Eskizler >> şiirler
İşsiz, isyankar ve genç adamlardan
Bir uzvu eksik kız çocuklarına gebe kadınlar
Sisli varoş akşamlarında
Cellat seçiyorlar döllerine
Mazgallara atılmış ölü kuzgunlara
Mevsim normali diyor meteoroloji uzmanı
Bu kış soğuk geçecek
Bense
Dizine yattığın tüm masallar için
Adını haykırdığım kenar mahallelerden
Filistinli çocuk gözleri topluyorum
Anneme aldanıyorum her sabah
Düşleri çeyiz bohçasında nemli
Satılığa çıkarıyorum alınyazımı
Tanımadığın kaldırımlarda
Kendimi öldürüyorum her akşam
Yakası açılmadık cinayet oluyorum hiç hesapta yokken
Pusuya yatıyor zaman
Ansızın beliriveriyorsun ıssızlığımda
Yeniyetme bir fahişe duymazdan geliyor çorak çığlığımı
Yüzünü seyrediyorum
Akrep yelkovana sabırsız
Dörtnala uzaklaşıyor göçmen kuşlar
Geçtiğim her sokak gözlerinin ihtilali
Yaşadığın adreslere küsüyorum
Zabıt tutuyor bitmeyen sağanaklar
Zemherim oluyorsun her yoklukta
Gidişinin orta yeri hançer yarası
Ellerini götürme
Ellerin İstanbul ikindisi
Devamını oku...
Eskizler >> şiirler
"taş kalpli"
"taş kalpli”
diye bağırdı su toprağa.
önünde yakışıklı uçurumlar.
bilek yeşilde bir tonun
elini tuttu kadın,
usulcana.
sarıldı.
sarıldı renkler bir nehrin kırık kollarına;
sessiz koza akşamları.
kadının gölgesinde soluklanan,
gitmekten beri uyumamış,
yorgun kentlere sarıldı.
o kentelerde söylenen oğul türküleri saplandı annelere.
en çok onlara; göl kenarları.
bağıra bağıra düştü sokağın kamburuna gökyüzü:
dağ,
dal,
kal…
duymadılar!
gövdemde soyundu ateş.
iki yana düştü gövdem: vahşi atlar.
sıcak çakıllarda yalın ayak, bir başına,
koştum,
koştum.
“ellerimizden vurmayın bizi” dedim, uzaklara.
"o kadar incinmişiz ki."
güneş gibi batıyordu tuz etimize.
susmuştum.
adına,
geceye.
biliyorsun, hiç bir kitabın arasına sığmayacaktı,
kokmayı dudaklarından öğrenen güller,
biliyorsun, silinmez dünya üzerinden,
içimi paramparça edercesine akan gri şelaleler.
içime serildi fırtına.
gittin
uzaklara.
ta uzaklara.
eylül, kaybettiği misketine ağlayan bir çocuk oldu dilimde.
suyun terini sildi kanayan anneler.
su,
su,
su...
koca bir taş bastı ılık yüreğine.
Devamını oku...
Eskizler >> düz yazılar
Senin çekirdeğin gecede kalmış Vera. Kabukların, terkedilmiş kasabaların ortasında rüzgarın taşak geçip bir o yan bir bu yana savurduğu kahkülü düşük çalılıkları andıran mermer döşemeli fosfor ellerimde. Son bir kaç gecedir hangi lambayı koynuma almaya kalksam yeni bir savaş nakil edilmiş oluyor müfredata. Savaş suçlusu hiçbir tanrı keman çalmasını beceremeyebilir, buna kızmamalısın: İçimde pusmuş hayallerim canlı bomba olmakla tehdit ediyorlar beni: Tik tak Vera.
Lambalar...Belki ağzı tanrıya dönük lambaları isteyerek okşamadığım için, mutsuz sonla bitiyor tüm bu filmler. Esas kızı en çok figüranlar seviyor Vera. Bende en çok sokak lambalarını seviyorum. Onlar Allah'a daha yakın diye mi böyle Vera?
Ben seni öperken intihar düşünme. Hayal kırıklıklarıyla karnını doyurmanı da istemiyorum senden. Bu artık bir sır değil: Tanrı katından atladığında kimse ölmüyor artık Vera. Çok içtiğinde... Çok, çok sen olduğunda cin çağırma seanslarına önden bir bilet al kendine Vera. Beni çağır. Beni, bir cinin büyük kahverengi gözlerinde unutulmasını istemediğin bir trajedi olarak gör ve hatırla. Beni bu sebepten çağır.
Bugün hâlâ hayattaysan ve hâlâ tırnaklarına oje diye İstanbul'u sürüyorsan bu melek yağmuru dinmeyecek demektir Vera. Şehrin acıya çıkan kanallarından kurtulanlar şişmiş güzel cesetlerini denize bağışlayacak. Ben onların atardamarlarında -kabin olsun olmasın- en ahmak tavrımı giyinip can arayacağım. Ölümün korkutucu çekiciliği karşısında soyunup, cevapsız dualara küfretmek ayıp şey değil Vera.
Nefesin çıkmaz sokaklarında çıkar hesaplarına kurban etmedik kendimizi bu bayram. Eğer bunu yaparsak üzerimizdeki çıplaklığımız kadar yakışmayacak bize Vera. Merak etme aramızdaki mesafenin kırgınlığını, kızgınlığını sahiplenir onlarıda nüfusuma geçiririm. Mutlu ol Vera!
Gökyüzünün koyu rengini gece sanıp, o yöne doğru yorganlarını üzerimden çeken tüm melekler gibi sende suçsuzsun. Yıldırımların gücü birtek kanadına yetebilirdi; öyle oldu. Tebessümünü kurtardık: Birtek bana gül şimdi Vera!
Tanrı katından atlayıp ayaklarının altına serdiğim aklıma düşen, incinmiş haliyle de hala özlenmesi sevap bir melektin. İntiharın oldum. Çıkma ordan Vera...
Devamını oku...