Menu Content/Inhalt
güverte arrow persephone

üye girişi

olta..köprü..balık

  • Eskizler >> düz yazılar

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    ...
    Tüm umutları dilinin altına saklayıp
    Susup kaçar sen kokulu şehirden...
    Uzun uzadıya anlatmaya gerek yok bu öyküyü
    Yaşandı bitti deyip kaldırır tozlu raflara...

    Top atıp, camı kıran utanmaz çocuk edası vardır satırlarında
    Bir veda mektubu bile bırakmadan düşer yollara...
    Kimi zaman kurşun yemiş tabelalara denk gelir gözleri
    Kimi zaman yarin hançerini yemiş yüreklere...

    Dilden dile geçer sözler
    Sözler söz olmaktan çıkıp işlenir kan denen mürekkeple benliklere...

    Susmazsın bilirim şair,
    Sen yolların delisi, bense seni anlatan kirli kalemin sahibi...
    Ellerim sana bulaştı ya
    Günahların en büyüğüsün sen...
    Çektin gittin,
    - hiç sormadın Kızkulesi aşıklarına
    Ya da Marmara'ya kanat çırpan martılara.
    Bide Kadıköydeki simitçi, sakın unutma...

    Sormadın ulan işte
    Sormadın kahrolası...

    Gidene yol yakışır
    Gidene yol yaraşır dedin
    Çektin gittin
    - be şair!..

    Şimdi
    Gözkapaklarım bir balıkçı oltasına yem olurken
    Tüm yalan sözleri bırakıyorum bir kenara
    Kaldırımlara düşüyor dudaklarım
    Islanıyor elimin ayasındaki coğrafya

    Susmuyor bulutlar
    Susmuyor ulan işte,
    Ağlaşıyor rüzgarla...


    Gidene yol yakışır
    Dönene bin yıl işkence.....
    Şimdi ne söylesem yalan
    Gözlerinden başka be, gözlerinden başka......



    Gökay Birkan SUCAKLI

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler


    bana bir Orhan Gencebay olsaydınız
    bıyıklarımdan şiirler yolardınız Orhan Veli’ye
    ve siz kangren demezdiniz tüm bunlara
    körebenin açık olan gözlerine
    sizi aradığım kadar inanmazdınız

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler


    ben otobüsten indim
    o da indi
    tarih iki bin falan olmamıştı
    elimi attım kuşlu aynam

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    Son dizeyi duyabilmek için yüzümü iyice yaklaştırdım içki kokan ağzına. Daha önce bu türlü bir yakınlığımız hiç olmadı. Sızmadan, tam anlamıyla sızmadan son dizeyi de duyabilmekti bütün çabam. Ağzının içinde yuvarlanan, bazen büyüyüp kocaman olan bazen ezilip adeta yassılaşan kelimeleri ayırt edebilmek için harcadığım çabayı, bilmem başka ne için harcamıştım? Hayyam’dan Rubailer’miş. Bilemezdim bunu o zamanlar. Öğrendiğimde de ‘’tabii ya ne olabilirdi ki’’ gibisinden, gülümseme ile karışık bir hayıflanma gösterdim.

    Devamını oku...

persephone Profil Sayfası
persephone
İzlenme 549
Çevrim Durumu OFFLINE
Üyelik tarihi 05/11/2007 10:41:49
Son giriş 11/27/2008 12:57:57
Son güncelleme Never
 

Yazılar

GünKonuİzlenmeOylama
Wednesday, 20 February 2008kayıp528 / 0
Wednesday, 20 February 2008kusmuk285 / 0
Wednesday, 20 February 2008Kule220 / 0
Sunday, 27 May 2007elmalı kurabiye626 / 1
Wednesday, 23 May 2007fare zehiri612 / 5

seyir defteri

Üyeler: 226
Ezkizler: 701
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 421167

Liman

046.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com