
koşuşuyorlar sahilde
parçalanmış bir yüreği
yok etmek isterlercesine.
ama neden
neden ama...

derin dalgara
dalıyor tenler
ve
dalıyor tenleri
dalgaların birikintileri...
 
kiitosindarkness
 Monday, 01 September 2008 19:42 tarihinde gönderildi
bitik bir ginde
patates toplarken martılar
mısırlara salladım oltamı
şans bende ya
yine
incir dibine düştü kurşunum...
 
minna
 Monday, 01 September 2008 14:29 tarihinde gönderildi
durdum...
 
kiitosindarkness
 Friday, 22 August 2008 01:56 tarihinde gönderildi
nekadar büyüktü bu gece ay
hemde hiç görmediğim kadar.hiç kanat takmadan bu kadar yükselebilirmi insan..
 
bdb
 Tuesday, 19 August 2008 14:22 tarihinde gönderildi
bitsin..hem de hemen..

 
minna
 Monday, 18 August 2008 09:40 tarihinde gönderildi
yaz bitecekmiş..öyle dediler bana..
 
kiitosindarkness
 Saturday, 16 August 2008 13:21 tarihinde gönderildi
ve tanrı söyledi:
birde aşkımı sorguluyorsunuz hala?
toprak nasıl yeşertiyor yeni fidanları,baksanızza...
verdiğim acılara küfredip,kızın bana hadi.
acı nedir ne bilirsiniz,yaşamasam acıyı neden vereyim sizede,acı olsada koparttım sizi ruhumdan sırf yaşayın diye.
yaşanmış aşkları çınlattım kulaklarınızda,bilmedikleriniz çürüdüler toprağın altında.
işinize geldiğinde yerime koyup bir canı,bir anda mezarada koydunuz.
hadi hala çıkıp ortalığa yoksun deyin bana.bana yaşatın en büyük acıları hala,sırf siz aciz ruhlar
mutlu olun diye
ben çekerim acılarınızıda...
 
kiitosindarkness
 Thursday, 14 August 2008 17:09 tarihinde gönderildi
birşeyler yazıyorum ama bazan bende anlamıyorum.belki tuvalet bile daha güzel bunlardan ama ondan güzel biryer de varmıki acaba..
 
kiitosindarkness
 Thursday, 14 August 2008 04:43 tarihinde gönderildi
Ölümle yeşeren tohumlar için ölüme giden yolda çekilen her ızdırab eştir aşkın mutluluğuna.
ve bu tohumlar yükseldikçe semaya, aşkı bulurlar ölümün sonsuzluğunda.
 
bdb
 Wednesday, 13 August 2008 01:48 tarihinde gönderildi
ABBAS


Haydi Abbas, vakit tamam;
Aksam diyordun iste oldu aksam.
Kur bakalim cilingir soframizi;
Dinsin artik bu kalp agrisi.
Su agacin golgesinde olsun;
Tam kenarinda havuzun.
Aya haber sal ciksin bu gece;
Gorunsun soyle gonlumce.
Bas kirbaci sihirli seccadeye,
Goster hukmettigini mesafeye
Ve zamana.
Katip tozu dumana,
Var git,
Boyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Besiktas'tan;
Yasamak istiyorum gencligimi bastan.

Cahit Sitki Taranci
[ 1942 ]
 
minna
 Saturday, 09 August 2008 09:48 tarihinde gönderildi
çikolatalar da benden..
 
nato mermer
 Friday, 08 August 2008 21:31 tarihinde gönderildi
kanyak müdürüm kanyak gerek.
 
bdb
 Friday, 08 August 2008 10:10 tarihinde gönderildi
iyiden üşümeye başladım
hayırdır?
 
minna
 Wednesday, 06 August 2008 17:26 tarihinde gönderildi
Ölümü gör ki beklemiyordum prensi ben.Oturmuş öylece...

