Menu Content/Inhalt
güverte arrow birneviculya

üye girişi

olta..köprü..balık

  • Eskizler >> düz yazılar

    Yatakta uzanıyorsun.Örümcek ağının narin yapısına çivilenmiş sivrisinekler gibi kıpırtısız ve yensem de bitse der gibi bir uzanış ve susuş hali.Tavanın her zaman pürüzlüydü.Beyaz, aşağı doğru sarkıtları olan bu tavan üst kattaki komşuya göre tabandı.Demek ki aynı şey farklı yerlerden ve yaşantılardan bakıldığında ayrı amaçlar için kullanılıyordu.Senin ulaşamayacağının üzerinde bir ötesi ayak gezdirebiliyordu, koşabiliyordu hatta iki buçuk yaşındaki kız çocuğu bu tav/banın üstünde tepinebiliyordu.

    Duş almak için banyoya geçiyorsun.Aynada beyaz bir yüz ve küçük kahverengi gözler karşılıyor seni.Yaklaşık 37 senedir aynı gözlere sahipsin.Üstelik onlardan sıkıldığın da olmadı hiç, şaşıyorsun.Yine sabah erkenden çıkmış olmalı evden.Dolabın çekmeceleri açık bırakılmış belli ki beyaz gömleğini bulmakta güçlük çekmişti her zamanki gibi.Dolabı açıyorsun.İçin götürmüyor kalabalık bir kahvaltıyı.Kapatıyorsun ve bir kahve yapıyorsun kendine.O sırada kapı çalıyor.İki ekmek ve günlük gazeten...Nedense öteki gün bayatladı diye birini atacağın ekmeği tam on bir senedir sipariş ediyorsun ve on bir senedir her gün bir ekmeği ufalıyorsun balkon demirinin altına.Her ne kadar Nilgün'ün sözünü tutmaya çalışsan da, öyle ya "kuşlara iyi bakın" demişti intihar mektubunda, aslında sen biraz da bahane giydiriyorsun bayat ekmeklerine.Onlar senin iyiliğinden değil, kocanın eve erken gelme ihtimaline karşı alınmış karın toklukları.


    Duş almak için banyoya giriyorsun.Omuzlarında vişne çürüğü izler...Tadı güzel midir ki?Ne garip değil mi, insan kendi tadını hiçbir zaman bilmiyor ve öğrenemeyecek.

    İzmarit çiğneyen kaldırım taşları gibi,
    Üstüne basılıyor saçlarımın.
    Ben hiçbir zamanı yetiştiremedim
    Koşuda düşen at bünyeme.
    Ve korktuğumdan fırlattım sırtıma çökenlerimi,
    Yorgunluğum hükümsüzdür.

    Buz tutmuş karların altında eski sıcak giz değil mi oysa?
    Çıkacaksa çim yeşili ortaya,
    Ki bir gün ben de düşeceksem bu yeşilin altına,
    Gözümü alan beyaz her zaman beyaz mıdır sadece?
    Cennet bile yedi katsa,
    Kaçıncı katındayız dünyanın?
    Zeminin manzarası buysa ,
    Çatı katına gömün bedenimi öldüğüm vakit.

    Tenler birer leke sevişirken gece vakitlerinde.
    Cuma günlerinin mübarekliği tutuyor da
    Günaha giriyor diğer altı gün,
    Altısının da altı yatak,
    Üstü bir at, bir kısrak.

    Omzumda vişne çürükleri ezilmiş
    bahar gecesinde,
    Annem olsa reçel yapardı.
    Ben dokunamadım bile.

