Menu Content/Inhalt
Güverte arrow lamira

üye girişi

olta..köprü..balık

  • Eskizler >> düz yazılar

    NAZİF BEY

    Yaşlı kadın içeri girdi, kucağında iki iri odun parçasıyla. Saçları yağan kardan bembeyaz olmuştu. Demir sobanın üst kapağını maşayla açtı.

     

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

     
    kızıl bir gelincik

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    Lepiska




    bir silüet
    yuvarlanıyor gönül penceremden
    düşlerimin ortasına
    cam kırığı melodiler açıyor
    gözlerimin kepenklerini
    ah lepiska
    -çıkar boğucu tokalarını
    yüreğe süzülen günışığıdır lepiska

    savruluyor
    kalk gidelim diyor
    sakallarımı aralayıp gülümsüyor dudaklarım
    ah lepiska
    - kaç ceylana kıydın o gözler için?
    gökkuşağı bakışıdır lepiska

    aşk kokusu yayılıyor
    düşen yaprağı dala taşıyor rüzgar
    aşk akıyor yolboyu bulaklardan
    toprak suyla sevişiyor
    ah lepiska
    -yatır gerdanının tümseğine öp beni
    çöle gelin giden yağmurdur lepiska

    açıyor kucağını kırçiçekleri
    dikenleri ayıklıyor böcekler
    aşk bulaşıyor üstümüze
    ah lepiska
    -kaç nehri taşırır tenimizdeki bu ter?
    buzları kavuran denizdir lepiska

    bir silüet lepiska
    çıkardı beni dışıma
    kendimi buldum
    kendimle buluştum
    ah lepiska
    -yüreğimdeki bu coşkuyu duyuyor musun?
    bir şiirlik aşktır
    bir dizi düştür
    lepiska....

    30 Mayıs 2006

    Rahim TAŞ

    Devamını oku...
  • Eskizler >> düz yazılar

    Şimdi karanlıkta elini tutan kişi seyrediyor mudur seni uyurken, saçlarına dokunuyor mudur, parmakları teninde dans ediyor mudur, sabah senden önce uyanıp seyrediyor mudur seni, öpüyor mudur uyanınca yanaklarından, gerdanından?

    Devamını oku...
  • Eskizler >> şiirler

    gidiyor toprağın flu bakışlarına terslenmiş yanım.
    akıntının ay kısmına vuruyor sırayla
    çarşambadan, perşembeye üşüyen cesetler.
    dişlerimin arasında,hâlâ kalp atışlarını saat tiktağı sandığım kadınların,
    geceyle gündüz arasındaki bir yere sıkışmış gözlerinden
    terk edilmiş avluma taşan renkler.

    oysa essiz ve cesur bir rüzgarı arkana alıp,
    kıpkırmızı sığınmıştın,
    dişlerinin tenimde morarttığı o yeni ülkeye.
    kusursuz şehirler düştü ceplerinden göğsüme,
    bir tebeşir beyazlığıyla yanık yanaklarıma kusursuz ve estetik tokatlar.
    siperdeki tek arkadaşım alnına dayıyor namluyu.
    yalnız kalıyoruz,
    ben ve savaştan çok, karanlıktan korkan atlar.
    ne bir kabus ne de bir pembe tirat şimdi
    konserve kutusuyla kesmeye çalıştığım.
    uyandım;
    topu topu farklı yataklarda, aynı hayatlara uzanan ayaklar.


    doğaya sızıyorum... aramızda hiç olmamış o yüzyıllık barajdan.
    önce dudaklarına, sonra kadınlığına sığınmış mahçup bir su birikintisi oluyorum.
    al beni şeytanın gözüne yaş niyetine sok.
    al beni uçurumlara fırlat.
    bir masal yap beni hiç bir dudağa yapışmamış...
    ne yazık, benim sana bir kıyım bile yok.
    bir ameliyat izi taşır gibi taşıyorum karanlığı suratımda.
    gündüz, geceyarısına göç veriyor.
    aklım cinnete.
    elimde, melek kokan sardunya.


    henüz birkaç aylık sevgililerin ayı parlak bir oyuncak sanması gibi
    ahmak ahmak tırmanmaya çalışıyorum kalbin kayalıklarını.
    tepemde,
    başımın etini köpekleri kovalamak için kullanan bir aşk.
    sarhoş bir tanrı, ölülerin süslediği daracık bir sokakta
    üzerine geçirdiği siyah bir kaderin ardına gizlenmiş
    seni kusuyor aydınlığın kirli taşlarına.
    sarhoş oluyorum.
    bir melek, arkasına bakmadan alalacele kaçıyor sonra bu şehirden.
    ben, sessiz sedasız,
    terk edilmiş bir cennet kokuyorum.

    Devamını oku...

lamira Profil Sayfası
lamira
İzlenme 800
Çevrim Durumu OFFLINE
Üyelik tarihi 10/15/2007 10:40:41
Son giriş 03/30/2009 09:45:25
Son güncelleme 01/04/2008 14:38:58
 

Yazılar

GünKonuİzlenmeOylama
Monday, 04 February 2008rüya785 / 0
Monday, 17 December 2007saklanbaç715 / 0
Monday, 10 December 2007hiç anlayamıyorum988 / 0
Tuesday, 04 December 2007Kırık Misket1131 / 6
Thursday, 18 October 2007cehennemin kapısında sohbet1339 / 0

Additional Info

Şehir: İstanbul
Ülke: Türkiye
Kendinizden bahsedin: biliyorsun, ölüm diye bir şey yok, diyor adam kadına.
biliyorum, evet, artık öldüğüme göre, diyor kadın.
iki gömleğin de ütülendi, çekmecede,
sadece küçük bir gül benim özlediğim.

yannis ritsos

seyir defteri

Üyeler: 376
Ezkizler: 1065
Web Bağlantıları: 8
Ziyaretçiler: 1051422

Liman

42678058.jpg
0
Mesaj Yok
posta kutusu
designed by www.madeyourweb.com