 
kiitosindarkness
 Monday, 04 August 2008 15:18 tarihinde gönderildi
farklılığı sağlayan bizim nasıl gördüğümüz
 
minna
 Monday, 04 August 2008 09:14 tarihinde gönderildi
.. hiçbir aşk farklı mıdır bir diğerinden?..
 
kiitosindarkness
 Sunday, 03 August 2008 20:20 tarihinde gönderildi
nedirki aşk,sevgili.kimki bunlardan bahseden.
tek bir aşk bildim,ölümün sıcaklığını tadacak olmak...
bunu açıklamak için gerek yok karmaşık cümlelere.her beden tadacaksa onu ondan başka aşk olamaz.hiçbir canlı farklı değil çünkü bir diğerinden.
 
minna
 Sunday, 03 August 2008 16:22 tarihinde gönderildi
-ve prens intihar etti dediler bir rakkasenin kıvrak tülünde-
 
minna
 Saturday, 02 August 2008 18:26 tarihinde gönderildi
ben aşkı unutalı yüzyıl oldu
 
kiitosindarkness
 Friday, 01 August 2008 02:14 tarihinde gönderildi
böyle bir karmaşanın ortasında karışmaması engellenebilirmi yazılan duygularında.binlerde parçaya ayrılır bulutlar ıslamak için gözyaşlarıyla yeryüzünü.
peki neden!!!!
bir bedeni yaşatmak için mutlaka kaybolmalımı bir başka beden.belli yenisi gelecek yerine yeniden,herşey sürüp gidecek.
peki kaybolanlar nerede!!!
ölümmü bu
yoksa yeni bir doğuş mu
neden bri arada durmaz ruh ve beden hala hayattayken bile.
yoksa sonsuz kavuşma anı beklendiğinden mi...
 
nisa
 Thursday, 31 July 2008 15:39 tarihinde gönderildi
Gece çöktüğünde çöpleri toplayıp şehri arındıran çöp arabalarının sesi yankılanıyor boş sokaklarda; bir zamanlar birilerinin çöpçülerin yolunu gözlediği onların hikayelerini dinlemeyi sevdiği geliyor akla...Tıpkı onların bir yerlerdeki çöpleri toplayarak şehri temizlemesi gibi, belki o biri de dinleyerek dinlenir arınır falan yani...
 
kiitosindarkness
 Saturday, 26 July 2008 22:09 tarihinde gönderildi
dört köşeli tahta

Solmus çiçeklerin kızıllıgına bürünüp
yagan yagmurlarla salmadi kokusunu dogaya,
gün dogmadi hicbir gecenin üzerine
melek kanatlarıyla,
dalgalarla savurdugu safligindan sıyrılıp,
tinsel bir varolusa atarken adimlarini.
ve bu cansiz beden
bir canli sogukluguyla arsinladi mesafeleri,
en gercekci haliyle alabilmek icin
sandiktaki yerini,
ne var ki,
acilmadi o tahtadan kapi hala,
böyle bir bedenin gecmesi icin/
nasil barindirsn ki icinde,
kızıllıgı cöllerden gelen bu esintiyi,
o da bilmiyordu bunu
onca tecrubesıne ragmen.
oysa ne bedenleri cürüttü
icinde,gözyaslari ve yakarislar esliginde.
 
kiitosindarkness
 Saturday, 26 July 2008 15:24 tarihinde gönderildi
Toprak olup gitmişlere sorarsan
Ha gavur olmuşsun ha müslüman.
Kimler bu dünyada eğlenmemişse
Ötekinde yalnız onlar pişman.
Ö:H.
 
minna
 Saturday, 26 July 2008 03:16 tarihinde gönderildi
iyi 3:59 lar
bişeyler yazıyordum aklıma düştün...sabahın kör karanlığını sevdim düştüğün yerde.
 

<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

seyir defteri

Üyeler: 205
Ezkizler: 595
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 328496

Liman

043.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com