    Hayatı baş aşağı izlemeye kalkmış bir yarasa gibi gecenin orta yerinde kalıveriyorsun bir dalın altında.Dünya ters geliyor uçmaya başladığın her vakit.Seneler önce evleniyorsun his boşluğu kabarık bir adamla.Başarının yüksek, isteğinin yok olduğu bir meslekte en iyilerden biri oluyorsun.Çocuk doğurmayı çok istiyorsun, eşin istemiyor, o yüzden hep zayıf kalıyor göbek kısmın.Bir dağ gölü kasabasında uyanmayı diliyorsun; fakat yine beton evinde uyanıyorsun storlu perdelerden içeri sızan gün ışığıyla birlikte.

    Sen hayatı baş aşağı izlemeye alışkın bir yarasa gibisin."Uçuyorum" dediğin an insanlara göre olağan, kendine göre ters hayatta havalandın.

    Tutup iki omzundan hayatı sarsasın var, tam yakaladım diyorsun, insanlar gülmeye başlıyor, bu kadın paçasına yapışıp hayatın ne dileniyor diye.

    Baktığın yere göre düz duran her şey nasıl da değişir görüyorsun.Duşunu aldın, evden çıkıyorsun, arabana biniyorsun, en sevdiğin şarkı çalıyor kulaklarında " La Alegria"... Üstelik senin "seni sevmenin günahını ödemek için yaşıyorum." diyebileceğin biri bile yok artık.Her şey alelade, her şey öylesine, biraz da öyle olması gerektiği için öyle işte.

    Oturup ağlıyorsun, değiştirmek için ortalama belki de 30 senenin daha olduğu hayatı hala kabulleniyorsun diye.

    Sinem Sal

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

     

    Ah işitiyorsun değil mi şair bu ağır ezgilere benzeyen uzak özlemleri. Tek kişilik ordular kurduk hep düşlerimizde. Hiç okunmayan kitaplar birikti başucumuzda. Yağmurları bekledik ağır fırtınalar geldi. Her yanımızı çöller kuşattı ardından. Kokladık ayaz güllerini.

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler


     
    ihanet yalandır..

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

     

    Öldüğü için değil

    Olduğu için

    Ünal için

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler


    -Öksüz çocuk
    Kaldır başını ve bana bak!

    Eğme gözlerini
    Yerle bir olmuş sokaklara.

    Devamını oku...

birneviculya Profil Sayfası
birneviculya
İzlenme 787
Çevrim Durumu OFFLINE
Üyelik tarihi 03/03/2008 10:30:14
Son giriş 11/18/2008 16:03:36
Son güncelleme 05/29/2008 13:27:00
 

Yazılar

GünKonuİzlenmeOylama
Tuesday, 11 November 2008Elim Sende81 / 0
Wednesday, 15 October 2008Sevgili Geleceğim Ne Zaman Geleceksin? 128 / 0
Wednesday, 10 September 2008Çilek186 / 0
Tuesday, 19 August 2008Sargı: Fesleğen ve Rüzgârgülü162 / 0
Friday, 01 August 2008Yargı: Cüzzam ve Çay Lekesi 248 / 0
Monday, 28 July 2008Kargı: Gargameller ve Jiletleri 212 / 0
Tuesday, 01 July 2008ne var / ne yok92 / 0
Monday, 16 June 2008Mayısın Yedili Ritmi281 / 0
Wednesday, 04 June 2008g.izini sürdüm: b.iz337 / 0
Thursday, 01 May 2008La Virtû353 / 0
Wednesday, 23 April 2008İhtiyadi Zeybek258 / 0
Friday, 18 April 2008Hepimiz Tamdık Biraz472 / 0
Thursday, 10 April 2008Tesadüfi Denge355 / 0
Thursday, 03 April 2008Nazar-ı İtibar366 / 0
Friday, 28 March 2008Hüsnükuruntu362 / 0
Thursday, 20 March 2008Bz Şylr Lr465 / 0
Friday, 14 March 2008Hikâye-i İzahtan Vareste478 / 0
Monday, 03 March 2008Güvercinler Ölmeden469 / 0

seyir defteri

Üyeler: 220
Ezkizler: 676
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 401839

Liman

153524071_512bc4ab1b_m.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com